Arama ve Kurtarma Derneği (AKUT) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Nasuh Mahruki, 15 yılda Türkiye ve yurt dışında bin 209 kişinin hayatını kurtaran derneğin, daha çok hayat kurtarmak için iş dünyasının desteğini beklediğini söyledi. 

AKUT'un 15. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen basın toplantısında konuşan Mahruki, 7 dağcı olarak çıktıkları yolda, bugün bin 200'ü aşan gönüllüye ulaştıklarını belirtti. 

Mahruki, AKUT'un, Türkiye'de yaşanan en büyük felaket olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nde 220 vatandaşı enkazın altından kurtararak en zor sınavını verdiğini ve aynı yıl yapılan kamuoyu araştırmasında, ''halkın en çok güvendiği kurum'' seçildiğini vurguladı. 

AKUT gönüllülerinin deprem, sel, çığ gibi doğal afetlerin dışında, kırsal alanda meydana gelen kazalarda da yardıma koştuklarını ifade eden Mahruki, ''Türkiye'nin 26 noktasında, karşılıksız hizmet ilkesiyle çalışan AKUT gönüllüleri sayesinde en zor ve çaresiz anlarında bin 200'ün üzerinde insanın hayatına dokunabildik. 15 yılda Türkiye ve yurt dışında bin 209 kişinin hayatını kurtaran AKUT, daha çok hayat kurtarmak için iş dünyasının desteğini bekliyor'' diye konuştu. 

AKUT'un sadece hayat kurtarmadığını, Anadolu'yu karış karış gezerek bilinçlendirme çalışmaları da yaptığını anlatan Mahruki, AKUT'un hayata geçirdiği projelerle 81 ili dolaşarak insanlara doğal afet eğitimleri verdiğini belirtti. 

Türk Kızılayı ve AKUT'un, yurt dışı afetlerde, Türkiye adına birlikte görev alacaklarını söyleyen Mahruki, şu bilgileri verdi: 

''Uluslararası platformda 1999 yılından bu yana Birleşmiş Milletlere bağlı Arama Kurtarma Danışma Grubu INSARAG'ın aktif üyesiyiz. Bu yıl ise INSARAG'ın düzenlediği seviye belirleme sınavına girerek, arama-kurtarma yetkinliğimizi uluslararası kabul gören bir sertifika ile tescillemeyi hedefliyoruz. 2000 yılında Uluslararası Barış Ödülü'ne layık görüldük, 2007 yılında ise Küresel İlkeler Sözleşmesi'ne imza attık. Bugüne dek Yunanistan (1999), Tayvan (1999), Hindistan (2001), İran (2003), Pakistan (2005) ve Haiti (2010) depremlerinde çalıştık ve Mozambik sel felaketinde de (2000) tıbbi destek verdik.''
 
''TÜRKİYE'NİN 81 İLİNDE VAR OLMAYI HEDEFLİYORUZ'' 
Karşılıksız yardımseverlik ve gönüllülük ilkeleriyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Mahruki, konuşmasını, ''Üniversite topluluklarını ve ilköğretim öğrenci kulüplerini kurmaya başladık. Bilgi üreten ve paylaşan kurum olma hedefiyle AKUT Yayınları'nı, nitelikli ve örnek sporcular yetiştirmek hedefiyle de AKUT Spor Kulübü'nü kurduk. Hedefimiz Türkiye'nin 81 ilinde halkımızın zor gününde yanında olmak. Sosyal sorumluluğunun bilincinde olan iş dünyasının da desteğini alarak daha çok gönüllü, daha çok malzeme, daha çok ekip ile Türkiye'nin 81 ilinde var olmayı hedefliyoruz'' sözleri ile sürdürdü. 

Mahruki, daha çok can kurtarmak ve daha çok insanı felaketlere karşı bilinçlendirmek için büyük kaynaklara gereksinim duyduklarını, bu konuda herkesten destek beklediklerini bildirdi.
 
''AKUT DOSTU OLUNABİLİR'' 
AKUT'a verilecek her desteğin, bir canı daha kurtarmaya yetebileceğini söyleyen Mahruki, sözlerini şöyle tamamladı: 

''Gönüllülerimiz hiçbir karşılık beklemeden kendilerini başka insanları kurtarmaya adıyor. Bu adanmışlık maddiyatla ölçülemez. Ancak maddi destek olmadan da yeni hedefler, sürdürülebilir gelişim, daha yaygın ve donanımlı bir AKUT mümkün değil. Bu noktada destek bekliyoruz. Bugüne kadar yardımlarını esirgemeyen iş adamlarımızın, daha çok insanı yaşatabilmek amacıyla AKUT'un yanında görmek istiyoruz. AKUT bugün, varlığını gelişerek sürdürebilmek amacıyla, kapsamlı bir destek programı oluşturdu. Destek programında, herkesin dahil olabileceği ölçekte destek ve üyelik kademeleri mevcut. Kurumsal ya da bireysel bazda, derneğe aylık veya tercihe göre yıllık bazda bağış yaparak AKUT dostu olunabilir.''
 
"İÇERİDE KURTARILMAYI BEKLİYORDUM"
Basın toplantısının sonuna yetişen şovmen Cem Yılmaz da konuşmasına, ''İçeride kurtarılmayı bekliyordum'' esprisi ile başladı. 

Bu kadar organize bir topluluğun arasında bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade eden Yılmaz, ''Dostlarımızın organize olmaları, aslında benim yaşantımla, mesleğimle çok ters düşüyor. Bu kadar organize olmaktan uzak bir insanım. Bugün (AKUT ile ne işim var) diye düşünebilirsiniz. İsmini ilk duyduğumuz andan itibaren, ne kadar önemli bir iş yaptıklarını aslında hepimiz biliyoruz ama onların kaç kişi olduğunu bilmiyoruz. Çünkü her yerdeler. Onlar isimsiz kahramanlar. Biz onları AKUT diye biliyoruz. Hatta aramızda (AKUT kurtarsın) diye bir söz bile var'' diye konuştu. 

AKUT'un, bu akşam 15. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenleyeceği geceye kendisinin de katılacağını bildiren Yılmaz, şunları söyledi: 

''Bu gece elimden geldiğince enkaz yaratmamaya çalışacağım. AKUT, elini taşın altıya koyan insanlardan oluşuyor. Ben de elimi taşın altına koyayım dedim. O nedenle bu bir başlangıç olsun benim adıma. Bundan sonra elimden ne gelirse yapmak için mücadele edeceğim. Bu işin bizim memleketimizdeki en tuhaf yanı, bilinçsiz yapılan kurtarmanın kurtarmaktan çıktığına şahit olmak. Beline ipi dolayan ben AKUT'um dememeli. Bu böyle bir şey. Bilinçli kurtarma denilen şeyi öğrenmek gerekiyor, gönüllü olmak gerekiyor. AKUT'un kıymetini bilelim.''