İşte benim kadınım: Öykü Serter

“İşte Benim Stilim” programıyla seyirci karşısına çıkan Öykü Serter'in dünü ve bugününü Ceren Ala anlatıyor.

oyku.jpg

Gözümde bir manzara canlanıyor. Samsun’daki evimizin oturma odasında, ben ve annem televizyona yapışmış bir kızı izliyoruz. Kimselere benzemiyor, acayip cümleler kuruyor. “İzleklerim” filan diyor. Annemin çok sevdiği o kızı birazcık kıskanıyorum. Sonra o, ben ve annem beraber büyüyoruz. Öykü Serter, “5T5”le girdiği hayatlarımıza hep bir köşeden baktı. Çaktırmadan ve derinden... Moda ikonuna dönüşen şahane kadın bu günlerde hem cinslerine konuşma ve yaşama sanatını öğretmeye çalışıyor. Gün geçtikçe gelişen kızlara hayretle bakıyor ve Serter’le ilgili bu cümleleri yazmayı bir borç biliyorum.

1975 doğumlu Öykü Serter, TED Ankara Koleji, Hacettepe Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Capitol Radyo’da başladığı meslek hayatına Number One Fm’de devam etti. Televizyon dünyasına Cine 5’te yayınlanan “5TE5” programıyla girdi.
1975 doğumlu Öykü Serter, TED Ankara Koleji, Hacettepe Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğrenim gördü. Capitol Radyo’da başladığı meslek hayatına Number One Fm’de devam etti. Televizyon dünyasına Cine 5’te yayınlanan “5TE5” programıyla girdi.

İyi ki 90’lar çocuğuyum!

90’lar... Duvarların pop ve rock ikonlarının posterleriyle süslendiği, ruhların ergenlik krizleriyle pislendiği, bedenlerin ufacık bir öpücükle sarsıldığı, masumiyetin “Masum Değiliz Hiç Birimiz” diyen Sezen Aksu sayesinde anlaşıldığı yıllar. Her şey daha gerçek, daha olduğu gibi, daha denenmemişti. Dinlediğimiz, izlediğimiz şeyler yeniydi. Öykü Serter de o yeniliklerden biriydi. TRT’deki Pop Saati’nin aksine kendine has cümlelerle konuşuyordu. Kısa bir sürede büyük bir etki yaratmayı başarmıştı. Kadındı üstelik. Kendimi tanımaya çalışırken, bir şeyleri ispatlamaya gereksinim duyarken, ne için olduğunu bilmediğim şekilde debelenirken ve her şeyden çok sıkılmışken 5 şarkılık mola gibi gelirdi bana “5TE5”.

Biri Bizi Gözetliyor!

Yıl 2001. Bence milat. Türk televizyon tarihine adını ne tür bir madenle yazdıracağı konusunda şüpheli olduğum ancak varlığını asla inkar edemeyeceğim program: BBG! Ne günlerdi! Kavga, gürültü, merak, aşk, gece, gündüz, duş, bahçe, taksi, mutfak ve deli insanlar. Biz “izleyen” deliler ve onlar “izlenilen” deliler. O zamanlar programdaki tek akıllının Öykü Serter olduğunu düşünürdüm. Bizi ekranın karşısında, evdekileri de kameranın önünde zaptetmesi gerekiyordu çünkü. Doğa Sülen beyefendinin proje kokan imajına karşılık Öykü Serter, biz kaybolmuş ruhlara rehberlik edebilirdi.

Öykü, BBG evindeki Cennet Mahallesi’ne ramak kalan seviyeyi belli bir düzeyde tutuyor, bize de alttan alta programı izledikten sonra birkaç sayfa kitap oku mesajını veriyordu. İmaj, özellikle televizyondaysan çok önemli bir şeydi. Kolejden mezun olunca, yüksek lisans yapınca, birikimli bir anne babadan dünyaca gelince böyle oluyordu demek ki! Bir de dönemin en sıkı gruplarından birinin yakışıklı solistiyle sevgili olunca, hangi programı sunarsan sun kimselere benzemiyordun.

Öykü Serter, dönemin reyting rekortmeni programı BBG’de sunuculuk yaptı. Televizyon ekranlarındaki yükselişini bu programla yaptı. Ardından Akademi Türkiye, MasterChef Türkiye, Star Akademi gibi programların da sunuculuğunu üstlendi. 2006’da Ragga Oktay’la birlikte Bilimsel Uygulama Merkezi (B.U.M) adında dönemin en ilginç işine imza attı.
Öykü Serter, dönemin reyting rekortmeni programı BBG’de sunuculuk yaptı. Televizyon ekranlarındaki yükselişini bu programla yaptı. Ardından Akademi Türkiye, MasterChef Türkiye, Star Akademi gibi programların da sunuculuğunu üstlendi. 2006’da Ragga Oktay’la birlikte Bilimsel Uygulama Merkezi (B.U.M) adında dönemin en ilginç işine imza attı.

Türk kızlarının modayla ve hayatla imtihanı

Memleketimin kızları her şeyi bildikleri gibi modayı da bilirler. Neyi neyle kombinlemek gerekir, ton sür ton nedir, ara renkler ve ana renkler hangileridir gibi birçok sorunun yanıtı geniş dimağlarında yer tutar, kullanılacakları günü sabırla bekler. İşte o kızlardan en iddialıları önce “Bu Tarz Benim”de ardından “İşte Benim Stilim”de şıklık yarışına girdi. Programın faydası tartışılmaz. Podyumda ilk gün yürüyen kızla son gün yürüyen kız arasında dağlar kadar fark var. Podyumun rakipsiz tek ismi ise Öykü Serter. Çok ince bir kadın nasıl bu kadar heybetli görünebilir? O geniş omuzlara sahip olmak için kaç yüzyıl yüzmeliyim? Gri-sarı saç rengi ve enseyi açıkta bırakan saç modeli bir insanla daha ne kadar bütünleşebilir? Bunlar görünenle ilgili sorular, içerikse daha bomba!

10’un üzerinde genç kızla 3 kişilik dev egolu jüri arasında köprü kurmak herkesin harcı değil inanın. Türkçeye benzemeyen ama onu andıran bir lehçeyle ve ışık hızıyla konuşan kızları anlamak için filolog olmak gerekebilir. Öykü, sadece Türkçe dersi değil hayat dersi de veriyor o yavrucaklara. Herkesi olduğu gibi kabullenin, sınırlarınızı bilin, çok bilmişlik yapmayın, biraz daha çaba gösterin diyor. Bunu ince ince yapıyor, bazen hafif bir esinti gibi geçiyor üstlerinden.

Aslında şiddetli bir rüzgarla deviriyor egolarını. Ama bunu öyle çaktırmadan yapıyor ki anlayan için müthiş bir eğlenceye dönüşüyor o anlar. Zengin, çok zengin, zevksiz, çok zevksiz, cahil, çok cahil kızları hizaya getirirken, varlığına müthiş bir saygı duymalarını da sağlıyor. Kendi gibi olduğu için, doğal akışında gerçekleşiyor bu ilişki biçimi. Yani bazı şeyler hiç değişmiyor. BBG oldu İBS. İnsanlar aynı, öyküleri aynı. Neyse ki Öykü de aynı!

2014’te “Bu Tarz Benim” adıyla başlayan yarışmayla ekrana dönen Serter “İşte Benim Stilim” adını alan programın sunuculuğunu üstlenmeye devam ediyor.
2014’te “Bu Tarz Benim” adıyla başlayan yarışmayla ekrana dönen Serter “İşte Benim Stilim” adını alan programın sunuculuğunu üstlenmeye devam ediyor.

Radyo’dan, işin en özel yerinden başlayıp, bugünlere gelen özel bir kadın bence Öykü Serter. Dünyada olup bitenden de haberi var, arabesk şarkılardan da. Benim gibi, senin gibi. Kendi olmaktan vazgeçmeden, karşısındakinin de kim olduğunu bilerek yaşıyor. Uyumuyor, hep çalışıyor. Bereketin hareketten geldiğini biliyor.

Geç kalınmış ödülünü alırken lafını, birini severken kalbini esirgemiyor. Sayıları çok az olan onun gibi kadınların varlığına ihtiyacımız var.

Not: Rising Star’daki yarışmacıları kucaklayan tavrı da iyiydi ancak ben had bildirici Öykü’yü tercih ediyorum.

Sayfa Yükleniyor...