Kurumsal dünyada deneyimli kişilerin kullandığı bir yöntemdir “Portre Özgeçmiş”.

“CV” hem en deneyimsizden hem de uzun yıllar çalışmış kişiden de aynı uslupta istenebilir. “Niye göndereyim ki” diye sorgulayanın da “ayıp”landığı bir kutulama halidir CV. İşe alan konumunda olan kişi, birden bir trans haline geçer. “Niye istenemeyeceği” kuraldışı bir sorudur ve oyunu kuralına göre oynamayanın buralarda işi yoktur.

Kuralı bilmek ve uygulamak gerek ama farkı da ortaya koyan bir şekli yok mu diyenler için :

CV Portre

“İşte hayatım” tadında röportaj yapılırmış da ona yanıtlar vermişsiniz gibi yazılır. Kronolojik olmanın ötesinde hangi beceri setini kaç yılda geliştirdiği, bunları nasıl kullandığı, şimdi ne yapıp sonra ne yapmak istediğine dair bir niyet mektubu diyebiliriz. 2-3 paragraflık bir sunum yazısı. Okuyan merak edip bu kişi ile tanışmak isteyecek. Şu vasfından şurada yararlanabiliriz galiba diye düşünecek.

Bir marka çalışması, “portre”. Çünkü aslında sizin ağzınızdan sizin neye değer verdiğinizi ve ne katma değer yaratabileceğinizi, iddianızı gösteriyor.

O kadar kolay değil yazması. Yazmaya başlayınca CV’den çok daha zor olduğunu görürsünüz. Kendinize dahi ifade etmede zorlandığınız cümleler kurduğunuzu görebilirsiniz. Kendinize dışarıdan bakma fırsatı tanır bu egzersiz. Aslında gözünüzde büyüttüğünüz meziyetlerinizi bu şekilde yazınca anlamın çok büyük olmadığını görüp şaşırmak var. Çok kısa dönemli bir deneyiminizin aslında katacağı değerin daha yüksek olduğunu anlamak var.

İçinize sinen bir portre yazınca da karşıdaki “seçen”in de işini kolaylaştırıyorsunuz. O da elinde bir dayanak tutuyor, CV test eden soru yerine, bir başarı öyküsüne bakıp onun nasıl yazıldığına odaklanıyor. Bir yere varmak daha kolay.

Geçenlerde bir portre yazdım. Benden rica ettiler, sen alışkınsındır, tanıtım yazısı yazıver ama CV gibi olsun diye. Ortaya karışık birşey isteniyor. Yazdım. CV sahibi okuyunca (kendisinin portresi) “Valla öyle bir yazmışsın ki bu adamla ben de tanışmak isterim”dedi. Evet, muhtemelen kendi değerinin farkında olmayan ve alçakgönüllü olmak, değeri olduğu için yaptıklarının ve kazandırdıklarını farkedince şaşırdı. Bu kişi belki kendini kıstlıyormuş diye üzülebiliriz. Bense bundan öte, onun profesyonel olarak yardım edebileceği kalabalıklar için üzüldüm. Çünkü bu portreyi kullanmadığı için muhtemelen onu tanıyamadılar.

İyi bir portre yazmak, gerçek değeri ve iddiayı ortaya koyacağı için önemlidir.

Hadi oturun yazın, şu an itibariyle biriktirdiğiniz ve edindiğiniz deneyim ve yetkinlikler neler ve kurumsal dünyaya ne katarsınız?

Güzel portreler....

balkanoz@gmail.com