Kerem Alışık, NTV ekibini şair dayısı Attila İlhan'ın Kanlıca'daki evinin yakınlarında Lacivert'te ağırladı. Bu evde dayısıyla yaşadığı hatıraları, annesi Çolpan İlhan ve babası Sadri Alışık'ın hayatını nasıl etkilediğini anlattı. Hayatına, çocukluğuna ve gençliğine dair samimi itiraflarda bulundu.

AİLENİN EN BÜYÜĞÜ ARTIK

"İnsan anne babası ölünce anlar, içindeki çocuğun hiç ölmeyeceğini. Anladıkça kahrolur, bunu anlamakta neden bu kadar geciktiğini" diye dayımın bir şiiri vardır. Benim o içimdeki çocuk hakikaten hep var ve bazen kendimi yakalıyorum ben hala bu çocukluk duygusunu, düşüncesini, hala o çocukça zevkleri, keyifleri, tatları, heyecanları, çoşkuları içimden atamamışım ama ailenin de atasıyım bir yerde. Hani şimdi bayram. Bayramda en üst noktada ben duruyorum.

"AYAKKABILARIMLA UYURDUM"

“Kanlıca'da geçen çocukluğumda annem, babam, dayım Attila İlhan ile Selim İleri, Sevda Ferda gibi birçok aile dostumuzla aynı sofrada buluşulurdu. Bayram neşesi katlanarak büyürdü. Her çocuk gibi bayram hediyesi olan ayakkabılarımla beraber uyurdum. Bayram akşamları sokakta geç vakte kadar oynama iznim olurdu. Maçka Parkı’na giderdik, gezerdik. “

"MAÇKA'DA ÇOCUKLUĞUMU ARIYORUM"

Şimdi ben yine Maçka Parkı'na gidiyorum, koşuyorum, yürüyorum. Hatta oralarda arada bir bakıyorum oraya buraya ben buralarda bir yerde çocukluğunu kaybettim, bulabilir miyim diye, arıyorum. Ama bulamıyorum işte. O çocukluk bir kere kayboldu mu bir daha bulunmuyor herhalde

"ATTİLA İLHAN'LA DAYI YEĞENDEN ÖTEYDİK"

Benim sadece kendime ayırdığım duyguları, düşünceleri paylaştığım tek insandı Atilla Dayım. Annemin, babamın bilmediği sırları dayıma açtığım çoktur. Benim çok çok önemli bir dostum, sırdaşım ve akıl aldığım danıştığım çok önemli bir dostumdu dayım. Onun da hiçkimse ile paylaşmadığı duyguları paylaşan belki de özel insanlardan biriyim diye düşünüyorum.

"BABAM BENİ UYURKEN SEVERDİ"

Babam da beni uyurken sevdi. Çok şımartmadan, bütün sevgisini ve aşkını göstermeden, biraz gizleyerek, saklayarak, daha çok öğretici, anlatıcı, deneyerek ve ıstırabını, acısını çekerek hayatı anlama matematiğiyle yetiştirme bilinci taşıdı.

"ŞİİRLERİMİ GİZLİ YAZARDIM"

Gizli yazardım şiirlerimi, bilemezlerdi. Oyunculuk güdüsünü onun filmlerinden izledikten sonra dönüp evin içinde gizli gizli yapmaya ayna karşısında veya kendi kendime oynamaya çalışırdım. Çok fazla bilemedi. O dönemler birkaç film teklifi gelmişti bana ve çok sıcak bakmadı ama çok soğuk da bakmadı, tamamen bana bıraktı.

"ŞÖHRETLİ BİR AİLEDEN GELMENİN YÜKÜ"

Yaptığınız her eylemin, oynadığınız her filmin, her oyunun veya yazdığınız her şiirin Türkiye'de efsane olmuş, Türk sinemasında dönem açmış isimlerle kıyaslanma durumu, kötücül düşünceyle hemen bel altından vurma durumlarına karşı dirençle, mücadeleyle, inançla ve kendi güveninle hep kanıtlamak için iki defa daha fazla çaba sarfetmenin artık alışkanlığını yaşıyorum.

BİZİM AİLENİN DİREĞİ ANNEMDİR

Bizim ailenin direği annemdir. Babama bana fedakarca, çalışkanlığıyla, iyi niyetiyle, kendini geri çekip babamı öne atmasıyla çok önemli bir rol modeldir Çolpan İlhan. Onun dirayetine, mücadele gücüne inanamıyorum. Babamdan sonra bizim yaptığımız bütün törenler, ödüller, tiyatrolar, okulların hepsinin çıkış noktası kanayan bir yüreğin acısıdır. Seven bir kadının acısı ve aşkıdır.