İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu'nun, güven bunalımı oluştuğu gerekçesiyle, yetkilerini elinden alıp başkanlık emrine verdiği Genel Sekreter Yardımcısı Ferda Eser, Alsancak Garı karşısındaki Kent Kütüphanesi'nde görevlendirildi. Eser'e, "Zabıta hizmetlerinin sunumunda yaşanan sorunların tespiti ve çözümü" konusunda inceleme yapma görevi verildi.

Dava açan Eser, İzmir 4. İdare Mahkemesi kararıyla genel sekreter yardımcılığı görevine döndü. Ancak, daha önce sorumlu olduğu daire başkanlıkları diğer genel sekreter yardımcılıklarına bağlandığı için konumu işlevsiz kaldı. Eser daha sonra yine aynı görevle Kent Kütüphanesi'nde görevlendirildi. Bu gelişmelerin ardından avukatı aracılığıyla mahkemeye başvurup, Kocaoğlu'nun kendisine işyerinde mobbing uyguladığını iddia ederek 50 bini maddi, 200 bini manevi, toplam 250 bin TL'lik tazminat davası açtı.

DHA'nın haberine göre; avukat Gülseren Menek, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde, müvekkili Eser'e karşı Kocaoğlu'nun kasıtlı ve sistematik olarak; dışlama, aşağılama, küçümseme, yıldırma, yok sayma, ötekileştirme ve ağır psikolojik baskı politikası (mobbing) uyguladığını, maddi ve manevi zarara uğradığını öne sürdü.

Eser'in Balçova İlçe Emniyet Müdürü görevindeyken, Kocaoğlu tarafından Genel Sekreter Yardımcılığı görevine davet edildiğini ve naklen atama ile 14 Mayıs 2009'dan itibaren göreve başladığını belirten Menek, şöyle dedi:

"Müvekkilim, iş, sosyal, ailevi ve ekonomik şartları açısından kendi konumuna uygun bularak ve yine devlet memuru statüsünde olan bu görevi kabul etti. Görevi süresince mesai arkadaşları, personeliyle de sosyal ve iş çevresinde saygın bir kişilik olarak yaşantısını sürdürdü. Katılmadığı bir yemeğin ardından yaşanan süreçte, başka bir yere görevlendirildi. Kütüphane ve Müzeler Şube Müdürlüğü makamına atandı. Konumuna uygun olmayan binada görevlendirilip, yetkileri elinden alındı. Belediye Başkanlığı yönetimindeki ilk 10 kişi arasında yer alan Genel Sekreter Yardımcısı Eser Başkanlık binası dışına bir yere ikamete zorlanarak, psikolojik baskının dozu artırıldı. Kendisi bir masa, bir sandalyeden müteşekkil odada 2 Kasım 2010'da görevine başladı.

YILDIRMA İLE AĞIR MORAL KAYBI
Müvekkilim, mahkeme kararının ardından göreve başladığında, Genel Sekreter Yardımcısı makam odası boşaltılıp verilmedi, kendisi yok sayıldı. Görev yapması organizasyon şemasında değişiklik yapılarak engellendi. Yargı kararı beklenmedi. Fiilen iş yapamaz durumda etkisiz olması hedeflendi. Yeni görevlendirme ile en ağır şekilde bir kez daha onuru kırıldı. Ekonomik olarak da baskı alkına alındı. Metro Yönetim Kurulu üyeliğinden de çıkartıldı. Hakkında adli idari soruşturma olmadığı halde, toplumda suçluymuş gibi gösterildi. Belediyede üst düzey yöneticilere gönderilen kısa mesaj bilgi sisteminden çıkartılarak yok sayıldı, ötekileştirildi. Etkinlik, açılış ve organizasyonlara davet edilmeyip, yok sayıldı. Müvekkilime selam vermeye, yanına gelmeye veya telefon ile aramaya çekinen bir kitle yaratıldı. Kendisine karşı sistematik olarak uygulanan yıldırma ile ağır moral kaybı yaşamaktadır. Kimseyle konuşmaz hale geldi. Bu olay kendisini çok yıprattı."

Davaya önümüzdeki günlerde başlanacak.