Vatan'ın haberine göre, 'Muhteşem Yüzyıl'ın bazı kesimler tarafından beğeniyle izlenirken, bazı kesimler tarafından şiddetle eleştirildiğine dikkat çeken The Guardian, Kanuni Sultan Süleyman dönemini ve Kanuni'nin özel hayatını konu alan dizinin, rahatsızlık duyan izleyiciler ve hatta bazı hükümet yetkililerinden gelen protesto dalgasıyla karşı karşıya kaldığını aktardı.

Susanne Fowler imzalı haberde (her ne kadar dizi yapımcıları tarafından şerbet olduğu açıklanmış olsa da) bazı kesimlerin Kanuni'nin içki içerken gösterildiği iddiasıya ve cariyeleriyle ilişkilerine vurgu yapılmasından rahatsızlık duyduğu kaydedilirken, dizinin RTÜK'ten de uyarı almasına rağmen reytinglerinin hâlâ yüksek olduğu belirtiliyor.

Dizinin ocak ayında ilk kez yayınlandıktan sonra 70 binden fazla şikayet aldığının belirtildiği haberde, "Türkiye'nin İslamcı kökenli hükümetinin lideri Başbakan Recep Tayyip Erdoğan bile diziyi saygısızca ve 'tarihi yeni nesillere olumsuz gösterme çabası' olarak niteledi" deniliyor. Show TV stüdyolarının dışında da yumurtalı protesto gösterisi düzenlendiği hatırlatılırken, Kanuni Sultan Süleyman'ın torunlarının da kendi dizilerini hazırlama sözü verdiği kaydediliyor.

Haberde, New York Üniversitesi'nden Osmanlı çalışmaları profesörü Leslie Peirce'ın "Osmanlı döneminde üst sınıf kadınlar hakkında konuşmaz ve onlar hakkında çok az yazardı. Yani 'İşte harem şu şekilde işler' diyen bir Osmanlı yok. Bu hikayeleri Avrupalılardan öğreniyoruz. Hürrem ve diğer başarıya ulaşmış cariyeler hakkında da çok bilgi sahibi değiliz, bu yüzden yapımcıların makul senaryolar yaratması gerekiyor" görüşüne de yer veriliyor.

Peirce, dönemin Venedikli diplomatlarına göre, (Avrupa'da Roxelana olarak bilinen) Hürrem'in 'zeki bir hanımefendi' olarak bilindiğini şöyle belirtiyor:

"Siyasetle ilgiliydi, ama şehzade annelerinin bunu yapması beklenir. Daha önce hiçbir kadının elde edemediği siyasi bir rol edindi ve ondan sonraki valide sultanlar için örnek oldu."