NTV

Naftalin Kokulu Hayatlar

21.06.2011 20:15

Naftalin Kokulu Hayatlar

Dünya, binlerce yıldır hiç hız kesmeden değişiyor… Biz de bu değişime ayak uydurmalıyız. Hayatımızda farklılaşmasını istediğimiz şeyler varsa önce evimizden başlayarak değişimler yapmalıyız ki hayallerimiz gerçek olsun.

Gröndland ve Antarktika’daki buz tabakalarından dünyanın en uzun buz örneklerini alabilirsiniz. Koşullar uygun olursa ve çığ nedeniyle eski tabakaların üzeri, bizi yanıltacak taze tabaka örnekleriyle dolmadı ise, dünyanın iklim geçmişi hakkında çok çeşitli veriler elde edilebilir. Bilim adamları, 1990′larda yapılan araştırmalarda alınan buz örneklerinden 123 bin yıllık bir geçmişin hikayesini çıkarmayı başardılar. Yıllar içinde bu bilgilerin üzerine pek çok şey eklendi. Teknoloji, daha eskiyi bilinir hale getirdi. Bilim adamları 2004 Haziran’ında C Kubbesi denilen Kuzey Kutup bölgesinde yapılan araştırmalarda, 740 bin yıl geriye kadar bilgi edinme şansı yakaladılar.

2000 yılında Avustralya’nın kuzeybatısındaki tropik bölgesinde yer alan Bonaparte Körfezi’nden buz örneği aldılar. Bu örnek 19 bin yıl önce 100-500 yıl süren bir dönemde deniz seviyelerinin bir anda 10-15 metre yükseldiğini ortaya çıkardı.

Üzerinde yaşadığımız dünyada değişim kaçınılmaz. Dünya üzerinde arı nüfusunun yaşadığı acıklı azalma, Çin’de yıllardır ayva çiçeklerini dölleyen döngüyü bitirdi. Bugün Çin’de özel hayvan tüylerinden yapılmış bir cihaz ile tek tek, evet yanlış okumuyorsunuz, tek tek çiçekleri arıların yaptığı gibi döllemeye çalışıyorlar. Binlerce ağaç, binlerce çiçek… Döngüye verdiğimiz zarar tahmin edilemeyecek boyutlarda karşımıza çıkıyor.

Geçen haftalarda elimizde pusulalar ile evimizin içinde dolaştık. Belki de ilk kez kuzey ve güneyin neresi olduğunu fark ettik. Gökyüzünü eskisi gibi göremiyoruz. Yarattığımız uygarlığın getirdiklerinin yanında götürdükleri de var. Götürdüklerinin arasında toprağın bize sağladığı, sağlayacağı faydalara uzak duruşumuz da var. Katlara yığıldıkça, alt komşu, üst komşu, çatı, otopark, trafik derken doğayı oluşturan gerçek enstrümanlardan iyice sıyrıldık. Esasen cezadayız ama fark etmiyoruz.

Feng Shui, dünyanın enerjileriyle ilgilenir. Dünyanın yaşadığı döngülerin göksel izlerini bilen bir ilimdir. Bu nedenle yaşadığımız mekanlarda fark etmediğimiz enerji döngülerinin o farkındadır ve fark etmemizi sağlar.

Naftalinlenmiş ve belki de aylar ya da yıllardır ‘bir gün belki kullanılır’ diye sakladığımız eşyalarımızla dolu dolaplardan yaşamaya fırsatımız kalırsa, eşya denilen şeyin neden gerekli olduğunu da görebileceğiz. İlk satırlarda bahsettiğim yüz binlerce yıllık döngünün izlerini tutan buz tabakalarının bize söylediği bir şey daha var ki, o da birtakım sebeplerle dünyanın değişim geçirdiği, geçireceği. Manyetik alan değişimlerinin toprak ve buz üzerinde bıraktığı kalıntılar bize gelecekte bizi nelerin beklediğini de muştuluyor.

DEĞİŞİM YAPMADAN BİR SONUÇ BEKLEMEYİN

Dünyanın damarlarında akan su ve lav her an onu şekillendiriyor. Ama biz evlerimizde kıpırdamadan ve hiçbir değişim yaratmadan değişmeyi ve farklı sonuçlar almayı umuyoruz.

Aşk hayatınızın değiştirmesini ve güzelleşmesini mi istiyorsunuz? Aşkınız gelsin mi istiyorsunuz? Bunun için beklemekten başka şeyler yapmalısınız… İş hayatınız, kariyer yaşamınız değişsin ve hakkınızı alın diye mi bekliyorsunuz? Başka şeyler yapmalısınız. Şu an olduğundan başka şeyler… Dünya döngülerinin bize sağladığı ve sağlayacağı manyetik alan dönüşümleriyle zaman kalitelerini takip etmeden yola devam edemeyiz.

Pusula ile ölçümler yaptınız. Artık Feng Shui’ye göre evinizin kuzeyinde hangi oda var biliyorsunuz. Kariyer hayatınızın gidişatını müjdeleyen şeyler burada saklı. Çoğunuza garip gelen bu denklemin verilerini eşyalar oluşturuyor. Kuantum düzeyde her şeyin ilişkili olduğunu hatırlayarak eşyanın, onu kullanmanın, faydalanmanın ve doğru yerde bulundurmanın belli kriterleri var. Bunlar ne renk olduklarından ve ne marka olduklarından çok daha önemli.

Buz tabakalarında saklanmış gizemli gerçekler gibi, fosilleşip, naftalin kokulu insanlara dönüşmeden önce hayatınız için bir şey yapmalısınız.

Naftalin kokulu insanlara dönüşmeden önce…

1 - Her gün hayata gülümseyerek uyanın. Bir adet yarını bugüne çevirdiniz. Ne mutlu size.

2 - Her gün besin olarak aldığınız yiyecekleri bedeniniz içine atarken, bir mucizeyi çiğnediğinizi unutmayın.

3 – Eşya denilen ve cansız gibi görünen, tonlarca para vererek aldığınız, belki de hala borçlarını ödediğiniz şeylerin hayatınızı kolaylaştırmak için edindiğiniz enstrümanlar olduğunu hatırlatın kendinize. Onlar zorunluluk değiller. Dünyanın tarihi değiştiğinde insanlığımızı tarif eden şeyleri başka şeyler ile ifade etmek zorunda kalacağız.

4 – Renkleri davet edin hayatınıza. Tıpkı baharın bize her ilkbaharda hediye ettiği çiçekler gibi. Baharı yaz-kış içerde tutun. Kahverengi toprağın rengidir ve doğa onu çiçekleriyle süsler. Evlerinizi koyu ve mutsuzluk yaratacak renklere boğmayın. Her zaman ilkbahar olsun evinizde.

5 - Müzik… Dünyanın o kuş cıvıltıları ile kendine yaptığı ninni gibi melodileri çağırın evinize. Evinizde her zaman neşe yaratan, mutluluk üreten müzikler dinleyin. Eşyalarınıza dinletin.

6 - Masaru Emoto’nun ‘Suyun Gizli Mesajı’ isimli kitabını hemen okuyun. Ve niyet ile sözün eşyanın tabiatında nasıl da etkili olduğunu bir kez daha görmeye izin verin. Hatta bir su kristalinin dev bir resmini bastırın ve evinizin en görünür bölgesine yerleştirin. Her gün neleri mucizevi olarak değiştirebileceğinizi kendinize gösterin.

7 - Feng Shui’nin isminin anlamı olan rüzgar ve suyu hatırlayın. Rüzgar getirir; su besler, büyütür. Suyun önemini hatırlayın. Su ile temas edeceğiniz detaylar yaratın. Küçük şelaleler, akvaryumlar edinin. Çok değil, bir-iki balık bile hayat döngüsünde önemli bir adım atmanızı ve kendi hayat yaratımızına katılım yaratmanızı sağlayacaktır.

8 – Işığı unutmayın. Güneşin yarattığı büyüleyici yaratıcı döngüyü evinizde kullanın. Geniş pencereli evleri tercih edin. Pencereleriniz küçük ise ayna ve yansıtıcı şeyleri evin içine dahil edin. Aydınlık sağlayan ancak elektrik tüketimi düşük bir sistem kurun. Ne olursa olsun aydınlık düzeyiniz yüksek olsun.