Nazlıcan’a hastaneden bakire raporu

Halis Toprak ile eşi Nazlıcan Tağızade’nin boşanma duruşmasında tanıklık yapan annesi Şehirnaz Tağızade, “Halis Ağa kızımdan sürekli fantazi istiyordu. Kızımın söylediğine göre birlikte olmuşlar ama kızlığı bozulmamış” dedi.

Nazlıcan’a hastaneden bakire raporu

İşadamı Halis Toprak ile kendisinden 54 yaş küçük Nazlıcan Tağızade’nin boşanma davasının son duruşmasında ilginç gelişmeler yaşandı. Gizli duruşmaya Toprak’ın avukatları Turgut Tavşanoğlu ve Bülent Akar ile Tağızade’nin vekili Gülendam Atabay katıldı. Her iki tarafın hazır olan tanıklarının dinlendiği duruşmada ilk olarak Toprak’ın tanığı Emine Üstün dinlendi.

Vatan'ın haberine göre; Toprak’ın 21 yıldır ev hizmetlerini gördüğünü belirten Üstün, görevi gereği çok yakınında bulunduğu patronunun bazı özel durumlarından bilgi sahibi olduğunu belirtti.

Toprak'ın genç eşine sürekli, ‘Kraliçem’ diye hitap ettiğini öne süren Üstün, “Evlenmelerinden bir süre sonra Nazlıcan’ın Halis Bey’e, ‘Bana ev alırsan sana karılık yaparım, almazsan yapmam’ dediğini kulağımla duydum. Ev meselesi yüzünden aralarında geçimsizlik başladı. Halis Bey yaklaştıkça Nazlıcan uzaklaştı.Halis Bey’in Nazlıcan’a karşı kötü bir davranışının olduğunu görmedim” dedi.

Toprak’ın 4.5 yıldır yakın korumalığını yapan polis memuru Soydan Yalçın da Toprak lehine tanıklık yaptı.

Duruşmaya Nazlıcan’ın annesi Şehirnaz Tağızade’nin iddiaları ise damgasını vurdu:

"HASTANEDEN BAKİRE RAPORU ALDIK"
"Çocuğumu sürekli huzursuz ve mutsuz görünce, Nazlıcan’a bana açılması için baskı yaptım. Halis Bey’in kendisinden fanteziler istediğini, kabul etmediği için ondan eziyet gördüğünü söyledi. Kızımın söylediğine göre birlikte olmuşlar, ancak kızımın kızlığı bozulmamış. Kızım, halen bakiredir. Halis Bey, bu durumu da kızımın başına kakmış, “Sen kız değilsin. Kız olmadığın için seni bana vermişler” demiş. Kızımın anlattıklarından sonra hastaneye gittik. Hastaneden bakire raporu aldık.

Kızım, Halis Bey, sürekli fantezi istediği için onun odasına girmiyormuş . Odaya gitmek istediğinde ise “Teklifimi kabul edersen gel, etmezsen gelme” diyormuş. Bunları duyunca Halis Toprak’ın yanına gittim. “Kızıma böyle tekliflerde bulunuyormuşsun. Bu çirkin, ayıp bir şey” deyince, “Bu ayıp değil, normal bir şey. Her karı-koca yapabilir” dedi. Bu sözleri duyunca daha sert tepkide bulundum. Bu kez şaka yaptığını söyledi ve bir daha böyle bir teklifte bulunmayacağına dair söz verdi. Nazlıcan da konuşmalarımız sırasında yanımızdaydı. Nazlıcan’a da “Bir daha olmayacak” diye söz verdi. Ancak sözünde durmadı.

"NAZLICAN’LA 2 SAAT İLGİLENECEKSİN. DİĞER SAATLERDE BENİMLE İLGİLENECEKSİN"
Nazlıcan’a İngilizce öğretsin diye bir bayan getirmişti. Ancak Halis Bey, bu bayana, “Nazlıcan’la 2 saat ilgileneceksin. Diğer saatlerde benimle ilgileneceksin” demiş. Halis Bey’in hizmetiyle ilgilenen 2 kişi olmasına rağmen bu kadınla zaman geçirmesi, baş başa yemek yemelerini içine sindiremeyen kızım, diğer sorunlar da birikince intihara kalkıştı. Hastaneye götürüp, kurtardık. Dönüşümüzde Nazlıcan köşke alınmadı. Köşke alınmayınca, müştemilata, bizim yanımıza taşındı. Önceleri köşkte ne pişiyorsa bize de gönderiyorlardı. Daha sonra bunlar da kesildi. Halis Bey’in Fransa’da olduğu dönemde açılan davalarla da köşkten çıkarıldık. Yalnızca üstümüzü başımızı alıp, çıktık. Kızım bu nikahı mutlu bir yuva kurmak için yaptı."

Sayfa Yükleniyor...