Nükhet Duru, NTV'nin bayram programı "Yüz Yüze"de Simge Fıstıkoğlu ile bir araya geldi. Duru, Star TV dizisi "Şahane Damat"ın setindeki bayram sohbetinde dizi ortamını ve rolünü anlattı.

"DİZİDE ÇILGIN BİR DİVAYI OYNUYORUM"

"Diva" lakaplı Perihan Işık adlı bir sanatçıyı canlandıran Nükhet Duru şunları söyledi:

"Bazı roller vardır. Şans eseri size rastlar ve o rol hayatınızı renklendirir. Ben o kadar çılgın bir kadın değilim. Neşeli bir insanımdır ama o çılgınlıkları yapabilme imkanına sahip olmak ve insanlara hoşluk ve neşe dağıtmak çok şanslı bir şey. O yüzden çok mutluyum."

"BENDEN SAKLANDI"

Eğer yaşasaydı Nükhet Duru'nun oynadığı rolü Oya Aydoğan canlandıracaktı. Sanatçı, ölmeden önce dizi ekibiyle görüşmüş, prensipte anlaşmıştı. Oya Aydoğan'ın ani kaybı sanat camiasını derinden sarsarken, Aydoğan'dan sonra bu rol Nükhet Duru'ya teklif edildi. Duru, ilk başlarda üzülmesin diye kendisinden bu durumun sakladıklarını itiraf etti.


"KARAKTERE OYA AYDOĞAN'IN RUHUNU DA KATTIM"

"Ben üzülmeyeyim diye söylemediler bana ilk başta. Öğrenince önce çok hüzünlendim. Sonra da dedim ki bunu pozitif bir noktaya getirebilirim. Onun da çok matrak bir kişiliği vardı, biliyorsunuz. Çok da sevdiğim bir arkadaşımdı. Biraz onu kattım bu karaktere. Biraz tanıdığımız farklı divalardan kattım. Kokteyl bir karakter yarattım.Şimdi elbette o divaların ismini söylemeyeceğim burada ama seyirci izleyince bence kendisi anlayacak. "A, bu özelliği ondan, şu özelliği bundan almış" diyecekler. "

"KİTAP MÜJDESİ"

Nükhet Duru, programda kitap müjdesi de verdi. Sanatçı, izleyici olarak kendi şahit olduğu yıllardan sahneye çıkmaya başladığı andan bugüne yaşadıklarına uzanan bir kitap hazırlığında olduğunu söyledi. 

Duru "İstanbul'un eğlence ve kültür hayatına dair bir kitap olacak. Annem ve babam ayrılmadan önce çok gezen bir çiftti. İstanbul'un ilk eğlence hayatının köpürdüğü yıllarda onlar da hiç evde oturmazdı, beni de zembil gibi taşırlardı yanlarında. İlk gazinoları da görmüştüm. Müzeyyen Senar'ı 3-4 yaşındayken sahnede izlemiştim. Daha birçok assolisti izlemiştim. Bu yüzden bir referans kitabı yazmak istiyorum. Araştırmalar, bulgular, fotoğraflarla dolu bir kitap. İlk kimler gelmiş eğlenmeye İstanbul'a? Nerelerde başlamış? Gazinolar, gece kulüpleri, ne şekle gelmiş. Onların içinde benim başladığım yıllardan bugüne kadar da neler yaşanmış? Bunları anlatacağım" dedi.

"ÇOCUKLARININ BAŞ HARFLERİYLE DÖVME"

Nükhet Duru, programda sağ koluna yaptırdığı dövmeyi de ilk kez gösterdi. Duru'nun Dikran Masis'ten olan oğlu Cem Masis ile Masis'in diğer eşinden olan Alexandra ve Mark'ın da baş harflerini koluna bir çiçek figürüyle dövme yaptırdığı ortaya çıktı.

"BEN ŞARKI SÖYLEYEREK KENDİMİ TEDAVİ ETTİM"

Nükhet Duru, Simge Fıstıkoğlu'nun "Sanat, sanatçının yaralarını iyileştiriyor mu" sorusuna ise şöyle cevap verdi: "Ben şarkı söyleyerek kendini tedavi etmiş bir insanım. Bundan daha büyük bir dertleşme olamaz. Şarkıdaki dertmiş gibi anlatırsınız onu ama siz de özdeşleşebilirsiniz."

"BAYRAM DEYİNCE AKLIMA HÜZÜN GELİYOR"

"Ben çok bayram yaşayabilmiş bir çocuk değilim. Hep çalıştım bayramlarda. Ama çocuklara bunu yaşatmak gerektiğini düşünüyorum. Turistik seyahatlerden çok ailece birlikte olunması gerektiğini düşünüyorum. Tatil de yapılır elbette ama en azından bayramın ilk ve ikinci günlerini insanın aile bireyleriyle paylaşması gerektiğine hep inandım. Oğlum da bu gelenekleri benimsedi. Çok bağlıdır bayram geleneklerine.

"GAZİNOLAR DÖNEMİ MUHTEŞEMDİ"

"Gazinolarda aklınıza gelebilecek her assolistle çalıştım. Zeki Müren başta olmak üzere Neşe Karaböcek, Sevim Tuna, Behiye Aksoy. Hepsinden çok şey öğrendim. Kendi programım bitince gitmez, onları kulisten izlerdim. Hepsini dikkatle incelerdim, onlardan neler alabilirim, kendime neler katabilirim diye. Sadece sanatçılar değil biliyorsunuz bir dönem film yıldızları da gazinolarda program yaparlardı. Fikret Hakan'la, Hülya Koçyiğit'le, Fatma Girik'le, Filiz Akın'la da çalıştım. Bir tek Türkan Şoray çıkmadı sahnelere biliyorsunuz. "

"SELDA BAĞCAN'DAN SADELİĞİ ÖĞRENDİM"

"Sonra bir gün Selda Bağcan geldi gazinoya. Onun türküleri çok tutmuştu. Zeki Müren, yenilik yapalım, onu da kadroya dahil edelim dedi. Bir baktım, Selda bir gitarla geldi. Ben de arkasından birileri daha gelecek sanıyorum. Hayır, o kadarmış. Çıktı türkülerini söyledi tek gitarla. Ben hayran hayran onu izledim. Dedim ki bir de böyle bir şey var. O görkemin yanında böyle bir sadelik ve duruluk da var. Ondan da çok şey öğrendim. O günden beri dostumdur. "