Van'ın Erciş ilçesinde öğretmenlik yapan ve 23 Ekim'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde yıkılan 5 katlı apartmandan sağ kurtulan iki kişiden biri olan Ali Kaytan, annesiyle geçirdiği 4 saatlik bekleyişi ve mucize kurtuluşlarını anlattı.

Tedavisinin ardından memleketi Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine gelen 29 yaşındaki Kaytan, 2006 yılından bu yana Erciş'te görev yapıyor.

Depreme, yaklaşık 10 ailenin barındığı 5 katlı apartmanın 3. katındaki dairesinde annesiyle yakalanan Kaytan, yaşadıklarını anlattı: 

''Evde bilgisayarda bir şeylerle uğraşıyordum. Hiç sarsıntı hissetmedik, yanımdaki boş sandalyelerin yerinden fırladığını fark ettim. Kapıya doğru yöneldim. O sırada annem mutfaktan gelmiş, birbirimize seslenemedik. Zaten inanılmaz bir gürültü vardı, birbirimizi duymanın imkanı yok. Başımı ellerimin arasına aldım. Sonra annemle daire kapısının yanına gittik. Kapıyı açtım, merdivenlerin adeta yürüdüğünü gördüm. Büyük bir gürültüyle bina üzerimize çöktü, sağ kolumu ve sağ bacağımı hissetmiyordum. Sadece sol kolumu hareket ettirebiliyordum. Karanlığın içinde anneme sarılmışım. Bütün bunlar sadece 5 saniyede oldu."

''KURTULAMAYACAĞIMIZI DÜŞÜNÜP ANNEMLE HELALLEŞTİM''
Kaytan, karşı dairede yaşayan Arif adındaki komşusunun deprem anında dışarıda olduğunu, ''mucize'' diye nitelediği kurtuluş öyküsünü ondan dinlediğini kaydetti.

Komşusunun, enkazın yanına gelip ''Ali Hoca, Ali Hoca...'' diye bir saat seslendiğini, ancak bir ses duymadığını söylediğini bildiren Kaytan, sözlerine şöyle devam etti:

''Komşumun seslerini duymadık. Demek ki biz ilk bir saatte baygınmışız. Gözlerimi açtığımda benim sırtımda bir beton vardı ve artçı sarsıntılarla ağırlığı daha da artıyordu. Başımın üzerinde de taşlar vardı. Anneme seslendim, (Bir yerin kanıyor mu, sakin ol, tükürme, tükürüğünü yut) dedim. Annem bağırıyordu ve içerisi havasızdı. Sol elim annemin sırtına temas ediyordu. Elimi yukarıya doğru kaldırdım ve dik şekilde demirler olduğunu gördüm. Tehlike oluşturmasın diye uçlarını büktüm.

Kurtulamayacağımızı düşünüp annemle helalleştim. Arama kurtarma ekipleri, canlı bulunma ihtimali olmadığından başka enkazlara yönelmiş. Bir Vanlı komşumuz, her şeye rağmen ümitle enkazın 3-4 metresini elleriyle kazmaya başlamış. O kazarken bir ışık geldiğini fark ettim ve içerisi havayla doldu. Ciğerlerimin rahatladığını hissettim. Birkaç dakika sonra elimi ışıkta gördüm. Titremeye başladıktan sonra anneme, (Hakkını helal et, sanırım benim kaburgalarım kırıldı, sen çıkarsın inşallah) dedim.

Komşum annemi çıkardı. Olduğum yerde sıkışmaya devam ediyorum. Sadece sol kolum serbestti, vücudumun diğer kısmı sıkışmış durumdaydı. Başımın üzerinde bir insan eli olduğunu fark ettim. Kendi elim olduğunu düşündüm ama kendime yaklaştıramadım. O sırada sağ bacağımı çıkardım. En sonunda can havliyle kolumu çektim. Çatır çatır sesler geldi. Sol bacağımla vücudumu iterek elimi uzattım. Yardıma gelen birisi, diğer kişi tarafından ayaklarından tutularak bana doğru sarkıtılmış ve o beni tutarak çıkardı.''

Kaytan, enkazdan sadece annesiyle kendisinin sağ kurtulduğunu, bunun bir mucize olduğunu belirtti.

Depremin şokunu halen atlatamayan genç öğretmen, ''Otomobile binemiyorum, dar mekanlarda kalamıyorum. Erciş'te kurtulduğumuz enkazın altında kalan komşularımın, bazı öğretmen arkadaşlarımın ve öğrencilerimin öldüğünü öğrendim ve çok üzüldüm'' diye konuştu.