Fransız Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi'nden araştırmacıların "PloS One" adlı bilimsel dergide 16 Mart'ta yayımlayacakları makalede, araştırmada elde edilen sonuçların, okumayı öğrenen çocuklar kadar yabancı dil öğrenmeye çalışan yetişkinler için yararlı olabileceği düşünülüyor.

Yeni kelimeleri okuyabilmek için, bir harf gibi görsel bir uyarıcıdan, ses gibi uygun işitsel uyarıcıyla bağlantı kurabilmek gerektiğini belirten araştırmacılar, deneyler sonucunda görsel ve dokunma yoluyla bir rakam veya bir harf incelendiğinde, özellikle Japon harflerinden esinlenilen işaretler ve yeni sesleri yetişkinlerin daha iyi öğrendiklerinin görüldüğüne işaret ettiler.

Çocuklarda yaptıkları deneylerde de, harfleri tanımak için dokunmanın, görsellik ve işitsellik arasındaki bağlantıyı artıran kilit rol oynadığını gören Fransız araştırmacılar, bu çalışmalarında, sadece gözlerle yapılan klasik öğrenme yöntemiyle, dokunma ve görselliği de içeren ve birçok duyuya çağrı yapan "çok duyulu" ikinci metodu karşılaştırdılar.

Deneyleri sırasında beyinde ne olup bittiğini anlamak isteyen bilim adamları, araştırmalarının bir sonraki safhasında, çok duyulu yöntemle öğrenme süreci sırasında beynin bölgelerindeki faaliyetleri Manyetik Rezonans (MR) görüntüleme yöntemiyle keşfetmeyi planlıyorlar.