Erkek egemen at yarışı sektöründe bir kadının başarı öyküsünü anlatan ''Şampiyon'' adlı filmden etkilenerek binicilik kursuna başlayan 11 yaşındaki bedensel engelli Ege Çağlayan, azmiyle eğitmenlerinin, engelli sporcuların ve ailesinin gururu oldu.

Uyluk kemiğindeki gelişim bozukluğu nedeniyle bedensel engeli bulunan Ege Çağlayan, çevresindekilerin 'Sen yapamazsın' dediği şeyleri yapmaktan büyük keyif aldığını, yapmak istediği şeylerden engelliyim düşüncesiyle vazgeçmediğini anlattı.

'FİLM BANA İLHAM VERDİ'
Bir süre önce izlediği Şampiyon adlı filmde at yarışlarıyla ilgili hiçbir bilgisi olmayan bir ev hanımının sahip olduğu yarış atının 1973 yılında üç kez üst üste şampiyon olmasının ve erkek egemen at yarışı sektöründe, bir kadının başarı öyküsünün anlatıldığına dikkati çeken Çağlayan, filmde başarılı olmasına ihtimal verilmeyen bir karakterin yabancı olduğu bir sektörde herkesi şaşırtmasının kendisine ilham verdiğini söyledi.

Çağlayan, 'Binicilik nasıl bir histir?' merakıyla kursa başladığını belirterek biniciliğin başta yüzme olmak üzere çeşitli sporlarla olan ilgisi ve hayvan sevgisini birlikte sunduğunu ifade etti.

Engeli nedeniyle at binmede bazen zorlandığını anlatan Çağlayan, şöyle konuştu:

"Ama bunları aşıyorum, sorun etmiyorum. Bir hayvanla beraber olmak, onunla iletişim kurmak hoşuma gidiyor. Ata bindiğimde, filmlerde vücudu at, kafası insan olan yaratıklar var ya, onlar gibi hissediyorum kendimi.

Sanki onun bacakları, benim bacaklarım. Aldığı nefesine kadar herşeyini hissedebiliyorsunuz. Normalde protezim nedeniyle fazla hızlı hareket edemiyorum ama atın üzerinde daha hızlıyım, kendimi daha özgür hissediyorum.

Ata bindiğimde atla bütünleşiyorum, at benim bacaklarım oluyor sanki. İnsanların 'Sen yapamazsın, beceremezsin' dediği şeyleri inat ederek yapıyorum. Bugüne kadar yapmak isteyip 'yapamam' dediğim bir şey olmadı.''

'BİZİM ŞAMPİYONUMUZ'
Ege'nin babası Necdet Çağlayan da Ege'nin binicilik kursuna gitmek istediğini söylediğinde tereddüt etmeden kurs araştırdıklarını anlatarak, Ege'yi, bedensel engelinin bir eksiklik olmadığı bilinciyle yetiştirdiklerini, Ege'nin özgüveni tam olarak büyüdüğünü söyledi.

Ege'yi mutlu görmenin kendisini ve eşini mutlu ettiğini belirten Necdet Çağlayan, ''Ege bedensel engelinden dolayı irdeleyen, yargılayan insanlar yerine, hayvanlarla iletişim kurmayı tercih ediyor. Evde de bir köpek besliyor. Hayvanlarla vakit geçirmekten mutlu. Bacağındaki protez Ege için de bizim için de bir şeyler yapmasının önünde sorun değil. Yaptıklarıyla gurur duyuyoruz'' diye konuştu.