Bir tartışma sonrası fenalaşarak yere düşen oyuncu Peker Açıkalın, Kadıköy Şifa Hastanesine kaldırıldı.

Açıkalın'ın durumuyla ilgili hastaneden yapılan açıklamada, oyuncunun ilk muayenesinde solunum ve dolaşımının olmadığı, tansiyon alınamadığı belirtilerek, saat 15.10 sıralarında kalp ve solunum canlandırma işlemine başlandığı bildirildi.

Kalbi birkaç kez duran ve elektroşokla geri döndürülen Açıkalın'ın ''miyokard enfarktüsü'' geçirdiği anlaşıldı. 

BİLİNCİ KISMEN AÇILDI
Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi bölümüne sevk edilen oyuncunun sağlık durumu iyiye gidiyor.

Op. Dr. Fuat Büyükbayrak, ''Açıkalın'ın bilinci kısmen açıldı. İyiye doğru gidiş var. Etrafındaki insanları tanımaya başladı. Solunum cihazına bağlıydı. Bugün itibarıyla solunum cihazından ayrıldı. Beyin tomografisinde sorun yok. Tedavisine devam ediyoruz'' dedi.

GÖRGÜ TANIĞI ANLATTI
Olaya şahit olan Özel Modafen İlköğretim okulu müdürü Mehmet Durak, tanık olduğu olayları Vatan gazetesine şöyle anlattı: 

"Peker Bey 4. sınıfta okuyan kızı Şeker’le yarın (bugün) Fransa’ya okul gezisine gidecekti. Bununla ilgili bilgi almak için okula geldi. Kızı Şeker gezi var diye okula gelmemişti. Okulun bahçesinde Peker Bey’le sohbet ediyorduk. Milletvekili adaylığından, okul gezisinin detaylarına kadar her şeyi konuşuyorduk. Tam o sırada bir trafik polisinin okulun kapısının önünde duran bir velinin aracını çekmek için işlem başlattığını duyduk. Peker Bey hemen koşarak dışarıya çıktı ve orta boylu, 28 yaşlarında olan trafik polisinin yanına gitti. Biz de onların yanına doğru yöneldik.

"ELİYLE İTTİ, BAYILDI"
Polisin Peker Bey’e ‘Artislik yapma’ gibi sözler söylediğini duydum. Bir bağrış çağrış oldu ve kısa süre sonra o polisin Peker Bey’i eliyle ittiğini gördüm. Peker Bey eliyle kalbini tutarak okulun bahçesine doğru koştu ve ‘Mehmet Amca ben kötüyüm, hemen ambulans çağırın’ dedikten sonra yere yığıldı. Bu onun oradaki son sözleriydi, sonra bayıldı. Onun kalp rahatsızlığını bildiğim için hemen mesleği eczacılık olan bir veliyi çağırdım. Peker Bey’i hemen yere yatırdı. Bu sırada iki tane çekici arabası gelmişti, okul yolunda bir trafik oluştu. Polisin yanına gittim; “Oğlum hemen ambulans çağırın, rica ediyorum adam içeride ölüyor, bak sonra çok üzülürsün, trafiği aç” dedim. O da bana “Şurada amirim duruyor onunla konuşun, iş hallolur” dedi. Gösterdiği sivil giyimli kişinin yanına gittim “Amirim içeride adam ölüyor” deyince o da bana “Ben amir falan değilim” diye karşılık verdi.

"POLİSE YALVARDIK"
O polis bir de asayişe haber vermiş, burada ‘karışılık var’ diye. Ambulansı bizim sekreter çağırdı ama çekici yüzünden yola giremedi. Herkes, yaşlı başlı insanlar o polise yalvardık “Ne olur çekiciyi şuradan al da yola ambulans girsin” diye. Ama o arabayı çekmeye devam ediyordu. Polise “Oğlum ben tecrübeliyim yapma adama bir şey olursa başına bela alırsın” dedim. Adını, soyadını, numarasını soruyorum bana ‘Trafik polisiyim’ diye cevap veriyordu. Eczacı hanım Peker Bey’in nabzının çok yavaş attığını söyleyip ‘adam gidiyor’ deyince Peker Bey’i benim özel arabama karga tulumba bindirdik. Ben 65 yaşındayım ilk kez bir insanı o halde gördüm. Çok kötüydü."