Hayvan deneylerinde sahipsiz kedi ve köpeklerin kullanılması daha önce de tartışma konusu olmuştu. Yönetmeliklere göre, deneylerde ‘insan olmayan herhangi bir canlı’nın kullanımına izin var.

Milliyet'ten Fundanur Öztürk'ün haberine göre bu hayvanlar, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı HADMEK tarafından belirlenen ruhsatlı üretici firmalardan alınıyor ve bu testler üniversiteler, tıp okulları, ilaç firmaları, çiftlikler ve ticari deney laboratuarları tarafından yapılıyor. Deney konuları ise genellikle biyoloji, davranış bilimleri, genetik, biyomedikal araştırmalar, toksikoloji testleri ve kozmetikler.

AÇIK KAPI BIRAKILMIŞ
Ancak sahipsiz kedi köpeklerde yapılacak deneyler için böyle bir izin ve ruhsatlı üretici firma söz konusu değil. 2013’teki yönetmeliğe göre, sahipsiz kedi ve köpeklerin deneylerde kullanılması yasaktı. Ancak Şubat 2014’te çıkan yeni yönetmelikle, bu duruma bir cümleyle açık kapı bırakıldı.

‘Deneye Hayır Derneği’ne göre, 2013 yılında 2 bin 225 sahipsiz kedi ve köpek yasadışı olarak hayvan deneylerinde kullanıldı. HADMEK’e denek olarak kullanılan hayvanların kaynaklarını raporlayan 7 üniversite, ‘Başka kaynaklardan gelen hayvanlar’ üzerinde deneyler yaptıklarını bakanlığa bildirdi. Bu 7 devlet üniversitesinin denek olarak kullandığı, 550 kediden 520’sinin kaynağı belirsiz. Yine üniversitelerin denek olarak kullandığı 1675 köpeğin 1613’ü ise “başka kaynaklardan gelen hayvanlar” kategorisinde.

Dernek kurucularından Fırat Ahmet Yıldız, “Akademik makalelerin yurtdışı yayın organlarında yayımlanabilmesi için, makalede kullanılan deney hayvanlarının ruhsatlı üreticilerden alınması şartı var. Araştırmalarımıza göre, barınaktan ve sokaktan alınan kedi köpekleri ruhsatlı üreticilerden alınmış gibi göstererek unvan sahibi olan doçentler ve profesörler var” dedi.

"ALGI ARTIK DEĞİŞTİ"
İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Farmakoloji Ana Bilim Başkanı Prof. Dr. Yavuz Üresin, “Geçmişte hem ilaç hem kozmetik hem de doğrudan bilimsel çalışmalar için birçok hayvanın telef edildiği doğru. İlaç ve kozmetik alan daha çok göze çarpıyor ama ben doğrudan bilimsel yayın üretmek amacıyla çok boşuna ve vahşice hayvan çalışmaları yapıldığını söyleyebilirim. Bunlara tanık da oldum. Ama 90’lardan sonra algı tamamen değişti” dedi.

Veteriner Hekimler Derneği’nden uzman veteriner Hüseyin Yalçın Köksal ise, “Hayvanların deneylerde kullanılması tıbbın ilerlemesi için gerekli ancak bu deneyleri yapacak kişilerin hayvan anatomisi ve patolojisi gibi konularda mutlaka gerekli bilgilere sahip olması gerekir” diye konuştu.

YÖNETMELİĞE DAVA AÇTILAR
Sahipsiz kedi, köpek ve diğer hayvanların deneylerde kullanılmasını tartışmaya açık bırakan yönetmelik değişikliğini Türk Tabipler Birliği dava etti. Söz konusu yönetmelik değişikliği şu şekildeydi; “Hayvan sağlığı ve refahı gibi çalışmalara ihtiyaç duyulması ve çalışmanın amacının sadece başıboş hayvan kullanılarak gerçekleştirilebileceğine dair bilimsel gerekçeler sunulması halinde, kedi köpek gibi evcil türlerin sokakta başıboş olanları deneylerde kullanılabilir.”

Anadolu Hayvan Hakları Federasyonu’ndan Nesrin Çıtırık, yönetmelikteki değişikliğin sahipsiz hayvanları korumasız bıraktığını belirterek, “Biz fareleri tavşanları ve domuzları işkenceden korumaya çalışırken yeni yönetmelikle kedi ve köpekleri de deney hayvanları grubuna yasal olarak kattılar. Bir canlıda yapılan işkenceyle başka canlı türüne şifa sağlayamazsınız” dedi.