Sarıyer artık '3B' ile anılacak

Balıkçılık ve börekçilikle adeta özdeşleşen İstanbul'un gözde ilçelerinden Sarıyer, bundan böyle bal üretimiyle de adından söz ettirecek.

30.05.2011 - 11:54

Sarıyer artık '3B' ile anılacak

Sarıyer Kaymakamı Ömer Karaman, ilçede öncülük ederek başlattıkları AB normlarına uygun kaliteli bal üretimi projesinin oluşma evresi ve hedeflerini anlattı.        

Toplumsal kalkınmada öncülük ve farkındalık yaratma amacıyla tarım müdürlüğü bünyesinde oluşturulan ''Toplumsal Kalkınma Kooperatifi'' öncülüğünde, yöredeki ilgili kişiler ve uzmanlardan oluşan 35 kişilik bir birim kurulduğunu belirten Karaman, Bahçeköy, Demirciköy, Zekeriyaköy, Kilyos, Uskumru, Garipçe köyleri ile Tarabya, Kireçburnu, Büyükdere ve Yeniköy mahallelerinde 248 kursiyere modern arıcılık teknikleri ve arı yetiştiriciliği konusunda uygulamalı ders verildiğini, eğitim sonunda kursiyerlerin ''Arıcılık Sertifikası'' almaya hak kazandığını anlattı.        

Karaman, arıcılığa ilgisinin çocukluk yaşlarında başladığını, babası ve dedesinin de doğum yeri olan Erzurum'un İspir ilçesinde arıcılık yaptığını anlatarak, şöyle devam etti:       

''Sarıyer'e, 1,5 yıl önce tayin oldum. Bu uygulamayı, daha önce görev yaptığım farklı il ve ilçelerde de sürdürdüm. Buradaki yeşilliği ve tabiatın güzelliğini gördükten sonra projeyi hayata geçirdik. Sarıyer İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, önce bölgedeki ağaç türlerini ve bitki örtüsünü analiz etti. Ağaç analizi çalışmaları sırasında hem polis hem de jandarma, kendi bölgelerinde ekiplerimize yardımcı oldu. Sarıyer köyleri ve mahallelerindeki arıcılarımızın örgütlenmesiyle, İlçe Tarım Müdürlüğü öncülüğünde kurulan ve Sarıyer Kaymakamlığınca desteklenen 'Sınırlı Sorumlu Bahçeköy, Demirciköy, Zekeriyaköy, Kilyos, Uskumru, Garipçe Köyleri Tarabya, Kireçburnu, Büyükdere ve Yeniköy Mahalleleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Nisan 2010'da faaliyetine başlamıştır. Şu anda 32 üyesi olan kooperatifimiz, 5 bin 340 kovanı bulunan 154 arıcımızı da üye yapmak üzere çalışmalarına devam etmektedir.''        

Karaman, kooperatif kurulmadan önce Sarıyer İlçe Tarım Müdürlüğünce toplam 9 arıcılık kursu düzenlendiğini ifade ederek, kooperatifin amacının, sorumluluk bölgesindeki 6 köy ve 4 mahalledeki üyelerinin ve bölgedeki tüm arıcıların, arı ve kovan başta olmak üzere, ihtiyaçları olan gerekli tüm arıcılık malzemelerini temin etmek ve arıcıların ürettiği balları hijyenik ortamlarda paketleyerek tüketiciye sunmak olduğunu vurguladı.        

Uzmanlar tarafından bölgede yapılan teknik analizler sonucunda, bölge ormanlarında 210 hektar kestane, 10 hektar ıhlamur, 15 hektar akasya ve 4 bin 934 hektar karışık orman ağacı olmak üzere, zengin bal nektarı verebilen toplam 5 bin 159 hektarlık orman florası belirlendiğini anlatan Karaman, bundan faydalanmak amacıyla 650 kovandan oluşan bir arıcılık işletmesi kurulduğunu ve modern arıcılık teknikleriyle üretime başlandığını aktardı.        

Karaman, 2010 yılında Demirciköy ve Zekeriyaköy'de kurulan iki işletmedeki arılardan üretilen kestane balının, ilçenin de tanıtımı amacıyla ''Sarıyer Köyleri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi'' markasıyla ilçenin seçkin marketlerinde satışa sunulduğunu belirtti.
      
''ANZER BALINDAN SONRA TÜRKİYE'NİN EL KALİTELİ BALI''
Kaymakam Karaman, balın piyasaya arzından önce gerekli analizlerin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı laboratuvarlarında yaptırıldığını ifade ederek, ''Tahlillerde, ürettiğimiz balın Anzer balından sonra Türkiye'nin en kaliteli balı olduğu, glikoz ve katkı maddesi içermediği, ayrıca standartlara uygun olduğu tescil edildi'' dedi.        

Sarıyer'in artık bal ile de anılacağını vurgulayan Karaman, şunları kaydetti:        

''Bölgede meşhur olan ve ilçemizle özdeşleşen balıkçılık ve börekçiliğin ardından bal üretimine geçtik. Sarıyer bundan böyle '3B' ile hatırlanacak. Doğayı ve yeşili ekonomimize katkıya çevirdik. Avrupa pazarına da girmek istiyoruz. Balı ateşe tuttuğumuzda hiç yanma olmuyor. Bu da balda şeker diye bilinen 'glikoz' ve katkı maddelerinin olmadığını gösteriyor. Balcılıkta en önemli sayılan ve arıların en lezzetli besin maddelerini veren kestane, ıhlamur ve akasya ağaçları polenlerinden elde edilen kaliteli balın kilosu marketlerde 25 TL'den satılıyor. Ayrıca pazarlamanın daha geniş yelpazelere ulaştırılması amacıyla 'Tamek' gibi güçlü birkaç firmayla uzman arkadaşlarımız görüşmelerini sürdürüyor. Bundan sonraki hedeflerimizden biri de 'Bal Ormanı Projesi' olacak. Orman Bölge Müdürlüğünden bunun için 2 bin 500 metrekare yer talep ettik. Arazinin tahsis edilmesinin ardından uzman arkadaşlarımız, araziyi önceden balcılık için gerekli olan mevsimsel şartlara uygun şekilde bitki örtüsüyle donatacak. Yeni bitkiler dikilecek. Daha sonra tesislerin uygun şekilde kurulmasının ardından bal üretimini çoğaltacağız. Sarıyer, İstanbul'un en yeşil yeri ve bu doğal nimetlerden faydalanarak ülke ekonomisine de fayda sağlamalıyız. En son olarak da bölgede hobi arıcılığını geliştirdikten sonra Sarıyer'de her yıl geleneksel olarak bal festivali düzenleyeceğiz.''
      
''HER HASTA KENDİ BÖLGESİNİN BALINI TÜKETMELİ''
Projenin Pazarlama ve Geliştirme Müdürü Okan Karagöz de pilot bölgelerde başlanan uygulamanın tüm ilçede hızla yayılacağını belirterek, kaliteli bal konusunda iddialı olduklarını söyledi.         Karagöz, balın şifa olduğunu ve tıpta astım gibi birçok hastalıkta tedavi amacıyla kullanıldığını ifade ederek, şöyle dedi:       

''Halkın bu konuda bilmesi gereken önemli bir detay var. Her hasta kendi bulunduğu bölgenin balını tüketmelidir.  Ekolojik olarak o bölgenin bitki örtüsünden elde edilen bal, o yöredeki hastaya uygulanmalıdır. Bu, kanıtlanmış, bilimsel bir gerçektir. Bunun için bizler pazarlamayı İstanbul'a yönelik olarak düşünüyoruz. Ayrıca balımızda şekerlenme ve sulanma olmuyor. Sıfır glikoz var. Anzer balından sonra Türkiye'nin en kaliteli balını üretiyoruz. Balın kalitesi AB normlarına uygun. Paketlenmeden tenekelerde pazarlandığında kilo fiyatı 7-8 TL olan balın, kooperatif tarafından işlenip ambalajlandıktan sonra kilosunun 25 TL gibi çok daha yüksek fiyata pazarlanması, bölgedeki arıcılarımıza maddi destek sağlıyor. Yıllık 650 kovandan ortalama 1500 kilo üretim alınıyor. İstanbul'daki lüks marketlerde satışa çıktı. Dolayısıyla hedeflenen noktaya ulaşıldığında ilçemiz merkez ve köylerindeki yaklaşık 150 aile ballarını daha iyi fiyata satabilecek ve ekonomik olarak daha iyi konuma geleceklerdir.''       

Projeyi duyduktan sonra katılmak isteyen vatandaşların sayısının her geçen gün arttığını vurgulayan Karagöz, ''Kaymakamımız bölgemize adeta ilaç oldu. Şimdi ekibimiz ve vatandaşlar daha çok üretime önem veriyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanan muayene ve analiz raporlarında balımızın yüksek kalitede çıkmasından gurur duyduk ve işimize daha sıkı sarıldık. Balımızı tadan vatandaşlar, bir daha başka yerden bal almıyorlar'' diye konuştu.

  • Etiketler :

Sayfa Yükleniyor...