Sıkıcı iş hayatınızdan biraz uzaklaşmak isteyip, şöyle bir göz attığınız moda bloglarında, gerçek rekabet nedir, hayata eleştirel gözle bakmanın dozu kaçınca neler olur, alem bir anda nasıl bu kadar elitist olmuş gibi sorulara yanıt bulabilirsiniz. Koca koca markaların başını çektiği milyon dolarlık moda sektörünün, iki tane sivilceli kız tarafından yerle bir edilmesi, toplum olarak nitelikli eleştiri kavramından uzak oluşumuzun bir göstergesidir. Boş vaktinizi değerlendirmek için okuduğunuz bir kaç blog sonrasında "ne var ben de yaparım ki bunu" düşüncesine kapılmanız çok doğal. Ancak bu işin bile kendine göre bir takım ritüelleri var.

Moda konusunda kendine güvenip, iş hayatını renklendirmek amacıyla bir blog açmayı düşünenler için, moda bloglarının belli başlı özelliklerini sıralayalım:

1 – Moda bloggerlarının en temel özellikleri; yazdıkları her şeyin sizde "Kesin Manhattan'da Empire State manzaralı bir dairede yalnız yaşıyor bu kadın." hissiyatı uyandırmasıdır. Oysa bu genç moda avcılarının çoğu Ziverbey'de ailesiyle yaşar. Bir eteğe 2000 tl veren kızların kirasını denkleştirebilmesi de zaten beklenemez. Yazdığınız her şeyi abartmaktan ve hayal dünyasında yaşamaktan çekinmeyin.

2 – İstanbul'da, yılda iki-üç taneyi geçmeyen moda haftası organizasyonları, boy gösterdikleri yegane ortamlardır. İnstagram fotoğraflarından da anlarsınız; adeta herkes bir Heidi Klum, bir Rachel Zoe... Ne var ki; yerli bloggerların bütün moda organizasyonları kurufasulyecide biter. Yani artık nasıl bir kurufasulye tutkusuysa, aylardır takındığı o Coco Chanel tavrı hiçe sayıp, Nişantaşı'nda fellik fellik fasulyeci arayabiliyor, midedeki o gazı daha atmadan bunu blogunda yazabiliyorlar. Siz de bir moda bloggerı olmak istiyorsanız, çareyi suşide değil, kurufasulyede aramalısınız.

3 – Moda bloggerlığındaki en büyük hedef, bir süre sonra giyimi kuşamı, yemeği içmeyi bedavaya getirebilmektir. Blogunuz yeterince takipçi sayısına ulaşır, sayfanız ufaktan reklam almaya başlarsa, Ivana Sert'in omuzlarına ve 10 senede öğrenemediği Türkçesine kitlediğimiz Türk modasının kapıları bir anda sizlere açılıyor.

4 – Dikkat etmeniz gereken önemli bir husus da "halkla ilişkiler" olamalıdır. Şayet bir moda bloggerı olmak istiyorsanız, halkınızla bütünleşin, onlara twitter üzerinden yapacağınız küçük yarışmalar ile hediyeler dağıtın. Aşırıya kaçtığınızı düşünmeyin, zira dağıttığınız tüm hediyeler, markaların size gönderdiği promosyon ürünler olacaktır.

5 – Bir moda bloggerının erkek arkadaşı, sokaklarda öyle zirzop gibi dolaşamaz. Erkek arkadaşınızın ya da eşinizin giyim kuşamına da el atmalısınız. Ancak Türkiye şartlarını gözönünde bulundurup, sevgiliyi bir anda Engin Hepileri'ye çeviremeyeceğinizi unutmayın. Yani aynı sweatshirti 99 senesinden beri giyen adama, saçına balyaj yaptırmasını nasıl önereceksiniz? Hayatındaki en büyük still değişikliği kaşkolu ikiye katlayıp iç içe geçirerek boynuna bağlayan bir adamın o dar kırmızı pantolona bakış açısı nasıl olur sizce?

6 – "Doğru kombin nasıl olmalı?", "Bugün Allah için ne giydim?" gibi önemli sorulara yanıt bulunabilen bu bloglar, imkansızı isteyen iş ilanlarından çok farklı değildir. Büyük bir kısmını yabancı bloglardan ya da dergilerden arakladığınız kombinleri, kendi gardrobunuzdan parçalarmışçasına yayınlayabilirsiniz. Büyük markalardan oluşan elbise, ayakkabı, aksesuar kombininin toplamda 10.000 TL'yi bulacağını, o kombin için aslında kredi çekmeniz gerektiğini, gardrobunuzun tamamının 10.000 TL etmeyeceğini ve Türkiye'de kaç tane 34 beden kadın olabileceğini kimse hesaplamaz. Rahat olun.

7 – Tüm bunların yanında, ofis hayatınızı es geçmeyin. Bütün aşamalardan geçip, gerçek bir moda bloggerı olduğunuzda , ofiste öyle canınızın istediği gibi giyinemezsiniz. Artık topluma karşı büyük bir sorumluluğunuz var. E blogdaki fotoğrafları kuşe kağıda basıp, üzerinize yapıştıramayacağınıza göre, size yeni bir gardrop lazım demektir. Neyse ki, Turkcell Profesyoneller Kulübü var. Lidyana.com, siz profesyoneller kulübü üyeleri için her 150 TL’lik alışverişe, 40 TL’lik indirim imkanı sunuyor. Zaten başka türlü moda avcılığına maaş dayanmaz. Karar sizin. 

Detaylı bilgi için tıklayın