Obsesyon (saplantı); saçma ve mantık dışı bulunmasına rağmen kişinin isteği dışında ısrarlı ve zorlayıcı bir şekilde aklına gelen yineleyici düşüncelerdir. Kompulsiyonlar (zorlantı) ise kişinin gerçekleştirmek zorunda hissettiği tekrarlayıcı davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Anksiyete yaratan obsesyonlardan kurtulmak için yapılan bu davranışlar bir kısır döngü yaratarak aslında sıkıntıyı daha da artırırlar.

Tipik obsesyonlar; bulaşma, kirlenme, cinsellik saldırganlık içeriklidir. Tipik kompulsiyonlar ise el yıkama, kontrol etme, sayma, düzenleme şeklinde görülürler. Evden çıkmadan önce kapılar, pencereler, ocaklar sık sık kontrol edilir. Dışarıya çıktıklarında mikrop kapma ya da aşırı kirlenmiş olduğu düşüncesiyle eve gelindiğinde sayısız ve çeşitli temizlenme ritüelleri yapabilirler. İleri derecede el yıkayanlarda ellerin derisinde sabun ve deterjan izleri, hatta yaralar görülebilir. Otomobil plakaları, evlerin numaraları, apartmanların kaç kat olduğu sayılabilir. Kimilerinde kanser, AIDS gibi hastalık obsesyonları olabilir. Bir şeyi kuralına göre yaptım mı yapmadım mı, düşündüm mü düşünmedim mi kuşkuları içinde bunalan hastalar etrafındakileri de bunaltabilirler.

Tipik olarak geç ergenlikte ya da erken erişkinlikte başlar. Bazen 5 yaş gibi çocukluk döneminde bile başlayabilir. Hastalığın ortaya çıkmasında psikososyal ve genetik etkenlerin sözkonusu olduğu düşünülmektedir.

Bu hastalar genellikle titiz, düzenli ve kusursuzluk arayan kişilik yapısı gösterdiklerinden dışavuran davranışlarında düzenli, titiz, aşırı kontrollü ve kuralcıdırlar. Düşüncelerinde sürekli bir tereddüt ve kararsızlık dikkati çeker.

Hastalık genellikle süregen ve inatçı bir gidiş gösterir. Başlangıçta hastalar saplantı ve zorlantılarını gizlemeye çalışırlar. Kendi çabalarıyla yenebileceklerini düşünürler. Genellikle yaşam kaliteleri ciddi şekilde etkilenmeye başladığında ve çevresindekilerin de bıkıp usanmasından sonra psikiyatristlere başvururlar.

Saygılarımla,
Dr. Oya Bozkurt
oyabozkurt2000@yahoo.com