Soçi Zirvesi'ne doğru uzlaşma yok! (Kimlerin katılmayacağı önemli)

Soçi Zirvesi için gerisayım başladı...

Zirve 29-30 Ocak’ta Soçi’de yapılacak. Kimlerin davet edileceği konusunda henüz nihai bir uzlaşma yok.. Türk yetkililere göre “net olan tek şey PYD’nin davet listesinde olmadığı”. Türk yetkililer, “Taahhüdü Ruslardan aldık” diyor. Ankara’nın pozisyonu bu konuda net ve “Bir değişiklik olması halinde Soçi zirvesine katılmayacak”. Ama hala liste üzerinde müzakere sürüyor. Ankara-Moskova- İran arasında tek tek isimler müzakere ediliyor. Listeler üç başkent arasında gidip geliyor. Nihai onaylar bekleniyor. Kürt Ulusal Konseyi gibi daha önce muhalefet çatısı altına girmiş grupların yanısıra, terörle irtibatı olmayan diğer Kürt gruplar da müzakere ediliyor. Liste kesinleşince, Soçi Zirvesi’nin resmi duyurusunun üç başkent tarafından ortak bir açıklama ile yapılması planlanıyor. Türkiye’nin Soçi Zirvesi’nin duyurusunun yapıldığı o açıklamada spesifik bir vurgu istiyor. O da BM 2254 sayılı kararına ve Suriye’de geçiş sürecinin siyasi zeminini kurmayı hedefleyen Cenevre sürecine atıf. Ancak Suriye muhalefeti zirveye katılıp katılmayacağı konusunda henüz nihai kararını vermiş değil. 2 Kasım 2017’de Cenevre sürecine zarar verdiği gerekçesiyle Soçi’deki toplantıya katılmama kararı almışlardı. 13-14 Ocak’ta İstanbul’da bir toplantı daha yaptı. O toplantı büyük tartışmalarla geçti. Ama hala karar “gidilmemesi” yönünde.. Ancak nihai karar henüz verilmiş değil. Çünkü bir dizi soru işareti var. Suriyeli Muhalifler Ankara ile yakın temas halinde o soru işaretlerini gidermeye çalışıyor.

Muhaliflerin soru işaretleri ne?

Suriye muhalefetinin en büyük çatı örgütü Suriye Ulusal Koalisyonu Başkan Yardımcısı Abdurrahman Mustafa, en büyük soru işaretlerinden birinin davetli sayısı olduğunu söylüyor. Abdurrahman davetiyelerin gruplara değil, isimlere bizzat geleceğini söylüyor. Ama bir uyarıyı da Rusya’ya yapıyor. “Bize getirip, rejimin, istihbaratın oluşturduğu grupları muhalif diye yanınımıza oturtmaya kalkmasınlar” diyor.

Soçi’ye en az 1400 davetli

Soçi’de yapılacak “Suriye Demokratik Kongresi”, Suriye muhalefeti ile Esad rejimini aynı masaya oturtmayı hedefliyor. Ama muhalefetin en büyük endişesi davetli sayısının çokluğu... Suriye muhalefeti 1400 ve üzeri kişinin Soçi’ye davet edileceğini söylüyor. Abdurrahman Mustafa, “Suriye Ulusal Koalisyonu toplam üye sayısı 86. Katılmama kararı var ama herkes katılacak denilse, en büyük çatı kuruluşunun toplam sayısı 86.” diyerek çekincelerini ortaya koyuyor..Cenevre toplantılarında 3 heyet vardı. Suriye muhalefeti heyeti, rejim heyeti, BM heyeti... Suriye Muhalefeti, Soçi’ye gitmeme kararı aldığında, o karara gerekçe olarak “Cenevre’nin by-pass” edilecek olmasını göstermişti.. Abdurrahman Musta, “Türkiye garantör olduğu için Astana’ya katıldık. Biz Türkiye’nin olduğu bir zemini reddetmiyoruz. Ama Türk devletine kafamızdaki soru işaretlerimizi söylüyoruz. Siyasette ‘hayır’ yoktur. Ama bunların getirisi nedir, Türk kardeşlerimizden istedik. Çok soru işaretimiz var. Birincisi BM çatısı altında olmayan meşruiyet kazanmaz. BM kararları uygulanacak mı, Soçi bir sefere mi mahsus olacak, oranın çıktıları Cenevre’ye mi götürülecek, yoksa Astana gibi 1-2-3 toplantı yapıp, Cenevre by-pass mı edilecek?”
Ankara da bu yüzden, 29-30 Ocak’ta yapılması planlanan Soçi’deki Suriye Demokratik Kongresi’nin duyurusunun yapılacağı açıklamaya Cenevre ve BM kararlarına atıf yapılması için diplomasi yürütüyor..
19-20 Ocak’ta Soçi’de Türkiye-Rusya ve İran’ın teknik heyetleri Soçi için hazırlık toplantısı yapıyor. Muhalifler oradan çıkacak sonuca göre nihai kararlarını verecek.

Soçi’ye giderken ABD-Türkiye gerginliği

Kuzey Suriye’de YPG-PYD ordusunun kurulacağı iddiaları, ardından ABD ile yapılan ikili görüşmeler, Washington yönetiminden gelen çelişkili açıklamalar. Artık Türkiye-ABD arasında bir güvensizlik var. Türkiye – geçmiş tecrübelerden de yola çıkarak – Washington’dan gelen açıklamalara itimat etmiyor.
ABD’den gelen “yeni bir ordu kurmuyoruz, sadece eğitim veriyoruz” söylemleri de Ankara için yeterli değil. Türk yetkililer, “Ne eğitimi veriliyor, kaç kişiye veriliyor, yeni bir ordu kurmuyoruz sözleriyle tatmin olmuyoruz” diyor. Ayrıca PYD’den de tacizler devam ediyor. Sadece Afrin’den Türkiye’ye değil, Afrin’den İdlib’teki Türk askerlerine dönük de tacizlere misliyle karşılık veriliyor.

Peki Ankara’yı ne tatmin eder?

Daha önce defalarca söylenen 4 başlıkta adım atılması tatmin eder. 1- Dağıtılan silahların toplanması, 2-Silah akışının durması, 3- Her türlü desteğin kesilmesi, 4- Taktik işbirliğinin kesilmesi... 

Taktik işbirliği, yani arazide zorluktan kaynaklanan işbirliği... Washington, Türkiye’ye her seferinde bu izahatı yapıyor. Daeş tehlikesinin yeniden hortlama riskini gösteriyor. Türk yetkililer “Biz de ABD’ye, o riskin bittiği gün, siyasi sürecin önünün açıldığı gündür, Cenevre’ye destek verin diyoruz.” ifadelerini kullanıyor.

RUS UZMANIN GÖZÜNDEN 3'LÜ SOÇİ ZİRVESİ

ETİKETLER