11 Eylül 2025 15:41
TCMB'nin yol haritası
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 43’ten yüzde 40,5’e çekti. Karar, piyasa beklentilerine paralel olsa da asıl merak edilen bundan sonrası. Yıl bitmeden önümüzde sadece iki PPK toplantısı kaldı. Peki, TCMB daha ne kadar alan bulabilir?
İlk olarak karar metnine bakalım.
Metinde öne çıkan vurgu "sıkı duruş korunuyor" mesajı oldu. Enflasyon eğiliminde, talep koşullarında dezenflasyonist etkilerin başladığı vurgulanmış ancak hizmet, gıda ve beklenti kanallarındaki ataletin de sabit olduğunu unutmamak gerek.
Metinde TCMB bir yandan gevşeme adımları atarken; bir yandan da "temkini elden bırakmıyorum" uyarısını yapıyor.
Peki kalan iki toplantıda neler görebiliriz?
Yıl sonu enflasyonunu yüzde 30 kabul edelim. Bugünkü faiz seviyesiyle beraber bankanın elinde 10,5 puanlık reel faiz bulunuyor. Bu indirimlerin devamı için hala ciddi bir manevra alanı olduğunu gösteriyor.
Ancak TCMB'nin reel faizi sıfırlaması veya negatife çekmesi mümkün değil. Bunca yıllık enflasyon tecrübemizden sonra en azından yüzde 7-8 arasında bir pozitif reel faiz bırakması beklenebilir.
Senaryoları sıralayacak olursak;
Temkinli bir senaryoda 150 ve 100 bp indirimle birlikte yıl sonu faizi yüzde 38-38,5 arasına çekebilir. Bu da yüzde 8 reel faiz bırakır.
Orta yumuşak bir senaryoda toplam 300-350 bp indirimle birlikte politika faizi yüzde 37, reel faiz yüzde 7 olarak uygulanabilir.
Agresif senaryoda ise her iki toplantıda toplam 400-500 bp indirim yapılır. Yıl sonu faiz yüzde 35-36 olur. Reel faiz yüzde 5'e düşer.
Peki bu yoldaki risklerimiz neler?
İlk olarak kur riskini koyabiliriz. Yıl sonu için beklenti 42 liranın biraz üzeri. Fakat faiz indirimlerinin hızlanması bir ihtimal döviz talebini artırabilir. Ancak hem reel faizin devam etmesi hem de güçlü rezervler bu riski minimuma indirmiş durumda.
Dış faktörler de riskler barındırıyor. Küresel finansman koşulları, düşmeyen jeopolitik tansiyon ve enerji fiyatları takip edilmeli. (Burada düşük petrol fiyatlarının lehimize olduğunun altını çizmek isterim)
Özetle;
Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar faizi yüzde 38-36 bandına kadar indirme ihtimali var. 250-450 bp indirim kapısı açık. Fakat alt sınırın yüzde 35 olduğu, bunun ötesine geçmenin ciddi riskler doğuracağı da açık.
Bugünkü karar, ekonomiye “kontrollü gevşeme” mesajı verdi. Bundan sonrası, hem içeride enflasyonun gerçek seyrine hem de dış dünyadan gelecek şoklara bağlı olacak.
Metinde öne çıkan vurgu "sıkı duruş korunuyor" mesajı oldu. Enflasyon eğiliminde, talep koşullarında dezenflasyonist etkilerin başladığı vurgulanmış ancak hizmet, gıda ve beklenti kanallarındaki ataletin de sabit olduğunu unutmamak gerek.
Metinde TCMB bir yandan gevşeme adımları atarken; bir yandan da "temkini elden bırakmıyorum" uyarısını yapıyor.
Peki kalan iki toplantıda neler görebiliriz?
Yıl sonu enflasyonunu yüzde 30 kabul edelim. Bugünkü faiz seviyesiyle beraber bankanın elinde 10,5 puanlık reel faiz bulunuyor. Bu indirimlerin devamı için hala ciddi bir manevra alanı olduğunu gösteriyor.
Ancak TCMB'nin reel faizi sıfırlaması veya negatife çekmesi mümkün değil. Bunca yıllık enflasyon tecrübemizden sonra en azından yüzde 7-8 arasında bir pozitif reel faiz bırakması beklenebilir.
Senaryoları sıralayacak olursak;
Temkinli bir senaryoda 150 ve 100 bp indirimle birlikte yıl sonu faizi yüzde 38-38,5 arasına çekebilir. Bu da yüzde 8 reel faiz bırakır.
Orta yumuşak bir senaryoda toplam 300-350 bp indirimle birlikte politika faizi yüzde 37, reel faiz yüzde 7 olarak uygulanabilir.
Agresif senaryoda ise her iki toplantıda toplam 400-500 bp indirim yapılır. Yıl sonu faiz yüzde 35-36 olur. Reel faiz yüzde 5'e düşer.
Peki bu yoldaki risklerimiz neler?
İlk olarak kur riskini koyabiliriz. Yıl sonu için beklenti 42 liranın biraz üzeri. Fakat faiz indirimlerinin hızlanması bir ihtimal döviz talebini artırabilir. Ancak hem reel faizin devam etmesi hem de güçlü rezervler bu riski minimuma indirmiş durumda.
Dış faktörler de riskler barındırıyor. Küresel finansman koşulları, düşmeyen jeopolitik tansiyon ve enerji fiyatları takip edilmeli. (Burada düşük petrol fiyatlarının lehimize olduğunun altını çizmek isterim)
Özetle;
Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar faizi yüzde 38-36 bandına kadar indirme ihtimali var. 250-450 bp indirim kapısı açık. Fakat alt sınırın yüzde 35 olduğu, bunun ötesine geçmenin ciddi riskler doğuracağı da açık.
Bugünkü karar, ekonomiye “kontrollü gevşeme” mesajı verdi. Bundan sonrası, hem içeride enflasyonun gerçek seyrine hem de dış dünyadan gelecek şoklara bağlı olacak.
Yazarın Diğer Yazıları
- Küresel ekonominin sert kokteyli07 Ekim 2026 Çarşamba
- Fon tasfiyeleri ve ara ödeme süreci01 Ekim 2026 Perşembe
- Madoff mağdurları nasıl kurtuldu?24 Eylül 2026 Perşembe
- Avrupa’nın sessiz çöküşü17 Eylül 2026 Perşembe
- Merkez bankalarının altın sevdası işaret değil09 Eylül 2026 Çarşamba
- Latin Amerika'da ekonomik satranç03 Eylül 2026 Perşembe

