Yedi kocalı hürmüz hikayesi
Hürmüz Boğazı küresel ticaretin, diplomasinin ve jeopolitiğin ortasında bir kördüğüme dönüştü. Gemilerin rotaları değişiyor, sigorta primleri göklere tırmanıyor ve enerji koridorlarında kartlar yeniden dağıtılıyor. Üstelik Hürmüz açık mı, kapalı mı? Bu soru hala yanıtsız.
Son günlerde ABD’nin boğaz çevresinde başlattığı askeri devriyeler ve fiili abluka girişimleri sürüyor. İran boğazın kapalı olduğunu, ABD ise açık olduğunu söylüyor.
Resmen savaş ilan edilmemiş, uluslararası hukukun gri bölgesinde bırakılmış bu abluka hamlesi, küresel piyasalara adeta bir sinir harbi yaşatıyor.
Her kafadan bir sesin çıktığı, herkesin üzerinde hak iddia ettiği, kendi çıkarına göre yönlendirmek istediği ve en nihayetinde herkesin muhtaç olduğu 7 Kocalı Hürmüz...
HÜRMÜZ'ÜN 7 KOCASI
İran, Irak, Katar, BAE, Kuveyt, Umman, Suudi Arabistan ve ABD...
İran boğazın fiziki ve coğrafi hakimi.
Irak, Kuveyt, Bahreyn ve Katar gibi ülkelerin açık denizlere başka hiçbir çıkış yolu bulunmadığı için Hürmüz Boğazı bu ülkeler için hayati öneme sahip.
ABD’nin ablukasının yarattığı bu gri alan (yani boğazın yarı açık, yarı kapalı, sürekli tehdit altında olması durumu) uzun süre sürdürülemez.
KONTROLLÜ GERGİNLİK
En yüksek olasılıklı senaryo.
Ne tam bir savaşın ne de tam bir barışın tesis edildiği bu ara formülün devam etmesi. ABD ablukayı fiziki olarak tüm gemileri durdurmak için değil, belirli bayrakları taşıyan gemileri taciz etmek, denetlemek ve İran’ı psikolojik olarak baskılamak için kullanır.
İran ise buna asimetrik saldırılar ve sınırlı misillemelerle yanıt verir.
Petrol fiyatlarında jeopolitik risk primi kalıcı hale gelir. Varil fiyatları kolay kolay gevşemez. Navlun ve denizcilik sigorta ücretleri yüksek kalmaya devam eder. Bu durum, küresel enflasyonun belini bükmeyi zorlaştırır ancak dünya ticareti de bir şekilde akmaya devam eder.
KÖRDÜĞÜN SENARYOSU
Gerginliğin kontrolden çıkması; bir tankerin vurulması, askeri bir geminin batırılması veya İran’ın ablukaya doğrudan misilleme olarak boğazı mayınlayarak trafiğe kapatması senaryosu.
Dünya genelinde tüketilen petrolün yaklaşık %20’si ve sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) üçte biri bir gecede piyasadan çekilir. Petrol fiyatları hızla yükselir. Küresel tedarik zinciri ağır yara alır.
BÜYÜK UZLAŞI
ABD ve İran’ın doğrudan olmasa bile zımni bir anlaşmaya varması. Piyasalarda devasa bir rahatlama rüzgarı eser. Petrol fiyatları hızla normalleşir. Küresel risk iştahı artar, enflasyon baskısı hafifler.
Hürmüz kimseye yar olmaz.
Hürmüz Boğazı üzerinde kurulacak tek taraflı askeri bir tahakküm veya boğazın tamamen kapatılması, sadece Ortadoğu'yu değil; Pekin’den Londra’ya, New York’tan Tokyo’ya kadar tüm finans merkezlerini yakacak bir ekonomik yangın başlatır.
Ne ABD burayı tamamen kendi gölü yapabilir ne de İran burayı tek başına dünyaya kapatabilir.
Masadaki aktörler ne kadar hırçınlaşırsa hırçınlaşsın, küresel çarkların dönmeye devam etmesi için eninde sonunda geçidin açık kalmasını sağlayacak ortak bir formülde uzlaşmak zorunda kalacaklar.
Aksi takdirde, bu tehlikeli güç oyununun faturasını hep birlikte; ödediğimiz faturalarla, aldığımız gıdayla ve ceplerimizdeki eriyen parayla, yani yüksek enflasyonla ödemeye devam ederiz.
