"2017 umut olsun"

Her şeyden önce ülkemin gündemi ne kadar ağır olursa olsun, milletçe ekonomiyle ve siyasetle sınavımız devam etse de, bu zor günlerden yine sanatla çıktık. Bir yıl öncenin umutsuzluğunu, sanatın peşine düşerek aştık. Konserler, festivaller, sergiler, tiyatro ve sinema derken, birçok etkinliği takip ettik. Ne güzel ki, tüm bunlara olan talep göz doldurdu, birçoğunda rekor izleyiciye ulaşıldı. Öyleyse 2017 umut versin, 2018’e motivasyon olsun.

SİNEMA

- 2017’de izleyici olarak en fazla takip ettiğimiz alan sinemaydı. Gişede ‘Recep İvedik 5’in rekorunu henüz yakalayabilen olmasa da, yılda 130’a yakın filmle, sektörde üretim artışı devam etti. Seyircinin tercihi de Türk filmleriydi. Yüzde 48’lik yerli film izleme oranıyla Avrupa’nın birincisi olduk.

- Ne var ki, sinemamızda film sayısı artarken, çeşitlilik azaldı. Varsa yoksa komedi dedik. Komedide sadece tiplemeler üzerinden yürüyen ve birbirinin tekrarı projeler izledik.

- İşte o aşamada Gülse Birsel’in senaryosunu yazdığı ilk sinema filmi ‘Aile Arasında’ vizyona yetişti. Komedide çıtayı yükseltirken, rekabeti yeni yıla taşıdı. Şimdi gözler, 5 Ocak’ta vizyona girecek Cem Yılmaz’ın ‘Arif v 216’sına çevrildi.

- Sürpriz şekilde ‘Ayla’ fırtınası esti. İlk kez ülkemizin Oscar adayı olarak belirlediğimiz bir filme, böylesine ilgi gösterdik. Gişede 5 milyonu bulan ve yıl içerisinde en çok haberi yapılan, gerçek hayattaki kahramanlarını bizzat tanıyarak, bağrımıza bastığımız ilk proje olarak kayda geçti. (Filmin esas kahramanı Süleyman Amca’yı kaybetmemiz ise acı bir hatıra oldu)’ Ayla’nın Oscar’da ilk beş için şansı olup olmadığı ise büyük ihtimalle yılın son günlerine kaldı.

TİYATRO

- Bu yıl Tiyatro Festivali’nin seçtiği parolada dediği gibi, ‘Tiyatro bağımsızlık yapar’. Öyle de oldu, 2017’de özgün, cesaretli ve yol açan yeni yapımlar izledik. Küçük büyük tiyatro toplulukları, yeni salonlar, dizi ve filmlerden kazandığını tiyatroya yatıran oyuncular gördük. Hoş olan yanı; klasiğinden alternatifine geniş bir yelpazede oyunlar sahneye konarken, birçoğu da kapalı gişe yaptı.

- Bana göre, tiyatro sahnesinde yılın en sıradışı oyunlarından biri, Craft’ın ‘Yutmak’ adlı oyunuydu. Ece Dizdar, Başak Daşman ve Merve Dizdar’ın rol aldığı oyuna ilgi yoğundu. Merve Dizdar’ın performansı, Afife ödülüyle de takdir edildi.

- Yılın iddialı prodüksiyonu ‘Arzu Tramvayı’, oyuncu kadrosuyla bir yıldızlar buluşması oldu. Zerrin Tekindor, Onur Saylak, Şebnem Bozoklu ve İbrahim Selim, ‘Arzu Tramvayı’nda biraraya geldi. Ve Uniq Hall gibi bir salonda, yaklaşık bin 500 kişiye oynanan nadir örneklerden biri oldu.

SERGİLER

- 2017 yılının eylül ayında 30 yaşına basan 15’inci İstanbul Bienali, aynı haftada kapılarını açan Contemporary İstanbul ve farklı sergilerle, sonbaharı sanat günleri tadında yaşattı.

- SSM’den sanatseverlere bir sürpriz geldi, Çinli sanatçı Ai Weiwei ile Türkiye’de buluştuk. Ai Weiwei, sıradışı bir sanatçı, tam anlamıyla insan hakları savunucusu. Protest kimliğinden ötürü yıllarca hapishanede kalmış, ülkesinden çıkışı yasaklanmış böyle bir sanatçının yasağı kalktıktan sonra gelmeyi seçtiği ülkelerden birinin Türkiye olması bize de iyi geldi.

- En çok etkilendiğim sergilerden biri de ‘Füreya’ oldu. İlk Türk çağdaş seramik sanatçısı Füreya Koral sergisinde, Ayşe Kulin ‘in romanından çalkantılı özel yaşamıyla aklımızda kalan Füreya’dan da öte, yepyeni bir profili izledik. (‘Füreya’, Akaretler’de Ocak ayında da devam ediyor)

MÜZİK

- Geçen yıl kapanacağı söylenen Harbiye Açıkhava’da konserlerin devam etmesi yazıncoşkusunu arttırdı. Yine bir Tarkan fırtınası olsa da , yılın yükselen ismi Sıla’ydı. Alanı beş gün doldurdu, İstanbul’da ve diğer şehirlerde çok sayıda konser verdi. Yeni albümünün tamam olduğunu da düşünürsek, Sıla rüzgarı yeni yıla da yeter gibi...

- En alternatifler, en sevdiklerimiz oldu. Kalben başlattı, arkası geldi. İnternet dünyasında kendi yollarını açan genç müzisyenlerle, ‘samimi müzik’ aldı yürüdü.

- Bir de ana akım popun sıkışmışlığı vardı ki, Aleyna Tilki çıktı ve popa bir miktar polemik, bir miktar da heyecan kattı.

- En güzel yerli konserler, İş Sanat sahnesindeki özgün projelerdi. Hayko Cepkin Akustik Söyleşi, Selami Şahin ile Yarım Asırlık Senfoni ve İstanbul Opera Orkestrası, Mehmet Erdem’in Kulislerden Şarkıları gibi özel performansların tadı damağımızda kaldı.

GÜLAY AFŞAR'LA GECE GÜNDÜZ

ETİKETLER