NTV
Hüseyin Yılmaz
Hüseyin Yılmaz[email protected]
20 Temmuz 2026 15:49

Son Güncelleme: 22.07.2026 10:43

Barış için irade ve birkaç yüz milyon dolar lazım

Google'da NTV'yi tercih et

İran ile ABD, Hürmüz Boğazı'ndan geçişin kontrolü konusundaki ısrarları nedeniyle 9 gündür birbirine ve bölge ülkelerine saldırıyor. Ortada ne mutabakat kaldı ne de ateşkes. Arabulucular, tarafların birbirine kayıp verdirerek saldırıların artırmasından ve yeniden savaşa dönülmesinden endişeli.

Trump'ın arabuluculara haber gönderdiği ve 'bu hafta bir ateşkes sağlanamazsa tırmanışa hazırlanın' dediğini iddia ediyor İsrail basını... Hatta Katar'ın ateşkes karşılığında Hürmüz'ün İran'ın kontrolünde 10 gün açık kalması yönünde yeni bir teklif bile yaptığı söyleniyor. Teklife verilecek cevap aslında çatışmanın yönünü de belirleyecek.

 

Şu ana kadar şaşırtıcı olan, İsrail'in 9 günlük periyodda çatışmalara müdahil olmaması, ancak topraklarına düşecek bir füzeye verilecek bir yanıt, savaşı bölgede en çok isteyen aktör olarak İsrail'i yeniden denkleme sokabilir.

 

Şimdilik çatışmanın ve saldırıların odağı Ürdün'e kaymış durumda. Savaş öncesi Amerika'nın en çok yığınak yaptığı ülke Ürdün'dü. Hem savaş uçakları hem de tanker uçaklar Ürdün'deki Amerikan Üslerine konuşlandı ve savaş boyunca buradan İran'a gidip bombalar bıraktı. Bugünlerde bomba değilse de, füze ve insansız hava aracı gönderen İran, karşılamaya çalışan Ürdün ve üslerdeki Amerikan askerleri. En az dört Amerikan askerinin bu saldırılarda ölmesi, gerilimi daha da tırmandırdı.

 

PEKİ NEDEN ÜRDÜN?

 

Ürdün’ün savaştaki rolü artık göz ardı edilemeyecek kadar önde ve bu da ülkeyi İran'ın hedefi yapıyor. Ürdün, ABD’nin üsleri kullanmasına izin verme konusunda Arap dünyasındaki en esnek ülkelerden..

 

Mesafe nedeniyle savaş başlarken Amerikan ordusu askerlerinin bir kısmını güvenli olduğu için gerekçesiyle Birleşik Arap Emirlikleri,Bahreyn ve Katar'dan Ürdün ve İsrail'e kaydırmıştı..

 

Petrol ve doğalgaz zengini Körfezin aksine Amerikan'ın yardımlarına bağımlı olan Ürdün'ün Trump yönetiminin geri çeviremediği de herkesçe bilinen bir gerçek. Ürdün'e sadec geçen yıl askeri ve ekonomik yardım olarak 1.45 milyar dolar yardım sağladı Amerika.

 

Amerikan New York Times gazetesi Ürdün'deki Amerikan askerlerinin sayısı 4 bin'e yaklaştığının da altını çiziyor.

 

İran da biz yandan saldırı ve tehditlerini sürdürüyor bir yandan topyekün seferberliğe hazır olduğunun altını çiziyor...

 

Savaşın odağının Nükleer meselelerden Hürmüz Boğazı'nun kontrolüne kayalı epey zaman geçti. Ancak hala bir çözüm bulunamadı. Son dönemdeki tüm çatışmalar ve saldırılar da Hürmüz Boğazı üzerinden yaşandı.

 

Orta yol bulmak için son dönemde en ilginç öneri Bourse & Bazaar Vakfı'nda geldi. Londra merkezli, Ortadoğu ve geniş bir bölgede kalkınma ve diplomasiye odaklanan bir düşünce kuruluşu Bourse&Bazaar. Vakıf, Basra Körfezi'ne kıyıdaş 8 ülkenin tıpkı Avrupa da 2. dünya savaşı sonrası kurulan Almanya ve Fransa'nın

 

öncülüğünde kurulan Avrupa Ekonomik Topluluğu gibi bir yapı kurmasını öneriyor. Bu yapının Hürmüz'den geçecek petrol ve ürünlerinin ihracatını yapan gemilerden verilecek hizmetler ve çevresel etkiler için ücret toplamasını öneriyor.

 

Belirtilen rakam çok yüksek değil. Yılda 600 milyar dolarlık petrol ve ürünleri ihracaatı yapan ülkelere Roterdam Limanı'nda alınan ton başına 0.08 dolar öneriliyor. Bu da yaklaşık 26-50 milyon dolarlık bir ek gelir anlamına geliyor.

 

Elbete bu oluşturulacak AET benzeri otorite rakamı artırabilir. Ancak Vakıf, bu kadar büyük para kazanan ülkelerin elde edeceği gelirden ziyade bu otorite sayesinde bir araya gelip ortak hareket üretme, birbirlerine yaklaşma ve sonrasında AB gibi bir güç olma şansı vereceğini savunuyor.

 

Barış için devasa petrol tankerlerine sahip ülke ve armatörlerin de 600 milyar dolarlık yıllık gelirin bir kaç yüz milyon dolarını 'Hürmüz ücreti' olarak vermekten çekinmeyeceğini savunuyor.

 

Vakfa göre; İran, yeni oluşumda söz sahibi olacak, para kazanacak ve petrol satacak, üstüne de dediğini yaptırmış bir ülke olarak diplomatik zafer kazanacak...

 

Körfez ülkeleri de uğradıkları zarar dikkate alındığında hem komşularıyla arayı düzeltip hem de petrol dolarlarına yeniden kavuşacak.

 

Bu öneriyi önemli ve konuşulur yapansa, İran resmi haber ajansı'nın vakfın önerisini yayınlaması oldu.

 

Üzerine olumlu değerlendirmeler de ekledi. Yani, Umman ile İran arasında süren görüşmelere diğerleri de katılacak.

 

Araları iyi olmayan, birbirlerinden pek hazetmeyen, başka ülkelerle anlaşma yapan komşularına burun kıvıran, kızan herkes 'menfaat birliği' üzerinden masaya gelecek.

 

Belki de kurumsal olarak zayıf yapılara alışık bölge için, en ciddi kurumsallık 'hürmüz otoritesi ve ücreti' üzerinden sağlanacak.

 

Tabii ilk adımın atılması, ellerin tetikten çekilip sonuç odaklı bir yaklaşım gerek. Aksi halde bölge düşük yoğunluklu bir çatışmayla yaşamaya devam edip gidecek...

Etiketler: Hürmüz Boğazı - İran - ABD