NTV
Hüseyin Yılmaz
Hüseyin Yılmaz[email protected]
13 Temmuz 2026 11:33

Son Güncelleme: 13.07.2026 12:23

Trump’ın C planı ne? Ya da böyle bir plan var mı?

Google'da NTV'yi tercih et

ABD ile İran uzun ve dönem dönem silahların ateşlendiği 2 aylık ateşkesin ardından nihayet İsviçre’de 17 Haziran’da mutabakata vardı.

60 günlük sürede nükleer meselelerde de ilerleme sağlayacak kalıcı anlaşma için kum saati de işlemeye başladı. Ancak daha ilk hafta karşılıklı söz düelloları, saldırılar da ardı ardına geldi. Güvensizlik ortamında zoraki ilerleyen teknik görüşmelere 28 Şubat’ta öldürülen Dini lider Ali Hamaney’in cenaze töreni için ara verildi. 6 günde 5 şehir 2 ülke dolaşan cenaze Irak’ta intikam yeminleri ve bayrakları altında toprağa verildi. Bu süre içinde cenaze törenine yönelik saldırı da olmadı.

 

Trump, ağır aksak ilerleyen görüşmeler çıkmaza girerse ne yapılacağına dair Pentagon’dan brifing de aldı. Ancak Başkan 18 Ağustos’a kadar bir sonuç alınamazsa dahi diplomasiye şans vermek istiyordu. Ara seçim öncesi yeni bir çatışma dalgası sandığa yansıyabilirdi.

 

Trump, Ankara’da NATO zirvesinde iken gelen bir istihbarat ile birden bire masayı devirdi. İran’ın kendisine ve ekibine suikast düzenleyeceğine dair İsrail kaynaklı istihbarat üzerine İranlılarla ateşkes de bitti, mutabakatın da bir anlamı yok dedi.

 

Üstelik, ‘deliler’ ‘pislikler’ diyerek bir kaç gün önce övdüğü İran’ı yönetenlere ağır hakaretler ederek girdi liderler zirvesine… Akşam üzeri tonu düşürse de tavrı değişmedi. Hatta büyük sükse ile ilk yurtdışı gezisine geldiği yeni Air Force One’ın yerine eskisi ile dönecek kadar suikast iddiasını ciddiye aldı. Pencereleri sıkı sıkıya kapalı halde havalandı Ankara’dan yeni uçak. İngiltere de Başkan daha güvenli olan eskiye geçti yenisini Avrupa'da görevli askerlerin beğenisine sunmak istediklerini söyleyerek.

 

Eskiden ünlü oyuncular, şarkıcılar giderdi ülke dışındaki üslerde görevli askerleri ziyarete bu kez 400 milyon dolarlık uçak.

 

Hamaney’in cenazesi sonrası suikast iddiasından ziyade Hürmüz Boğazı’ndan geçişte kontrolünün kimde olduğuna dair anlaşmazlık belirginleşti.

 

İran, savaşın ilk haftasından bu yana Hürmüz Boğazı’nın tüm kontrolü ben de derken, bunu mutabak metnine de 60 gün olarak yazdırmıştı. Bu sürede bir çözüm bulunacaktı. Ancak Umman ve İMO boğazdan geçecek gemilere 2. bir alternatif sundu. ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun Körfez ülkelerini Mutabakat ile ilgili bilgilendirme ziyaretine denk gelen bu açıklama İran’ın tepkisini çekti.

 

İran bu alternatif rotayı mutabakat metninin 5. Maddesine aykırı bulduğunu duyurdu. Umman ile kıyıdaş ülke olarak görüşmeler sürse de boğazda tek yetkilinin kendisi olduğunu savunuyor.

 

İran, hafta içi kendisinden izin almadığı gerekçesiyle ikisi Suudi Arabistan dan biri de Katar’dan yola çıkan 3 gemiyi vurdu. ABD de iran liman ve şehirlerini… ABD, İran’a petrol ihracı için verdiği izni de iptal etti.

 

Sonrasında Katar’ın arabuluculuğunda Umman’da yapılan görüşmelerde; 2 rota olsun, biri size yakın diğeri Umman’a, İsteyen istediği rotayı kullansın teklifini İran kabul etmedi.

 

Çatışmalar yeniden hız kazandı. İran, ABD’nin attığı imzaya uymadığını ve artık tek taraflı anlaşma döneminin bittiğini savunuyor. ABD de hem anlaşma yapıp hem de suikast girişimi için hazırlık yapılmasına kızgın…

 

ABD basını Trump’ın C planı var mı? sorusuna yanıt arıyor. Sadece vurma ile sonuç alamadı, anlaşma yaptı yine olmadı, peki şimdi ne yapacak? Yeniden savaşa dönmek ne kadar fayda sağlayacak? şüpheli deniyor.

 

Katar, Bahreyn, Kuveyt ve Ürdün’de sirenler çalıyor. Hava savunma sistemleri devrede, İran’da da 140 tan fazla hedefi vurdu ABD hafta sonu boyunca.

 

İran da Hürmüz Boğazı’nda 2 gemiyi daha vurarak Boğazı tamamen kapattığını duyurdu. Gemilerden birinde çıkan yangın mürettebat denize atlayarak kurtuldu.

 

Bu sürtüşmenin tek dikkat çeken bir diğer yanı uzun zamandır görüş ayrılıkları yüzünden birbirlerine tavırlı olan ABD ile Suudi Arabistan arasında yeniden temas olmasıydı.

 

Suudi Arabistan, ABD’nin İran ile anlaşma yapmasını desteklerken, İran’ın saldırılarında yalnız bırakılmasını unutmuş değil. İran ile arka kapı diplomasisi yürüterek diğer ülkelerden ayrıştı. Petrol ihracını da doğu-batı boru hattına yönlendirerek Hürmüz Boğazı’nın kapalı olmasından en az zarar gören ülke oldu körfezde… Hatta Rubio, bu dondurulan ilişkiler yüzünden körfez ziyaretinde Suudi Arabistan’a gitmemişti.

 

Yaşananlardan sonra Trump, Suudi veliaht prensi Muhammed Bin Selman ile görüşerek biraz olsun yanına çekmeye çalıştı.

 

Peki şimdi Trump ne yapacak? Boğazı tek başına ya da müttefiklerle açabilecek mi? İran’ı yeniden masaya getirebilecek mi? Savaşa dönmenin risklerini özellikle ara seçim öncesi göze alabilecek mi? Savaşı en çok isteyen Netanyahu ile birlikte İran’a topyekün saldırı mı başlatacak? Saldırılarla neyi hedefleyecek nükleer tesisleri mi? Harg Adası başta olmak üzere petrol tesislerini mi? İran’daki mevcut yöneticilerini mi?

 

Netice de rejim değişikliği ile çıkılan yolda hedeflere ulaşılamadı, Trump yöneticileri öldürerek rejimi değiştirdik diye övünürken yeni yöneticiler daha çetin ceviz çıktı.

 

Bu kez plan ne? Sorular meşru, cevaplar belirsiz… Ortalık toz duman…