Corona virüsten sonra: Covid-19'un en büyük kurbanı mahremiyetimiz mi olacak?

Corona virüs (covid-19) ile ceplerimize giren izleme uygulamalarının dışında distopik film ve romanları andıran fiziki izleme metotları da yavaş yavaş hayatlarımızın birer parçası oluyor. Bu her ne kadar salgına karşı alınan bir önlem olarak görülse de özel hayata müdahale ettiği su götürmez bir gerçek. Asıl sormamız gerek soru ise "corona virüsten sonra ne olacak?" olmalı.

10.09.2020 - 09:00 |

2019'un son günlerinde hayatımıza giren corona virüs (covid-19) salgını bugün küresel gündemin ilk sırasındaki yerini koruyor. Tabiri caizse uzun bir süredir corona virüs ile yatıp corona virüs ile kalkıyoruz. Görünen o ki covid-19'un hayatımızdan tamamen çıkması da iyimser senaryonun aksine yıllar sürecek.   

Bunu ben değil geçmiş tecrübelerimiz söylüyor. Bugüne kadar yeryüzünden silebildiğimiz tek salgın Çiçek Hastalığı ve bunun için yaklaşık 200 yıl uğraşmamız gerekti. Kuşkusuz bugün daha gelişmiş imkanlara sahibiz. Ancak yine de kısa vadede yüzde 50 etkili bir aşı geliştirmek bile bilim dünyası tarafından olabilecek en iyi senaryo olarak tarif ediliyor.   

Salgın ile hayatımıza giren "yeni normal"e çoğumuz alıştık. Maske takmak, ellerimizi düzenli olarak yıkamak ve dezenfektan kullanmanın dışında teknoloji de covid-19 çağına hızlıca adapte oldu. Başta ABD olmak üzere pek çok ülkede bulaş riskini minimuma indirmek için geliştirilen mobil uygulamalar milyonlarca telefona girdi.   

Örneğin Michigan'daki Albion College isimli bir özel okul temas izleme uygulamasını zorunlu hale getirdi. Yani isteseniz de istemeseniz de verileriniz salgına karşı mücadelede toplanmaya devam edecek.   

Söz konusu uygulamalar sayesinde covid-19'a karşı korunma imkanımız artsa da mahremiyetimizin ne denli ihlal edildiği ve bunun nelere evrilebileceği konusunda hala net bir bilgimiz yok. Zira bu uygulamalar, öğrencilerinden gerçek zamanlı konum verilerini topluyor ve bu verileri silmiyor. Üstelik bu verilerin yarın karşımıza nasıl çıkacağı konusunda da en ufak bir fikrimiz yok.  

Verinin ne kadar önemli olduğunu gözler önüne sermek için çok değil birkaç yıl geriye gitmek yeterli. 2018'de Londra merkezli veri analiz şirketi Cambridge Analytica'nın Facebook'un, 87 milyon kullanıcısının hesaplarından izinsiz topladığı kişisel verileri, ABD'de yapılan ve Trump’ın zaferi ile sonuçlanan başkanlık seçimleri ile İngiltere'de Haziran 2016'da gerçekleşen Brexit için kullanmasının etkileri hala sürüyor.   

Cambridge Analytica temelde kullanıcıların beğenilerine odaklandı. Şirket kullanıcıları ve sevdikleri şeyleri ilk 100 etkene ayırmak için ‘Tekil Değer Ayrışımı'nı kullandı. Raporlar bu yöntemin kullanıcıların siyasi yönelimi konusunda oldukça başarılı sonuçlar verdiğini gösteriyor. Milyonlarca kişinin tahmini olarak kime oy vereceğini tahmin eden sistem sayesinde kararsız seçmenler yalan haberler ile hedef alındı.    

Bugün de benzer bir naifliğin içinde olabiliriz. Berkeley Center for Law &  Technology Direktörü Jim Dempsey'in 'sonsuz corona virüs çağı' olarak özetlediği teorisi tam olarak bu korku üzerine inşa edildi.   

Corona virüs ile hayatımıza giren takip uygulamalarının ilerleyen dönemde daha fazla veri toplanmasına neden olacağı öngörüsünde bulunan Dempsey söz konusu uygulamaların geleneksel temas izleme ile aynı şey olmadığının da altını çiziyor.   

Salgın ile ceplerimize giren izleme uygulamalarının dışında distopik film ve romanları andıran fiziki izleme metotları da yavaş yavaş hayatlarımızın birer parçası oluyor. Online alışveriş platformu Amazon canlı kamera görüntüleri ve diğer görsellerden yararlanarak kişilerin birbirine ne kadar yaklaştığını belirleyecek sistemi ile çalışanlarını izlemeye başladı bile.   

Amazon’un 'Mesafe Asistanı' isimli artırılmış gerçeklik teknolojisi, şirket binalarında ve depolarında çalışanlar arasında sosyal mesafenin korunmasından sorumlu. Mesafe Asistanı, canlı kamera görüntüleri ve diğer görsellerden yararlanarak çalışanların birbirine ne kadar yaklaştığını belirleyecek ve sosyal mesafe kuralına uyulmasına yardımcı olacak.   Amazon’un 'Mesafe Asistanı' isimli artırılmış gerçeklik teknolojisi, şirket binalarında ve depolarında çalışanlar arasında sosyal mesafenin korunmasından sorumlu. Mesafe Asistanı, canlı kamera görüntüleri ve diğer görsellerden yararlanarak çalışanların birbirine ne kadar yaklaştığını belirleyecek ve sosyal mesafe kuralına uyulmasına yardımcı olacak.  

Amazon’un 'Mesafe Asistanı' isimli artırılmış gerçeklik teknolojisi her ne kadar salgına karşı alınan bir önlem olarak görülse de çalışanların özel hayatına müdahale ettiği su götürmez bir gerçek. Asıl sormamız gerek soru ise şu; corona virüsten sonra ne olacak?    

Hayatımıza giren ve mahremiyetimizi ihlal eden bu sistemler salgın sonrası görev tanımları değişerek kullanılmaya devam mı edilecek yoksa miadını doldurduğu için emekli mi edilecek? Pek çok sivil toplum kuruluşu birinci sonucun gerçekleşeceği fikrinde ve buna karşı şimdiden bir kamuoyu oluşturulması gerektiği görüşünde.   

Geçtiğimiz dönemde ABD’nin San Diego kentinde kullanıma sunulan akıllı sokak lambalarına bakmamız bir kere hayatımıza giren bu tarz teknolojilerin kolaylıkla ilk amaçlarının dışına çıkarak kalıcı olduğunu kanıtlar cinsten.   

Kentin ana ağ şebekesine bağlı olan San Diego’daki akıllı sokak lambaları gücünü tek tuşla azaltma ya da uzak mesafeden sokak lambalarını söndürme imkanı tanıyor. Sistem ilk olarak emisyonlarını azaltmaya yardımcı olmak amacıyla kullanıma girse de bugün bambaşka bir kullanım ile karşımızda  Kentin ana ağ şebekesine bağlı olan San Diego’daki akıllı sokak lambaları gücünü tek tuşla azaltma ya da uzak mesafeden sokak lambalarını söndürme imkanı tanıyor. Sistem ilk olarak emisyonlarını azaltmaya yardımcı olmak amacıyla kullanıma girse de bugün bambaşka bir kullanım ile karşımızda 

O dönem karbon emisyonlarını azaltmaya yardımcı olmak amacıyla kente kurulan kamera ağı, artık polis tarafından göstericileri takip etmek için kullanılıyor. Lafın kısası pandemi ile hayatlarımıza giren ve mahremiyetimizi ihlal eden bu uygulamaların corona virüs sona erse bile görev yapmaya devam etmesi hayli mümkün. 

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER