Dijital dünyanın en büyük skandalına giden yolun taşları 10 yılda böyle döşendi

2020 için geri sayıma geçildi. Haliyle geride bırakmaya hazırlandığımız son 10 yılda yaşananlar hakkında onlarca derleme yazısı ile karşılaşmışsınızdır. Konu teknoloji olunca liste bir hayli uzuyor. Son 10 yıla damgasını vuran olayı seçmek gerekirse benim cevabım tereddütsüz Facebook - Cambridge Analytica veri skandalı olurdu. Gelin son yıllara damgasını vuran bu olayın 10 yıllık öyküsüne yakından bakalım.

ntv.com.tr 30.12.2019 - 12:26 |

2018'de Londra merkezli veri analiz şirketi Cambridge Analytica'nın Facebook'un, 87 milyon kullanıcısının hesaplarından izinsiz topladığı kişisel verileri, ABD'de yapılan ve  Trump’ın zaferi ile sonuçlanan başkanlık seçimleri ile İngiltere'de Haziran 2016'da gerçekleşen Brexit için kullandığına dair suçlamalar, küresel ölçekte bir krize yol açmıştı.   

2.3 milyar aktif kullanıcıya ev sahipliği yapan Facebook, 1 milyar aktif kullanıcıya sahip Instagram ve 1.5 milyardan fazla aktif kullanıcısı bulunan WhatsApp’ı da bünyesinde bulundurduğu için ‘sosyal medya devi’ lakabını sonuna kadar hak ediyor.  

Peki Harvard Üniversitesi’nde bir yurt odasında kurulan ve ilk amacı üniversite öğrencilerini dijital dünyada bir araya getirmek olan Facebook nasıl ülkelerin siyasi istikametine yön verebilecek bir güce ulaştı?   

İLK ADIM 2010 YILINDA ATILDI

Bu skandala giden yolda ilk adım 2010 yılında atıldı. 'Yeni petrol' olarak anılan veriyi satarak gelirini artırmaya karar veren Facebook 21 Nisan 2010'da kurulan Open Graph'ı kullanıma sundu. Open Graph, üçüncü parti şirketlerin Facebook kullanıcılarının hatta o kullanıcılarının arkadaşlarının verilerine ulaşmasına imkan sağlıyordu.  

Başka bir deyişle Facebook ile anlaşıp Open Graph'ı kullanan servisler, Facebook üyelerinin tüm dijital bilgilerinin de sahibi oluyordu. 2012 yılına geldiğimizde Facebook’un aktif kullanıcı sayısı 1 milyara ulaştı ve platform halka açıldı.   

The Economist dergisi veriyi “dijital çağın petrolü” olarak tanımlamıştı. The Economist dergisi veriyi “dijital çağın petrolü” olarak tanımlamıştı.

Şirket ilk büyük çaplı satın alma stratejisine de bu yıl imza attı. O dönem butik olarak adlandırılabilecek olan fotoğraf paylaşım uygulaması  Instagram 1 milyar dolar karşılığında Facebook’a satıldı.  

2013’te bu sistem sayesinde Cambridge Üniversitesinde araştırma görevlisi  Aleksandr Kogan, Facebook aracılığıyla hizmet veren “this is your digital life” isimli kişilik testi uygulaması aracılığıyla 87 milyon kişinin bilgilerini depoladı. 

FACEBOOK OPEN GRAPH'IN KULLANIM ŞARTLARINI DEĞİŞTİRDİ

2014 yılına gelindiğinde Facebook Open Graph'ın kullanımda bir değişikliğe imza attı. Artık üçüncü parti servislerin Facebook kullanıcılarının verilerine erişebilmesi için üyelerin onayı zorunlu hale getirilmişti. Ancak bu karar 2010 – 2014 yılları arasında toplanan veriler için bir kısıtlama getirmiyordu. Kogan, bu sayede elde ettiği bilgileri 2016 yılında siyasi danışmanlık amacıyla faaliyet gösteren Cambridge Analytica şirketine satabilmişti.  

FACEBOOK'TAN İLK CAMBRİDGE ANALYTİCA AÇIKLAMASI

Cambridge Analytica'nın adı medyada sıkça duyulmaya başlandığında tarih 11 Aralık 2015'i gösteriyordu. İngiliz Guardian gazetesi Cambridge Analytica'nın Demokrat Parti adaylarından Ted Cruz için on milyonlarca Facebook üyesinden elde edilen bu verileri kullandığını yazdı. 

Facebook’un çıkan bu haberlere cevabı yüreklere su serpiyordu. Zira sosyal medya devi, Kogan’ın uygulamasının ve Cambridge Analytica'nın elde ettiği verilerin silindiğini duyurdu. Ancak gerçek bir yıl sonra yani 2016 yılında ortaya çıktı. 

Facebook 2015 yılında yaptığı açıklamada Kogan’ın uygulamasının ve Cambridge  Analytica'nın elde ettiği verilerin silindiğini duyurmuştu. Ancak 2018'de ifade veren Facebook'un kurucusu gerçeğin farklı olduğunu şu sözler ile duyurdu: "Cambridge  Analytica 2015'te verileri sildiğini söylediğinde, bu durumu kapanmış sandık. Ama onların sözüne güvenmemeliydik. Bu yüzden Federal Ticaret Komisyonuna bu konuda haber vermedik."   Facebook 2015 yılında yaptığı açıklamada Kogan’ın uygulamasının ve Cambridge  Analytica'nın elde ettiği verilerin silindiğini duyurmuştu. Ancak 2018'de ifade veren Facebook'un kurucusu gerçeğin farklı olduğunu şu sözler ile duyurdu: "Cambridge  Analytica 2015'te verileri sildiğini söylediğinde, bu durumu kapanmış sandık. Ama onların sözüne güvenmemeliydik. Bu yüzden Federal Ticaret Komisyonuna bu konuda haber vermedik."  

İngiliz televizyon kanalı Channel 4'un açığa çıkardığı skandalda Cambridge Analytica şirketi, elde ettiği verileri 2016 Amerikan seçimlerini Donald Trump'ın kazanması için kullanmıştı. Skandalın ortaya çıkması ile kişilerden elde edilen verilerle, ABD'de kişiye özel reklamlar gönderilerek, seçmenlerin oy tercihlerine etki edildiği iddia edilmişti. Daha sonra benzer iddialar İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılığı yönünde bir karar ile sonuçlanan Brexit  referandumu için de dile getirildi. 

Facebook’un artık sadece eski arkadaşlarınızı bulduğunuz, fotoğraf ya da video paylaştığınız bir sosyal medya platformu değil siyasetin istikametine yön verebilecek bilgilere sahip olan bir platform olduğu aşikardı.  

Cambridge Analytica temelde kullanıcıların beğenilerine odaklandı. Şirket kullanıcıları ve sevdikleri şeyleri ilk 100 etkene ayırmak için ‘Tekil Değer Ayrışımı'nı kullandı. Raporlar bu yöntemin kullanıcıların siyasi yönelimi konusunda oldukça başarılı sonuçlar verdiğini gösteriyor. Milyonlarca kişinin tahmini olarak kime oy vereceğini tahmin eden sistem sayesinde kararsız seçmenler yalan haberler ile hedef alındı.

ZUCKERBERG SESSİZLİĞİNİ BOZDU

ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) de bu duruma sessiz kalmadı. FTC, 20 Mart 2018'de konu ile ilgili soruşturma başlattı. Bir gün sonra Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg  sessizliğini bozdu ve şu ifadeleri kullandı: 

"Sizin verileriniz korumak bizim sorumluluğumuz ve eğer bunu başaramıyorsak size hizmet etmeyi hak ketmiyoruz. Tam olarak ne olduğunu ve bu durumun bir daha gerçekleşmemesi için çalışıyorum." 

10 Nisan 2018'de Zuckerberg için yaşananları daha detaylı olarak anlatmanın zamanı gelmişti. ABD Senatosu Adalet Komitesi ve Ticaret, Bilim, Ulaşım Komitesinin ortak düzenlediği "Facebook, Sosyal Medya Gizliliği ve Veri Kullanımı ve Suistimali" adlı oturumunda ifade veren Zuckerberg 44 senatörün sorularını yanıtladı. 

"BU BÜYÜK BİR HATAYDI. BENİM HATAMDI VE ÖZÜR DİLERİM"

Zuckerberg, konuşmasında, Facebook'un veri sızıntısını önlemek için yeteri kadar çaba sarf etmediğini kaydederek şirketin yarattığı araçların olumsuz şekilde kullanıldığına, bunların arasında sahte haberler, seçimlere yabancı müdahale ve nefret konuşmalarının yer aldığı bilgisini paylaştı. Şirketin kullanıcılara karşı sorumluluğu için geniş bir bakış açısı almadığını ifade eden Zuckerberg, "Bu büyük bir hataydı. Benim hatamdı ve özür dilerim" dedi. 

CEZA TUTARINI SADECE 1 AYDA KAZANDI 

Temmuz 2019'da FTC ile anlaşan Facebook, 5 milyar dolar ceza ödemeyi kabul etti. Bu rakam her ne kadar 'rekor ceza' olarak lanse edilse de 5 milyar dolarlık ceza Facebook'un 2018 yılındaki gelirinin yüzde 9'una denk. 45 milyar dolar nakit rezervi bulunan Facebook, 2019'un ilk çeyreğinde (ilk üç ay) 15 milyar dolar kazandığını açıklamıştı. 

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER