Türkiye için 'oyuna gelme' vakti geldi de geçiyor

Aman başlık yanlış anlaşılmasın teknoloji dünyasındaki oyun sektöründen söz ediyorum... 

Bir ülkenin 'soft power'ını (yumuşak güç) ölçmek için uzmanlar o ülkenin dış pazara erişebilen film, dizi, kitap vb kültürel ihracatlarını da mercek altına alırlar. Ancak günümüzde bu listede oyunlar da kendisine yer bulmayı hak ediyor. 

Zira dijitalleşen dünyada hikaye anlatıcılığı da dönüşüme uğramış durumda. Artık oyunları saf eğlence öğesi olarak görmek yerine bir kültür köprüsü olarak da görmekte fayda var. 

Kültürel boyutun haricinde bir de işin ekonomik tarafı var. 2017 sonu itibari ile Türkiye'nin Gayrisafi Yurtiçi Hasılası (GSYH) 851 milyar dolar. 

Newzoo'nın yayınladığı son raporuna göre, global oyun sektörünün büyüklüğü ise 140 milyar dolara yaklaşmış durumda. 

Aynı araştırmaya göre, dünyada 2.3 milyar kişi, bilgisayar, tablet, telefon veya oyun konsollarından oyun oynuyor. Bu Türkiye’nin doğru yatırım ile dış pazarda ulaşabileceği kitlenin ne kadar büyük olduğunu gözler önüne seriyor. 

Ülkemizde ise bu sayı yaklaşık 30 milyon. Yani neredeyse ülke nüfusunun yarısı. Türkiye’deki oyun pazarının büyüklüğü ise 600 milyon dolar civarında.

Rakamların bize söylediği bir şey var: Tükettiğimiz kadar üretemiyoruz. 

TEK OYUNDAN 6 MİLYAR DOLAR 

Mikro bir örneğe baktığımızda 90 milyondan fazla kopya satarak 6 milyar dolar gelir elde eden Grand Theft Auto 5 gerçeği karşımıza çıkıyor. 

Bu yıla damga vuran Red Dead Redemption 2'ye baktığımızda ise bu oyunun yapımcı şirkete ilk üç günde yaklaşık 750 milyon dolar kazandırdığını görüyoruz. 

Sektörde her yıl Türkiye'nin toplam kazancının 6'da 1'i büyüklüğünde para dönüyor ve ülkemizin bu sektörden kazandığı gelir potansiyelinin oldukça gerisinde. 

Sektöre damgasını vurmuş oyunlara baktığımızda şu ortak özellikler ile karşılıyoruz... 

1- Kuvvetli bir hikaye 

2- Oyunculara tanıdığı özgürlük 

3- Yeni teknolojilerden sonuna kadar faydalanma 

Maalesef söz konusu oyunlar olduğunda hikaye konusunda oldukça zengin bir coğrafyada olmamıza rağmen bu zenginliği küresel bir fenomene dönüştürmekte Türkiye dizi sektörünün gösterdiği başarıdan fersah fersah uzağız. 

Bugün Türkiye’de çekilen diziler dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca eve konuk olurken oyunlarımız tabiri caizse daha basit mobil ve internet oyunlarından ibaret. 

Geçtiğimiz aylarda oyun devi Zynga’nın 250 milyon dolar karşılığında satın aldığı İstanbul'da hayata geçirilen Gram Games Türkiye'nin bu alandaki en büyük başarısı. 

Ancak Gram Games'in bu başarısının altını çizmek ile birlikte hızlı tüketilen mobil oyunlara yoğunlaşan şirketin başarısının Türkiye için büyük ancak global bazlı yeterli olmadığını belirtmekte fayda var.

ETİKETLER