'Uzay baronları' çağı için ilk adım atıldı

Soğuk Savaş döneminin iki kutuplu dünyasında ABD ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği'nin (SSCB) rekabetine sahne olan uzay yarışı tabiri caizse günümüzde devletlerin tekelinden kurtulduğu Forbes listesinin üst sıralarını bırakmayan özel şirketlerin oyun alanına dönüştü. 

Washington Post yazarı Christian Davenport, Jeff Bezos ve SpaceX'in sahibi Elon Musk gibi isimlerin NASA'ya nasıl kafa tutup, uzay yarışında önemli figürler haline geldiklerini anlattığı kitabına 'The Space Barons' (Uzay Baronları) adını vermişti. 

Görünen o ki 2018'de yayınlanan kitapta öne sürüldüğü gibi 21'inci yüzyıl bu isimlerin damgasını vuracağı 'uzay baronları çağı' olacak. 

Günümüzde gezegenimizin en zengin 500 ismi arasında yer alan 16 kişi uzay teknolojileri için her yıl milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Bu isimlerin uzay yarışındaki rekabeti Jeff Bezos'un attığı adım ile iyice kızışmış durumda. 

Online alışveriş platformu Amazon'un sahibi olan ve aynı zamanda gezegenimizin en zengin insanı olan Bezos Ay'a uzay aracı göndermeyi planladığını duyurdu ve tabiri caizse 'Uzay baronları' çağı için ilk adım atıldı. 

Bezos söz konusu açıklamasında sadece gezegenimizin tek uydusu olan Ay’a çıkacak hava aracını tanıtmak ile yetinmedi, insan kolonileri için yüzen uzay araçları konusundaki umutları hakkında da konuştu. 

Lansmanda fizik uzmanı ve uzay aktivisti Gerard K. O'Neill tarafından ortaya atılan, yer çekimini tetikleyen, insan ve bitki yaşamını devam ettirmeyi sağlayan kavramsal uzay kolonilerinin modelleri ‘O'Neill's cylinder’ da (O'Neill tüpü) görücüye çıkarıldı. 

Başka bir deyişle, yüzyıllardır gözünü uzaya diken ve uzay ile ilgili sayısız hayaller kuran insanoğlunun uzayı kolonileştirmesi için ilk adım teorik olsa da atılmış oldu. 

KISA VADEDE TURİZM UZUN VADEDE MADENCİLİK 

Peki uzay hedefi için her yıl kişisel servetinden 1 milyar dolar ayıracağını açıklayan J eff Bezos, PayPal satışından kazandığı paranın hatırı sayılır miktarını SapceX'e yatıran Elon Musk ve 60 yaşından sonra astronot olmaya karar veren Richard Branson gibi milyarder yatırımcıların kısa vadeli ve uzun vadeli hedefleri neler? 

Kuşkusuz Soğuk Savaş dönemindeki siyasi çıkar hedefleyen yatırımların aksine bu isimler doğal olarak yatırımlarının karşılığını almak üzere bu alana odaklanmış durumda. Tüm bu isimler ve şirketlilerin öncelikli hedefi uzay turizmi. 

Örneğin Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Galactic aracı, 250 bin dolar karşılığında yolcularına 6 dakikalık yerçekimsiz ortam keyfi sunmak için geri sayıma geçmiş durumda. 

Elbette Virgin Galactic’in yıllardır üzerinde çalıştığı bu proje uzay turizmi için ilk adım. Uzun vadeli hedefler arasında, yörüngede konaklama, Ay’a seyahat gibi daha uzun soluklu ve masraflı projeler var. 

Ancak milyarlarca dolarlık yatırımlara sahne olan yeni uzay yarışından şirketlerin tek beklentisi turizm gelirleri değil. Uzun vadede devletlerin ve şirketlerin iştahını kabartan şey uzay madenciliği. Zira Jüpiter ve Mars'ın arasında yer alan asteroid'lerin nikel, demir ve altın gibi değerli maddelere ev sahipliği yaptığı düşünülüyor. 

Bu alanda çalışmalar yapan kurumlardan birisi de Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA). Bu bölgede uzay aracı göndererek araştırma yapmayı planlayan NASA'ya göre, buradan elde edilecek maddelerin ekonomik değeri 10 bin katrilyon dolar. 

Dünya ekonomisinin toplam değerinin sadece 73.7 trilyon dolar olduğunu düşünürsek uzay madenciliğinin ne denli büyük bir iş koluna evrilebileceğini çok daha rahat anlarız. 

UZAY MADENCİLİĞİNİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL 

Ancak uzay madenciliğinin önünde çok büyük bir engel var o da bu işin günümüz teknolojisi ile kar edilemeyecek kadar masraflı olması. 

Örneğin en yüksek platin kaynağa sahip gök taşlarında bile 800 gram platin elde etmek için bir ton cevher çıkartılması gerekiyor. Bu da, 2,5 ton ağırlığındaki bir robotun, ağırlığının 100 katı cevher taşıması gerektiği anlamına geliyor. 

ETİKETLER