Aşıya güvenelim, hızlı hareket edelim

Şu bilgi çok net ve açık: Elimizde "bir ölü virüs aşısı" seçeneği var. Mevcut verilere göre de oldukça güvenli. Koruyuculuğunun Pfizer, Moderna ve Oxford aşılarına oranla biraz daha düşük olduğu söylense de bilinen, denenmiş, güvenilir bir aşı üretim teknolojisiyle geliştirilmiş bir seçenek bu. Şimdi en hızlı şekilde bu seçeneği değerlendirmek ve olabildiği kadar çok insanımızda virüse karşı bağışıklık oluşturmak durumundayız. Kısacası, pandemide en etkili çözüm aşıdır. Ve elimizde öyle bir seçenek var gibi görünüyor.

ntv.com.tr 16.01.2021 - 07:01 | | Son Güncelleme : 16.01.2021 - 07:13

Herkes gibi ben de halkımızın koruyuculuğu yüksek aşılarla aşılanmasını isterim. Ancak aşı uygulamalarında koruyuculuk kadar güvenlik meselesinin de önemli olduğunu iyi bilirim. Bu aşamadan sonra "Hangi aşı" tartışmasını bir kenara bırakmamız ve mümkün olduğu kadar "hızlıca" toplumumuzun önemli bir kesimini aşılayıp süreci tamamlamamız lazım. Kısacası, konu aşı olduğundan güvenlik ve koruyucu güç kadar, hız meselesi de önemlidir. Ve biz şidi "hız meselesinin önem kazandığı" yeni bir zaman dilimine girmiş bulunuyoruz.

HIZ MESELESİ NEDEN ÇOK ÖNEMLİ

Hayatın çoğu alanında hızdan hoşlanmayız! Ama söz konusu olan bir pandemiyse, hem de hayatı ciddi oradan tehdit eden viral bir pandemiyse ve elinizde o pandemiyi sonlandıracak herhangi bir aşı seçeneği de varsa, yapcağınız ilk şeyin mümkün olduğu kadar hızlıca hareket etmek, toplumun en az yüzde 60-80'ine bağışıklık sağlayacak bir aşı kampanyasını olabilecek en kısa sürede tamamlamak olmalıdır. Kısacası, aşı meselesi ve aşılama süreci içinde bulunduğumuz bu şartlarda özellikle bu aşamada asla "uzatmaya" gelmez. Çünkü "uzatma" yani "zaman kaybı" virüsün kullanığınız aşıya karşı mutasyon oluşturarak güç kaanmasına, direnmesine dolayısıyla elinizdeki aşının etkinliğinin azalmasına yol açabilir. Anlatmak istediğim özetle şudur: Sağlık Bakanlığımız açıkladıkları aşı arakamlarını mümkün olduğu ölçüde süratle ülkemize getirmeli ve aşılama kampanyasını en geç 3-4 ay içinde bitirmelidir. Aksi takdirde, aşıya karşı bağışıklık kazabilecke yeni bir corona virüs canımızı yakmaya devam edebilir.

"AŞI GELDİ, PANDEMİ BİTTİ Mİ?"

Hayır, bitmedi! Bilelim ki aşı pandemiyi baskılayacak, kontrol altına almamızı  sağlayacak bir numaralı seçenektir. Ama yine bilelim ki aşılama sonrasında da virüs bizimle birlikte olmaya devam edecek, etkisini muhtemelen "düşük profilli bir kış enfeksiyonu" şeklinde sürdürmeye devam edecektir. Tabii ki daha iyi bir ihtimal de var: Önceki  SARS virüsü saldırısında olduğu gibi, bu virüs de kendiliğinden olumlu yönde mutasyonlara uğrayıp ortadan kaybolabilir. ama görünün o ki bu çok küçük bi rihtimaldir. Ve yine görünen  o ki virüs gezegenimizde varlığını sürdürmeye devam edecek, bir kış enfeksiyonu olarak bizimle birlikte yaşamını sürdürürecektir. Ne var ki elimizde bu kadar fazla aşı seçeneği ve deestek ilacı olduğu sürece önümüzdeki yıllarda bu virüsten korkmamızı gerektirecek bir durumun olmayacağı da aşikardır.

HER SABAH BAŞINIZI AĞRITABİLECEK 7 FARKLI SORUN

Sabah baş ağrıları yaygın bir sorun. Özellikle pandemi sürecinde daha da öne çıkan bir sağlık problemi. Bu ağrıların farklı nedenleri var. O nedenlerden ilk 7'si şunlar:

NEDEN 1: Genelde aşırı stres yoğunluğu, ruhu gergin, kafası karışık, günxel sorunlarını çözememiş ve o gece yatağa endişe ile girmiş kişilerde sabah baş ağlarının sık görüldüğünü biliyoruz.

NEDEN 2: Akşam alınan alkolün miktarı abartıldığında da ertesi sabahla baş ağrılarıyla uyanmak şaşırtıcı bir durum değil.

NEDEN 3: Sabah baş ağrıları gizli bir depresyonun ilk işareti olabilir. Sessiz, derinden giden ya da yeni başlayan bir depresyonun ilk işaretlerinden birinin de sabah baş ağrılarıyla uyanmak olduğu iyi bilinir.

NEDEN 4: Gece yaşanan kan şekeri düşmelerinin ve sabah hipoglisemilerinin de mühim bir baş ağrısı sebebi olabileceği aklınızda olsun.

NEDEN 5: Farkına varmadığımız bir hipertansiyon probleminiz varsa, bu da sabah erken saatlerde kendi başınızı ağrıtarak hatırlatabilir. Sabah baş ağrılarından yakınan hetrkesin ilk yapacağı işlerden bri kan basıncını öğrenmek olmalı.

NEDEN 6: Uykusuzluğun da sabah baş ağrılarıyla bir bağlantısı var. Uyku saatleindeki değişimler ve her zamankinden daha kısa süren uyku dilimleri de başımızı ağrıtabiliyor.

NEDEN 7: Uyku apneleri/uykuda solunum durması nöbetleri, horlamalar, burnu tıkayan sorunlar nedeniyle ağızdan nefes almak zorunda kalanlar, kısacası beynine gece boyunca yeteri kadar oksijen kazandıramayanlar da sabahları yataktan baş ağrısıyla uyanabilirler. 

AKLINIZDA OLSUN KANSER KALKANI BESİNLERDE İLK 10

- Zerdeçal

- Domates ve ürünleri

- Turunçgiller

- Probiyotik besinler

- Maydanoz

- Lahana ve arkadaşları

- Zencefil

- Soğan ve sarmısak

- Tarçın

- Bitter çikolata

KALSİYUM ZENGİNİ 10 BESİN

- Yoğurt

- Kefir

- Peynirler

- Kuru erik

- Kuru incir

- Kuru baklagiller

- Lahana

- Badem

- Yumurta sarısı

- Ispanak, pazı, karalahana

NOT ALIN MAGNEZYUM EKSİKLİĞİNİN İLK İŞARETLERİ

- Yorgunluk, halsizlik

- Kramplar

- Baş ağrıları

- Sıklaşan migren atakları

- Gerginlik

- Duygusal dengesizlikler

- El ve ayaklarda uyuşma ve karıncalanmalar

- Uyku sorunları

- Kabızlık

HER ŞEYE MAYDANOZ OLUN

Maydanozun her derde deva olduğunu söylemek doğru olmasa da onun, mükemmel bir "doğal ilaç", muhteşem bir "yeşil eczane" olduğu kesindir. Nedenine gelince...

-K vitamini, kalsiyum ve magnezyum zenginliği nedeniyle "kemik dostu"dur.

-C ve B vitaminleri yoğunluğu nedeniyle "bağışıklık desteği"dir.

-Arginin isimli anti tümör maddesi nedeniyle "kanser kalkanı" gibidir.

-Potasyumda güçlü yapısı sebeibyle de "kalp ve damar ilacı" kadar etkilidir.

Tavsiyem şudur: Sağlığınız için sofralarınızda maydanoza daha sık ve bol yer verin. Salatalarınıza, zeytinyağlılara ve çorbalarınıza, et tavuk yemekleri ve balıklarınıza daha çok maydanoz ekleyin. Kısacası "her şeye maydanoz olak" iyi bir şeydir deneyin...

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER