Çözümün sırrı ‘SIR’ modelinde

‘SIR modeli’ bulaşıcı hastalıklar pratiğinde sık kullanılan önemli bir parametre. COVID-19 pandemisiyle yeniden gündeme geldi.

ntv.com.tr 13.05.2020 - 08:17 |

‘SIR modeli’ bulaşıcı hastalıklar pratiğinde sık kullanılan önemli bir parametre. COVID-19 pandemisiyle yeniden gündeme geldi.

Modeli oluşturan 3 harf İngilizcedeki ‘S’usceptible, ‘I’nfection ve ‘R’ecovered sözcüklerinin baş harfleri.

‘S’ grubundakiler hastalığa yakalanma ihtimali ve eğilimi olan sağlıklı ama hassas kişileri, ‘I’ grubundakiler hastalığa yakalanmış ve bulaştırıcı bireyleri, ‘R’ grubundakiler ise hastalığı yenip bağışıklık kazananlar ile hastalığı alt edemeyip hayatını kaybedenleri gösteriyor.

BANA GÖRE: ‘SIR’ MODELİ NASIL ÇALIŞIYOR 

UZMANLAR ‘SIR’ modelindeki bu 3 parametreden yola çıkarak üç ayrı soruya cevap arıyor:

* Hastalık ortalama ne kadar zamanda bulaşıyor?

* Hasta veya taşıyıcı biri hastalığı ortalama kaç kişiye bulaştırabiliyor?

* Hastalanan kişiler ortalama ne kadar zamanda iyileşiyor?

Bu üç parametrenin üçü de önemli ama ikincisi, yani R0 olarak bilineni en kritik olanı, neticeyi en fazla etkileyeni. R0, çok ama çok önemli bir yol gösterici. Salgının kontrol altında mı yoksa kontrolsüz mü seyrettiğini en kolay o parametreye bakarak anlayabiliyoruz. İsterseniz gelin, R0 parametresini biraz daha araştıralım.

BİR BİLGİ: R0 BİZE NE ANLATIYOR?

R0 basitçe ‘virüsün üreme katsayısı’ hakkında bizi bilgilendiriyor. Hasta veya taşıyıcı birinin, hastalığı kaç kişiye bulaştırabileceğini anlatıyor. Ama R0’ı belirlemek zannedildiği kadar kolay değil ve bunun pek çok nedeni var.

* R0’ı belirlemede kullanılan parametrelerdeki değerler sık sık değişebiliyor.

* Değerler değiştikçe, R0 rakamları da azalıp çoğalabiliyor.

* Dünya Sağlık Örgütü son hesaplamalarında koronavirüsün R0 değerini 2-2.5 arasında kabul ediyor.

* R0’ın çok daha yüksek olduğu başka bulaşıcı hastalıklar da var. Mesela kızamık ve suçiçeğinde rakam 10’un üzerinde. Güncel, bildik, her yıl yaşadığımız influenza (grip) virüsünde ise oldukça düşük, 1.5 civarında.

KISA BİLGİ: SİHİRLİ RAKAM: 1

R0 değerinde hedef (sihirli) rakam 1 olarak kabul ediliyor. R0, 1’in altına inince salgını yönetenler de halk da rahatlıyor. Zira 1’in altındaki rakamlar virüsün yayılım hızının neredeyse sona yaklaştığı anlamına geliyor.

R0 rakamının 1’in üzerine çıkması ise bulaşıcılığın yeniden arttığına, dolayısıyla salgının süreceğine, kısacası durumun kontrol altından çıkma eğilimi gösterdiğine işaret ediyor.

İşte tam da bu noktada önlemler yeniden sıkılaştırılmaya, tedbirler yeniden sertleştirilmeye başlıyor.

BİR SORU: BİZDE ‘R0=16’ OLDU MU? 

HAYIR, olmadı. Bu tamamen yanlış bir değerlendirmeden kaynaklanıyor.

Doğrusu şu: Salgını bir orkestra şefi başarısıyla yöneten Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca, nisan ayı başında yaptığı bir açıklamada İstanbul’da sadece bir noktada, bir COVID-19 hastasının hastalığını 16 ayrı kişiye bulaştırdığını açıkladı. Bu açıklama ile de dikkat edilmezse bulaşmanın ne kadar hızlı ve yaygın olabileceğini anlatmaya çalıştı. Ama hiçbir zaman bizdeki R0 rakamının 16’yı bulduğunu söylemedi.

Kanaatimce bizdeki R0 rakamı da hiçbir zaman 4’ü geçmedi.

BANA GÖRE: BİZDE R0 ŞİMDİ NE DURUMDA?

BİZDEKİ R0 rakamının ne olduğunu ben de net ve açık olarak bilmiyorum. Tahminime göre salgının başladığı ilk günlerde bu rakam 3’ü buldu hatta 4’ü bile zorladı. Daha sonra alınan önlemlerle birlikte 2 civarına indi.

Şimdilerde ise 1 ila 2 arasında bir yerde seyir gösterdiğini ve 1’e yaklaştığını düşünüyorum.

Eğer önlemlere uymaya devam edersek, yakın bir gelecekte 1’in altını göreceğimizi de umuyorum.

SONUÇ BİLGİ: R0 NASIL DÜŞER?

R0 rakamını 1’in altına indirme görevi, krizi yönetenler ve hastalığı tedavi edenlerden ziyade halkın elinde. Halkın o salgında uygulanan kısıtlamalara uyum kapasitesinde.

Uzmanlara göre hemen her ülkede COVID-19 salgınını kontrolde yani R0 değerini aşağılara düşürmede ‘sokağa çıkma yasağı’ ve veya ‘evde izolasyona uyma oranı’ en etkili faktör oldu. Ayrıca sosyal mesafe, hijyenik önlemler, özellikle el temizliği ve daha sonra gündeme gelen maske kullanımı da işi kolaylaştırdı.

Kısacası evde kalarak virüsü sokağa mahkûm etmenin en etkili önlem olduğu kesindir.

OKUYUCU SORULARI
ELLERİ ALKOLLE OVMAK VİRÜSÜ PARÇALAR MI?

ELLERİN ve dış yüzeylerin en az yüzde 60 derece alkol içeren sıvılarla ovularak silinip temizlenmesi işe yarayabilir ama alkol oranının yüzde 80’lere çıkarılması daha yüksek bir güvenlik sağlar. Bu bilgiler bilimsel olarak da onaylanmıştır. Ne var ki virüsle mücadelede alkolün ne beden temizliği için ne de içmek suretiyle kullanılması asla doğru bir yol değildir. Dahası riskli ve tehlikeli bile olabilir...

SICAK BANYO VİRÜSÜ ETKİLER Mİ?

BANYODA kullanılan suyun ısısı beden ısısını arttırmaz. Ayrıca bedene sıcak su uygulamak bize cilt üzerindeki virüsleri yok etme garantisini de vermez. Benzer durum sauna için de geçerlidir. Ama yine de sıcak banyonun da saunanın da (tek başına girmek ve hijyene dikkat etmek koşulu ile) genel sağlık için faydalı olabileceğini bilelim...

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER