Haydi Türkiyem sana bu yakışır

Maçın ilk devresini biz kazandık ama maç hâlâ bitmedi. Bir de ikinci devresi, yani bundan sonrası var...

ntv.com.tr 29.04.2020 - 07:23 |

İki hafta kadar önce günlük yazımın tepesine “Yapma Hocam, biraz erken olmuyor mu bu çıkış?” diyenlere kulak asmadan ‘Bu başarı alkışlanır’ yazdım.

Çünkü iyi haber uzakta değildi. Ortada ucu görünen bir başarı vardı ve bu önce Sağlık Bakanı ve Bilim Kurulu’nun, sonra da halkın başarısıydı. Bana düşen, hayat hocam ‘rahmetli S. Demirel’in öğretisine uymak’, “Marifet iltifata tabidir” kuralını devreye sokmaktı. Ben de öyle yaptım. Yazıma ucu görünen bir başarıyı alkışlamakla başladım.

Zaten güzel Türkiyemize yakışan da böyle bir başarıyı yakalamaktı... Peki şimdi neredeyiz? Maçın ilk devresini biz kazandık ama maç hâlâ bitmedi. Bir de ikinci devresi, yani bundan sonrası var...

BANA GÖRE
EVET, ŞİMDİLİK İYİ GİDİYORUZ

EVET, iyi gidiyoruz. Kaybettiğimiz güzel insanlarımızın hüznü içimizi acıtsa da güven verici haberler almaya devam ediyoruz. Ve o haberler bize, “Biraz daha gayret edin, bu belayı yenmek üzeresiniz” mesajı veriyor. Dün akşamki rakamları görünce ben de sizin gibi aynı duyguya kapıldım ve içimden “Haydi Türkiyem, sana da bu yakışır zaten!” demek geldi. Ama anında kendimi tuttum. Tuttum çünkü bu zorlu maç hâlâ bitmedi. Çünkü unutamadığım bir tıp tarihi dersi hâlâ gizli gizli içimi kemirmeye devam etmekteydi.

Peki neydi o ders?

BİR BİLGİ
BİR ŞEHRİN SALGINLA İMTİHANI

Salgın, ABD’nin Philadelphia şehrinde 1. Dünya savaşına hazırlanan orduya destek yürüyüşünde binlerce kişiye bulaştı. Philadelphia’ya 1400 kilometre uzaklıktaki 800 bin nüfuslu St. Louis kentinin yöneticileri hızlıca önlem alarak karantina uyguladı. St. Louis, ABD’nin büyük şehirleri arasında en az ölümün yaşandığı şehirdi.

1. AŞAMA: ÖNCE BÜYÜK BİR BAŞARI

1918’de patlayan İspanyol gribi pandemisinden etkilenmeyen kıta, ülke, şehir kalmadı. Dünya nüfusunun üçte birini hasta eden o müthiş salgında tahminen 100 milyon insan öldü. Depremin en çok vurduğu ülkelerden biri de ABD oldu.

Hikâye burada başlıyor.

Amerika’nın St. Louis şehri yönetimi ve halkı başlangıçta çok güzel ve doğru işler yaptı. Erken davranıp okulları, oyun alanlarını, işletmeleri kapattı, toplantıları yasakladı. Neticede de salgının ilk saldırısını ufak çizikler, küçük yaralar ve en az insan kaybıyla atlattı. St. Louis yönetimi ve halk, muazzam bir başarıya imza attı.

Peki sonra ne oldu? Çok şey!

Salgının ilk dalgasından sonra yaşananlardan bizim ve herkesin çıkaracağı çok mühim dersler var. O dersler şunlar...

2. AŞAMA: SONRASI BÜYÜK BİR YIKIM

Rehavete kapılan St. Louis halkı ve yönetim tedbirleri erken bıraktı. Okulları, işyerlerini, ibadethaneleri, park ve bahçeleri hemen, yeniden, erkenden açtılar. Sosyal izolasyon ve sosyal mesafe kurallarını süratle kaldırdılar. Neticede de ‘salgın gerçeği’ni ıskaladılar. Beklenen oldu.

Salgın yeniden patladı ve yayıldı. Gereksiz ve aşırı rehavet, erken ve anlamsız özgüven başlangıçtaki başarının üzerine kocaman bir çizik attık. Binlerce kişi hastalandı, yüzlerce insan kaybedildi.

Kısacası, gevşemenin sonu felaket oldu.

BİZİM İÇİN
ST. LOUIS FELAKETİNDEN ALINACAK DERS

TARİH aynadır. Konu sağlık olunca da tıp tarihine bakılmalıdır. Tıp tarihi önceki salgınlarda yapılan ve tekrarlanıp duran hataların en güçlü ve öğretici vesikasıdır.

Evet, iyi gidiyoruz ama lütfen rehavete kapılmayalım. Lütfen önlemleri ısrarla sürdürelim.

Salgın uçağından sağ salim ininceye kadar hatta o uçağın park ettiği havaalanını hepimiz sağ salim terk edinceye kadar kemerlerimizi bağlı tutmaya, önlemlere sıkı sıkı sarılmaya devam edelim.

Hijyenik tedbirleri sürdürelim. Evde kalmaya, sokağa çıkmamaya özen gösterelim. Sosyal mesafeyi koruma ve maske takma kurallarını terk etmeyelim.

BİR MÜJDE
OXFORD AŞIDA İYİ GİDİYOR

BİR iyi haber de dün İngiltere’den geldi. Oxford Üniversitesi aşı yarışını önde götürdüğünün ilk işaretlerini verdi. Oxford’un Jenner Aşı Enstitüsü’ndeki bilim insanları ilk testlerden olumlu sonuçlar aldıklarını, geliştirdikleri aşıyı etkili bulduklarını ilan ettiler.

New York Times’da çıkan habere göre o bilim insanları şimdi de aşıyı bir an önce insanlığın hizmetine sunabilmek için ‘acil durum onayı’ beklentisi içindeler.

Uzmanlara göre eğer bu onay alınabilirse aşı önümüzdeki eylülde hazır olabilecek.

BİR İSTEK
GELİN ŞU BOĞAZ’I ERGUVAN CENNETİ YAPALIM

ÖNERİ büyükşehir belediyesine mi, başka bir yere mi yapılmalı bilemedim. Ama erguvanın Boğaz’a en çok yakışan renk, erguvan çiçeklerininse Boğaz’ı en çok şımartan süsler olduğu kesindir.

Erguvanın pek çok sözlük anlamı var: Güç, kibir, naz, niyaz bunlardan bazıları. Hepsi de İstanbul’a yakışıyor. Ben onu bunu bilmem, Boğaz’a en çok yakışan çiçeğin ve rengin erguvan olduğundan hiç şüphe etmem.

Bu şehri yönetenleri Boğaz’ı bir erguvan cenneti yapmaya davet ediyorum.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER