Hedef her gün en az 500 bin aşı

Toplumsal bir aşılanma çabası içine girdiğimiz bugünlerde günlük aşı rakamlarında "en az 500 bin" hedefini tutturmak zorundayız.

ntv.com.tr 14.06.2021 - 07:16 |

Eğer önümüzdeki sonbaharı bir ilkbahar gibi kutlamak istiyorsak, eğer okullarımızı açmak, işimize gücümüze dönmek, ekonomimizi yeniden zıplatmak arzusundaysak bu rakamda ısrara mecburuz. Bunu başarabilirsek aylık ortalamada 15 milyon insanımızı tek dozda etkinliği oldukça yüksek (yüzde 85) ve koruması bir hayli uzun süreli olan (8-12 hafta) “tek doz BioNTech” aşısı ile bağışıklama hedefini yakalarız. Bu yöndeki vefakâr çabaları nedeniyle başta hemşire kardeşlerimiz ve aile hekimlerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına şimdiden teşekkür borçluyuz.

ÖNEMLİ
BAĞIRSAKLARINIZI STRES TORBASI YAPMAYIN

Biliyorum, hepimizin yapacak çok işi var. Ve yine çok iyi biliyorum ki çoğumuzun bütün bu işleri yapabilmek için yeterli zamanı da yok. Neticede “zaman sıkışıklığı problemi” ile başlayan bu bildik ve günlük süreç hepimizin bedenlerini öncelikle de sindirim sistemini, birinci planda ise bağırsaklarını adeta bir “stres torbası” hatta “stres çöplüğü”  haline getirdi. Bilelim ki stres özellikle de uzun süren ve kontrol edilemeyen stres hali bağırsaklarımızın biyolojisini derinden etkiliyor. Öncelikle de bağırsaklardaki iç dengeyi altüst ediyor. “Probiyotik gücümüz” azalıyor, bağışıklık sistemimiz yorgun düşüyor. Bitmedi! Kontrol edilemeyen stres yoğunluğu aşırı yeme dürtüsünü uyandırıp kilo aldırıyor. Hatta bazılarımızda alkol tüketimini bile tahrik edebiliyor. Neticede de sağlığımızda çok yönlü bir bozuşma başlıyor. Stres-bağırsak ilişkisiyle doğrudan bağlantılı olan “Huzursuz Bağırsak Sendromu”nun son zamanlarda en sık görülen sindirim sistemi hastalıklarından biri olmasının sebebi de zaten bu değişimler.

İYİ BİLGİ
GLUTENİ AZALTMAK ŞART MI

Gluten tahıllarda bol bulunan bir protein. Fazlası bağırsak içi dengeyi altüst edebiliyor. Hele bir de gluten alerjiniz var ve gizli ya da açık bir “Çölyak hastası” iseniz durumunuz daha da ciddileşiyor. Çölyak hastalarının glutenli yiyecekleri ağızlarına bile sürmemeleri gerekiyor. Zira bu hastalarda gluten “ishal, gaz, karın ağrısı, yorgunluk, kansızlık, kilo kaybı” gibi sorunlara yol açıyor. Diğer taraftan sağlıklı pek çok kişi glutene alerjik olmasa da “duyarlı” olabiliyor. Sağlık pratiğinde “gluten hassasiyeti/duyarlılığı” olarak tanımlanan bu sorun maalesef zannedilenden çok daha yaygın bir problem.

KISA BİLGİ
GLUTEN HASSASİYETİNİN 10 İŞARETİ

1. Hazımsızlık, şişkinlik

2. Gaz ve karın ağrısı

3. Bulantı ve mide ağrıları

4. Kötü kokulu ve inatçı ishal atakları.

5. Halsizlik ve yorgunluk.

6. İştahsızlık ve kilo kaybı.

7. Kas, eklem ve baş ağrıları.

8. Tekrarlayan ağız yaraları, aft atakları

9. Dilde ağrılı şişme.

10. Depresif bir ruh hali.

UNUTMAYIN
BESLENME ANAYASASININ 3 DEĞİŞMEZ MADDESİ

1. İhtiyaç kadar yenilecek! Ne çok, ne az.

2. Dengeli beslenilecek! Protein, karbonhidrat ve yağlar belirli bir denge içinde kazanılacak.

3. Çeşitlendirilecek! Hep aynı sebzeler, meyveler, et ve süt ürünleri tüketilmeyecek, beslenme olabildiğince çeşitlendirilecek.

BİR TAVSİYE
DAHA ÇOK LİKOPEN İÇİN 

Likopen domatese kırmızı rengini veren doğal bir mucize. Efsane bir tabii ilaç. Bizi kanserden, damar sertliğinden, bellek kaybından koruyabilen muazzam bir güç. Domatesteki likopeni daha çok kazanmak istiyorsanız, domatesin bütününü değil, ezilmişini, hırpalanmışını (!) yani olabildiğince parçalanmışını tercih edin. Bu tür işlemlerden geçen domates ürünleri (salça) daha çok likopen ihtiva ediyor. Bu faydayı biraz daha arttırmak için domatesi işlemek (ısıl işlemden geçirmek) ve üzerine azıcık da zeytinyağı eklemek lazım. Bana sorarsanız “domates çorbası” bütün bu işlemlerin hepsini bünyesinde barındıran muazzam bir likopen bombasıdır.

ÖZET BİLGİ
NE KADAR KIRMIZI ET

Beslenme uzmanları haftada 2 veya 3 kez 80-100 gram kırmızı et tüketmenin sağlıklı bir yetişkin için yeterli olduğu düşüncesindeler.

BİR UYARI
BALIĞA YANLIŞ YAPMAYIN

BALIĞI önce una bulayıp, üstüne bir de kızgın yağda kızartırsanız bakın o balıkta neler oluyor:

1. Balıktaki Omega 3 miktarı sıfıra inebiliyor.

2.  Kızarmış balık kızartma yağındaki Omega 6 yükü ve trans yağ bombardımanı nedeniyle bir “sağlık zararlısı” besin haline geliyor.

3. Yağda kızarmış un ise içeriğindeki toksik yapılar nedeniyle bağışıklık sistemimize zarar veriyor.

ÖZETİ ŞUDUR: Izgara veya buharda pişen balıkları tercih etmeliyiz.

UNUTMAYIN
SUSUZLUK NE YAPIYOR

* Yorgun düşürüyor.

* Çok yediriyor.

* Uyku getiriyor.

* Belleği zayıflatıyor.

* Kafayı karıştırıyor.

* Depresyonu tetikliyor.

* Reflü ve gastrit yapabiliyor.

* Kabız bırakıyor.

* Tansiyonu düşürüyor.

* Gözleri kurutuyor.

* Bağışıklığı zayıflatıyor.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER