Hızlı yemek kilo aldırıyor

ESKİ bir bilgi bir kez daha teyit edildi: Güvenilir bir araştırmanın sonuçlarına göre sadece çok yiyip kötü beslenenler kilo almıyor.

Lokmalarını yeteri kadar çiğnemeden yutan, yani çok hızlı yiyenler de risk altındalar. Bu kötü alışkanlığı ısrarla sürdürenlerin yavaş yiyenlere göre en az yüzde 40 daha fazla “kilo riski” var. Aynı araştırmaya göre orta hızda yemek yiyenlerle yavaş yiyenler karşılaştırıldığında oran yüzde 20’ye iniyor. Bizim klinik gözlemlerimiz de bu bilgiyi destekliyor. Bize göre de ne hızda yediğiniz en az neyi ne kadar yediğiniz kadar mühim bir ayrıntı. Bir lokmayı ne kadar çok çiğnersek, ağzımızda ne kadar çok döndürürsek kilo alma riskini o ölçüde azaltabiliyoruz. Lokmanın lezzetini daha fazla almak da bu işin bir başka faydası. Netice şu: Her lokma en az 20 defa çiğnenmeden yutulmayacak, mümkünse 30-40 defa çiğnemek hedeflenecek...

KALIN BAĞIRSAK KANSERİ ÖNLENEBİLİR Mİ?

KALIN bağırsak kanseri de çoğu kanser gibi akşamdan sabaha oluşan bir kanser türü değil. Gelişimi uzun bir süreç gerektiriyor. Bağırsakta önce bir polip oluşuyor. Bu polip zaman içinde kötü yönde bir dönüşüm geçiriyor. Bu dönüşüm, çok hızla ilerleyebilen bazı genetik geçişli kanser tiplerinde bile 3 yıldan az değil. Genelde 5 ila 7 yılı buluyor. Bu nedenle şu bilginin altını ısrarla çizin! 40’ından, hele hele 50’sinden sonra herkesin bir kolonoskopik inceleme yaptırması ve bu incelemeleri ortalama 5 yıllık aralıklarla tekrarlatması şart. Bu incelemeyi yaptıralım ki eğer kolonoskopide bir polipe rastlanırsa erkenden yakalanıp sapından koparılmış bir elma gibi koparıp atılsın...

7 MADDEDE ŞEKER DETOKSU

1-Uykusuz kalmayın. Uykusuzluk şekerli besinlere yöneltir.

2- Protein zengini bir kahvaltı yapın. Tok tutar, şeker ihtiyacını azaltır.

3- Çaya, kahveye şeker atmayın. En etkili şeker detoksu budur.

4- Nişasta zengini besinlerden uzak durun. Özelllikle unlu besinlere dikkat edin.

5- Alkolün dozunu kaçırmayın. Alkol de bir çeşit şeker, hatta süper şekerdir.

6- Çok sık yemeyin, ara öğünlerinizi azaltın. Sık yemek şeker yeme ataklarını tetikler.

7- Meyveyi azaltın ve yarı olgun olanını tercih edin. Çok tatlı meyvede şeker detoksunu engeller.

İYİ HABER: BADEM VE KURU ERİK İKİLİSİ KEMİK DOSTU


- BADEM de erik de tıka basa bitkisel kalsiyum deposu. En faydalı bitkisel kalsiyum kaynakları listesinde ikisi de ilk 10’da. Birincilik ise bademin hakkı. Çünkü o, güçlü protein yapısı ile de muhteşem bir kemik dostu. Ama onu asla tuzlamak ve kavurmak yok. Doğal haliyle çiğ olarak yiyeceğiz. Kuru erikte ise kalsiyumun yanı sıra bağırsakları daha kolay boşaltan sorbitol var. Siyah kuru erik antosiyaninin gücü sayesinde aynı zamanda çok güçlü bir antioksidan. Bu hafta için kadınlara harika bir akşam keyfi tüyosu: Akşamları bir bardak yeşil çay, yanına 2 tane kuru erik, 4-5 tane badem yiyip kemiklerinize de beyninize de bayram yaptırmaya ne dersiniz?

KÖTÜ HABER: SİGARADA RADYASYON TEHLİKESİ BİLE VAR

- SİGARANIN zararları sadece içindeki toksik maddeler, serbest radikaller, karbonmonoksit ve katran ile sınırlı değil... Sigarada radyasyon tehlikesi bile var. Sigarada ‘polonyum’ denilen radyoaktif bir madde de mevcut ve içilen her sigara ile akciğere polonyum zehrini de pompalıyorsunuz. Sigara da farkına varmadığınız gizli bir radyasyon kaynağı. Günde 2 paket sigara içen birine radyoaktif madde taşıyan biri muamelesi bile yapabilirsiniz.

SİLİMARİN KARACİĞERİ KORUYOR

- SİLİMARİN ‘devedikeni (milk thistle)’ olarak bilinen bitkiden elde edilen harika bir doğal molekül. Her şeyden evvel müthiş bir antioksidan. Çok etkin bir serbest radikal avcısı. Bu yeteneğini bedendeki ‘glutatyon’ seviyelerini çoğaltarak hakediyor. Daha doğrusu gücünü kaybetmiş (indirgenmiş) glutatyonu yeniden aktive etmesinden alıyor. Silimarin, farklı bitkilerde bulunabilse de en yoğun olarak meryemana bitkisinin tohumunda bulunuyor. Gövde ve yapraklarda da var ama tohum ve filizlerdeki miktar çok yüksek. Silimarin hücrede mitokondri fonksiyonlarını iyileştiren bir madde. Detoks sistemlerini harekete geçirerek karaciğeri alkol ve ağır metaller dâhil toksinlerini atması konusunda destekliyor. Hatırlatalım: Silimarin zengini devedikeni bir tür yabani enginardır. Enginardaki sinarinle devedikenindeki silimarin bu nedenle akrabadır. Karaciğeri yağlanmaktan koruyan bu müthiş molekül insülin direnci ile mücadelede de işe yarıyor.

OBEZİTE ERKEĞİ DAHA ERKEN ÖLDÜRÜYOR

- ŞİŞMAN kadınlarla şişman erkeklerin obezite süreçleri farklı. Araştırmalara göre obezite nedeniyle hayata veda etme ihtimali aynı kilodaki erkeklerde kadınlara göre 2-3 kat daha yüksek. Bu bilgi ciddi bir araştırmanın neticesi ve sonuç çok net: Kilolu, özellikle göbekli erkekler hayata kilolu kadınlardan daha erken veda ediyor. Nedeni de muhtemelen aşırı insülin yükü. İnsüler sistem erkeklerde kadınlardan çok daha aktif. Bunun neticesinde de erkeklerin damar yaşlanması ve diğer kronik hastalıklara yakalanma riski daha fazla.

DİYABET İLAÇSIZ DA İYİLEŞEBİLİR

- ÇOCUKLUK çağının Tip1 diyabeti ile yetişkin döneminin Tip2 diyabeti farklı hastalıklardır. Tip1 diyabette, yani çocukluk döneminde gelişen insüline bağımlı şeker hastalığında düzenli insülin tedavisi şarttır. Yetişkin dönemi diyabetinde, yani Tip2 diyabette ise durum çok farklıdır. Tip2 diyabetin etkili yaşam tarzı değişiklikleri ile nerede ise yüzde 100 iyileştirilebildiğine dair net ve açık kanıtlar var. Tip2 diyabeti sadece iyileştirmek değil, önlemek de mümkün. Yediklerinize biraz dikkat ettiğiniz, aktivitenizi arttırıp doktorunuzun planladığı tıbbi tedavileri (metformin, pioglitazon) düzenli uyguladığınız zaman sorunu kontrol altına almamız çok kolay. Ayrıca sadece ‘beslenme ve egzersiz’ ikilisi ile ilaç bile kullanmadan problemini çözebilen hastaların sayısı da bir hayli yüksek. Bu bilgiyi lütfen “Şeker hastasıysanız ilaçlarınızı kesin, onlara gerek yok!” şeklinde yorumlamayın. İlaçlarınızı bırakma kararını doktorunuza danışın. Siz beslenme ve aktivite konusuna odaklanın.

ETİKETLER