Koronadan bir gol daha yemeyelim

Sürecin net ve açık kontrol altına alındığından emin olana kadar futbol dahil hiçbir sportif etkinlik yapılmamalı. Yoksa bir ‘korona golü’ yiyip sahadan mağlubiyetle ayrılmamız hiç sürpriz olmaz.

ntv.com.tr 04.05.2020 - 07:33 |

Salgının en çok etkilediği alanlardan biri de sportif etkinlikler oldu.

Pandemi sebebiyle dünyanın hemen her yerinde bu tür etkinlikler yasaklandı. Sportif etkinliklerin ve tabii ki öncelikle futbolun sadece o sporları yapanlarla sınırlı olduğunu düşünmek mümkün değil. Muazzam bir seyirci kitlesi, inanılmaz bir yazılı ve görüntülü medya organizasyonu ile dev bir ekonomik faaliyetin de sürdüğü bir alan bu.

Bilindiği gibi başlangıçta müsabakaların seyircisiz oynanması gibi bir önlemle yola çıkıldı. Ama görüldü ki bu önlem, seyircileri korusa bile sporcuları (mesela futbolcuları, antrenörleri ve hatta yöneticileri) korumaya yetmiyor. Neticede de haklı olarak sportif müsabakalar tamamen durduruldu. Bulunduğumuz noktaya bakıp iyimserliğe kapılmamalıyız. Salgının kısmen de olsa kontrol altına alınması futbol vb sportif müsabakaların seyircisiz de olsa yeniden başlatılması anlamına gelmiyor.

Sürecin net ve açık kontrol altına alındığından emin olana kadar futbol dahil hiçbir sportif etkinlik yapılmamalı. Yoksa bir ‘korona golü’ yiyip sahadan mağlubiyetle ayrılmamız hiç sürpriz olmaz.

BİR UYARI: AVM’LER AÇILSIN MI AÇILMASIN MI?

NET ve açık olmasa da maçın ikinci devresini de biz önde götürüyor, virüse karşı üst üste ve farklı cephelerde başarılı sonuçlar alıyoruz. Ama daha önce de ısrarla belirttiğim gibi, bu maç bitmedi. Mücadelemiz hakem bitiş düdüğünü çalana, yani ‘Sağlık Bakanımız maçı kesin bir galibiyetle tamamladığımızı ilan edene kadar’ sürecektir.

Bana göre bu önemli maçı kazanmamızda etkili olabilecek önemli kararlardan biri de AVM’lerin açılıp açılmaması sorusunun cevabıdır. Daha da önemlisi, AVM’lerin nasıl ve ne zaman açılacağı sorularına verilecek akıllı yanıtlardadır.

Eğer ‘AVM’lerden ihtiyaçlarımız yanında korona virüsleri de satın almayı’ düşünmüyorsak, bu kararı çok ciddi şekilde gözden geçirmek zorundayız.

BİR BİLGİ: KRONİK HASTALIKLAR ŞİMDİ NEDEN ÇOK ÖNEMLİ

BİLİYORUZ ki virüsü kapan herkesin hastalığa yakalanması mümkün. Ve öğrendik ki kronik bir hastalığı olanlarda hastalık hem daha kolay yerleşiyor, hem de daha ağır seyrediyor.

Yoğun bakıma yatırılan hatta entübasyon uygulanmak zorunda kalan ve neticede maalesef kaybedilen COVID-19 hastalarının çoğu aynı zamanda ek bir kronik hastalığı olanlar.

Biliniyor ki bu hastalıklardan birine veya birkaçına yakalananlar virüsle ve yarattığı neticelerle mücadelede yeterince başarılı olamıyorlar. Virüsün oluşturabileceği fırtınalara direnemiyorlar.

Peki neden? Yanıtı alttaki kutuda...

İLK SORUSU: KRONİK HASTALIKLAR BİZE NE YAPAR?

KRONİK hastalıklar her yaşı ilgilendiren ama en çok da orta ve ileri yaşları tehdit eden sağlık sorunlarıdır. Ortak özellikleri hemen hepsinde hafif, orta veya yüksek yoğunluklu bir ‘kronik iltihaplanma’ halinin de bulunmasıdır.

Neredeyse tamamında bedenle o hastalık arasında yıllarca ve bazen de ömür boyu sürebilen bir tür ‘düşük yoğunluklu savaş’ yaşanıyor. Ne acı ki o savaşta beden teslim olmasa da galip gelmeyi, yani savaşı kazanıp hastalığı defedebilmeyi, özetle süreci ‘şifa’ ile neticelendirmeyi beceremiyor. Hastalıkla beden arasındaki bu savaş için için yanan bir yangın gibi (kronik inflamasyon/iltihap) sürüp gidiyor.

İKİNCİ SORUYA GELİNCE: KRONİK HASTALIĞIN TEDAVİSİ YOK MU?

KRONİK hastalıkların tedavisinde modern tıbbın da genelde eli kolu bağlı. Ciddi bir şeyler yapamıyor. Ama yine de en azından süreci ‘şifayla’ neticelendiremese de ‘salah ile’ yani bir tür ‘iyilik hali’ ile kontrol altında tutmaya çalışıyor.

Şeker hastasıysanız diyabet hapları, kalp-damar hastasıysanız kolestrol tabletleri, hipertansiyonluysanız antihipertansif ilaçlarla size yardımcı olmaya çalışıyor. Aynı zamanda da beslenmeniz, uykunuz, aktiviteniz, ruhsal problemleriniz, fazla kilolarınızla ilgili bir dizi önlemler uyguluyor. Sizi kirli havanın, sigaranın, alkolün, diğer toksik maddelerin, gıda
katkılarının zararlarından korumaya gayret ediyor.

ÜÇÜNCÜ SORUYA GELİNCE: HANGİLERİ KRONİK HASTALIK SAYILIYOR?

UZUN süren, ‘tam şifa ile’ iyileşmesinde başarılı olunamayan hastalıkların hemen tamamını kronik hastalık şemsiyesinin altına yerleştirmemiz mümkün. Sürece böyle bakarsak listeye gözdeki katarakt ve sarı nokta hastalıklarını, sinir sistemindeki Parkinson hastalığı, Alzheimer hastalığı, multiple sklerozu, bağışıklık hastalıklarını yani çölyak hastalığı, otoimmün hastalıklar, romatizmal bazı sorunlar ve diğerlerini eklemek yani listeyi uzatmak mümkün ama söz
konusu ‘koronavirüs riski’ olduğunda o listeyi daha da kısa tutmak lazım.

Kısa listeyi yandaki/alttaki kutuda görebilirsiniz...

ÖNEMLİ BİLGİ: COVID-19’DA RİSKİ ARTTIRAN HASTALIKLAR

* Şeker hastalığı

* Hipertansiyon

* Kanserler

* KOAH

* Kalp ve damar hastalıkları

* Kronik organ yetersizlikleri (nefritler, hepatitler)

* Kronik vaskülit hastalıkları

* Obezite

* Bağışıklık yetmezliği hastalıkları

ÜZÜCÜ HABER: MURAT DİLMENER’İ KAYBETTİK 

KORONAVİRÜS pandemisi ülkemizin efsane hocası, mükemmel hekim ve insan profesör doktor Murat Dilmener’i de aramızdan aldı. Murat Hoca iç hastalıkları alanının önemli bilim insanlarından biri idi. Kederli ailesi, hastaları, öğrencileri ve meslektaşlarına baş sağlığı ve sabır diliyorum. Allah’ın rahmeti üzerine olsun. Huzur içinde uyusun...

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER