Metilasyon bozulunca neler oluyor

Her şeyden evvel “homosistein” yükümüz artıyor. Neticede de sinir sistemi ve damarlarda dengeler altüst oluyor...

Muhteşem, mükemmel, benzersiz bir metabolik yapılanmamız var.

Bize bir ömür tıkır tıkır hizmet eden bu harika yapılanmanın en önemli parçalarından biri de “metilasyon döngüsü”...

Bu döngü çok ama çok mühim.

Bozulunca birden çok şey aksıyor.

Mesela neler mi?

Her şeyden evvel “homosistein” yükümüz artıyor. Neticede de sinir sistemi ve damarlarda dengeler altüst oluyor. Ayrıca depresyona eğilim başlıyor. Sonuç mu?

“Unutkanlık, konsantrasyon kaybı ve kafa karışıklığı” ile karakterize “sisli beyin” denilebilecek bir gelişme devreye giriyor. Metilasyon bozulunca kronik hastalıklara, kalp-beyin, damar hastalıklarına eğilim de artıyor. Bitmedi!

DNA ve RNA’nın üretimi bozuluyor.

Genetik yapılanma tehdit altına giriyor.

Pek çok enzim, hormon (seratonin, dopamin, nörepinefrin) ve yaşamsal maddenin üretimi aksıyor.

Sözü fazla uzatmaya gerek yok.

Metilasyonun eksikliği de fazlalığı da mühim dertler, önemli meseleler.

Peki nedir, neyin nesidir, nasıl anlaşılır metilasyon meselesi? Merak ediyorsanız buyurun...

KISA BİLGİ

METİLASYON TAKIMINDA KİMLER VAR

Pek çok organizasyonumuz gibi metilasyon sürecimizin düzgün işlemesi de takım oyununun zorunlu olduğu bir süreç. İyi bir metilasyon döngüsü, methionin, sistein gibi aminoasitleri; B6, B12, B9 (folik asit) hatta B1, B2, C vitamini gibi vitaminleri; magnezyum, selenyum, çinko, kobalt, bakır gibi mineralleri ve koenzim Q10’unun varlığını gerekli kılıyor. Bunlardan herhangi birinin eksikliğinde sistem altüst oluyor. O halde bunları düzenli kullanmak, bedeni bunlardan mahrum bırakmamak mühim bir mesele... Kanınızdaki homosistein, B12, folik asit, koenzim Q10, selenyum, çinko, seviyesi işte bu nedenle mühim ayrıntılar.

BİR RİCA

‘ZİHNİ SİNİR’ TAVSİYELERE KULAK ASMAYIN

Ülkece mustarip olduğumuz bir sendrom var. Adına ben “3S sendromu” diyorum. Açıklaması şu:

Güzel ülkemin güzel insanları üç konuya çok duyarlıdır.

1- Sağlık.

2- Siyaset.

3- Spor.

Özellikle konu “sağlık” olduğunda herkes anında kulak kabartır. Belki de bu nedenle yeterince kanıtlanmamış hatta hiç bir zaman doğruluğu tartışılmamış “ezber bozan(!)” önerilere ilgi oldukça fazladır. İşte o ‘Zihni Sinir’ önerilerden bazıları kutu da özetledim.

MÜFTÜOĞLU: KAHVALTI 1 NUMARADIR

HATIRLATMA: ‘ZİHNİ SİNİR’ ÖNERİLERDE İLK 10

1) Kahvaltı yasaklansın, kilo yapıyor.

2) Yumurta yemeyin, iltihabı tetikliyor.

3) Tahıl yemeyin, zekâyı gıdıklıyor.

4) Aşılanmak çok yanlış, aşı yaptır-
mayın.

5) Bitkisel yağları da yasaklamalı, yasaklar listesine zeytinyağı da eklenmeli.

6) Antibiyotik kullananlar nar yememeli, nar suyu içmemeli.

7) Kolesterol halk sağlığının düşmanıdır, görüldüğü her yerde düşürülmeli.

8) Peynirde morfin benzeri bir bağımlılık yapıcı var, peynire de yasak getirilmeli.

9) Her sorunun suçlusu bağırsaklarda aranmalı; saç dökülmesine, burun kaşıntına bile probiyotik verilmeli.

10) Koşmak yürümekten daha iyidir!

Not: Bu tavsiyeleri yapan sağlık uzmanlarından sizin adınıza azıcık insaf, bir tutam hoşgörü istirham ediyorum.

BİR NOT

2020’NİN TAKVİYE YILDIZLARI

MAGNEZYUM: Her magnezyum tuzunun ayrı bir marifeti var. “Sitrat” tuzunu “kramp”lar, “glisinat+malat+sitrat” tuzu karışımlarını “homosistein yüksekliği/sisli beyin” meselelerinin çözümüne, “nöropatiler” ve “uyku” sorunlarına destek olarak kullanacağız. Epsom tuzu (magnezyum sülfat) ile keyifli ve dinlendirici uyku banyolarına yelken açıp, “klorür” tuzundan (magnezyum klorür) üretilen magnezyum yağı ile kas ağrılarımızı azaltacağız.

PROBİYOTİKLER: Özellikle “hedef odaklı” yani “sorun çözen” probiyotikleri bu yıl da kullanacağız. Gaz, şişkinlik için ayrı, bağışıklık için farklı, demir noksanlığı için şaşırtıcı, ishal ve kabızlık için değişik probiyotikler de geliyor, hazırlıklı olun.

METİLLENMİŞ VİTAMİNLER: Metilasyon yaşamsal bir metabolik süreç. Onu dengeleyen ve metil kobalamin (B12), metil folat (B9), B6 vitamini, glisin, betain, Same içeren metilleyici destekler bu yıl çok sık kullanılacaklar. Özellikle “fibromiyalji” ve “sisli beyin” sorunları ile “kronik yorgunluk” ve “homosistein yüksekliğine” getirdikleri çözümler metilasyon desteklerini daha popüler yapıyor.

PROPOLİS: Propolis bal arılarının ağaçlardan topladıkları reçineyi kullanarak ürettikleri doğal bir ilaç! Antibiyotik, antivirütik, antifungal yani bakteri, virüs, mantar yok edici etkileri var. Kanserlerden korunma, bağışıklığı güçlendirme, karaciğeri destekleme, çok daha mühimi yaşlanmayı geciktirmede de (antioksidan) işe yaradığı gösterildi. Kısacası bu yıl propolis bazlı ürünleri (damla, pastil, tablet, reçine) çok daha sık kullanacağız.

KOLAJEN: Cilde, kemiğe, tendon (kiriş/bağ) ve eklemlere verdiği net ve açık faydalar kolajen takviyelerine bu yılda da gözde doğal desteklerden biri olma fırsatı veriyor. Özellikle Tip 1 ve Tip 2 kolajen takviyelerinin önü açık...

BİR SORU

YAŞLANDIKÇA KİLOMUZ ARTAR MI?

Yaş ilerledikçe metabolizma yavaşlar. Bu yavaşlamanın doğal sonucu da yağ biriktirmek, yani yağlanmaktır. Eğer gerekli önlemi almazsanız her yıl yaklaşık yarım kilo alırsınız. Yaşlanmanın yol açtığı bir diğer olumsuz gelişme de “kas kaybı” dır. 60’lı yaşlarda –eğer almaz iseniz- her yıl yüzde 1-2 kas kaybı yaşarsınız. Kısacası yaşlılık biraz daha çok yağlanma ve kas kaybı ile eşanlamlıdır. Yapılması gereken de daha düzenli aktivite yapmaktır. Egzersiz ileri yaşlarda bile metabolizmanızı yüzde 20-30 arttırabilir, ayrıca kas kaybına da engel olabilir.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER