Mükemmel bir cildin yaşı, zamanı, mevsimi yok!

Mükemmel bir cildin yaşı, zamanı, mevsimi yok! Ne yazık ki bu hassas yapının yaşlandıran ve yapısını bozan pek çok düşmanı var. Bunlardan ilk 5’i, cilt yaşlanmasının en az yüzde 90’ından sorumlu. Eğer cildinizi bu 5 mühim zararlıdan uzak tutabilirseniz daha genç, düzgün, nemli, ipeksi bir cilde sahip olabilirsiniz. Evet, bugün dersimiz genç, formda, zinde ve ipek gibi bir cildin koruyucu yol haritası. Buyurun...

VARAN 1

Güneş ve sigara: Dikkatsiz güneşlenmek, güneşlenmeyi abartmak, cildi güneşle kontrolsüz buluşturmak cildinize yapabileceğiniz en büyük fenalıktır. Güneşin de azı karar çoğu zarardır. Sigaraya gelince: Sözü uzatmaya gerek yok. Sigara cildin en büyük düşmanıdır.

VARAN 2

Şeker: Şekerin cilde yaptıklarına bakarsanız, onu “düşman” değil “cani” olarak nitelemeniz bile mümkün! Ne kadar çok şeker yerseniz cildinizi o kadar hızlı yaşlandırırsınız. Hele bir de çok fazla tüketirseniz cildinizi çöplüğe çevirirsiniz. 
Hızla ve bol miktarda şeker tükettiğinizde yükselen kan şekeriniz cildinizin adeta “reçel” kıvamına gelmesine neden olur. Ayrıca cildin ana destek yapısını oluşturan proteinlerin şekerlenmesine tıbbi deyimle glikasyonuna neden olup kolajen ve elastenin yapışkan ve karamelize bir maddeye dönüşmesine yol açar.

VARAN 3 

Un ve nişasta: Ekmeğin ve diğer fırın ürünlerinin, evde yaptığınız her türlü un içerikli atıştırmalıklar, açma, poğaça ve böreklerin, kurabiye, pasta ve keklerin, yemeklerinize eklediğiniz mısır nişastası ve benzeri kabartma ürünlerinin, mısır, mısır gevreği, hamur tatlıları ve benzeri ürünlerin, patates, puding, cips, bisküvi, grissini, kraker ve benzerlerinin cildinizi yaşlandıran, en zararlı besinler olduğunu aklınızdan asla çıkarmayın.

SODYUM POTASYUM ORANINA DİKKAT

Daha önce de yazdım, bir daha hatırlatayım. Yaşadığımız sağlık sorunlarının çoğu beslenme hatalarımızla birebir bağlantılı. 

Son yıllarda işte o hatalardan birini çok daha sık yapmaya başladık. Beslenme yanlışlarımızda ısrar ederek sodyum/potasyum oranını bozmayı başardık.

Doğrusu besinlerle potasyumu sodyumdan 5-10 kat fazla kazanmak iken, oranı tersine çevirip neredeyse 10 sodyuma 1 potasyum kazanır hale geldik! Peki neden? Ne oldu? Nedeni basit:

İhtiyacımızdan fazla tuz (sodyumun ana kaynağıdır) tüketiyoruz. Bu hata yetmezmiş gibi potasyum zengini besinleri de çok az tüketip potasyum kaybettiren ilaçları (idrar söktürücüler, kabızlık çözücü laksatifler) neredeyse leblebi gibi yutuyoruz.
Netice mi? Daha çok kas ağrıları ve krampları. Daha sık ve çok böbrek hastalığı. Daha yüksek tansiyon değerleri. Daha çok kalp ve damar hastalığı, felçler...

MAGNEZYUMUN MARİFETLERİ

-Kas kramplarını önler. 
- Kabızlık sorununa çözüm üretir.
- Uykuyu destekler. 
- Depresif ruh halini olumlu yönde takviye eder. 
- El ve ayak uyuşmalarını azaltır. 
- Kronik iltihabi süreçleri baskılar. 
- Tansiyonu dengeler. 
- Detoksu takviye eder. 
- Metilasyon süreçlerinde devreye girer. 

Not: Yukarıda belirtilen durumlarda doğru bir magnezyum tuzu kullanmak anahtar noktadır. En yaygın kullanılan magnezyum tuzu olan magnezyum oksitin ciddi bir işlevi olmadığı da (çöp magnezyum) unutulmamalıdır.

ETİKETLER