Corona virüsün ilacı FYB207 mi?

Aşılardan sonra ilaçlardan da iyi haberler geliyor. Son haber Almanya’dan. Alman biyoteknoloji firması FORMYCON, tedavide de muazzam bir başarıya imza atmak üzere... Firma yetkilileri ve bu yeni molekül üzerinde çalışan bilim insanları “FYB207” kod adı ile tanımladıkları etkili bir “ACE2 antikor füzyon proteini” geliştirdiklerini açıkladılar. Hatta iddialarını bir tık daha ileriye taşıyıp ABD ve Avrupa’daki ilaç yetkililerine “ön izin” için müracaatta bulundular. Detaylara gelince...

ntv.com.tr 17.12.2020 - 07:22 |

Belirttiğim gibi, hücrelerimizdeki ACE2 reseptörleri yeni koronavirüsle mücadelenin anahtar noktası. Bu reseptör virüs için adeta bir kapı kilidi görevi üstleniyor. Virüs ona tutunabilirse hücreye rahatça girebiliyor. Eğer biz virüsün ACE2 reseptörüne bağlanabilmesini önleyebilirsek, virüs hücreyi kolay kolay etkileyemiyor. Neticede de biz hastalanmıyoruz veya virüsler daha az sayıda hücreye bulaşabiliyor. Biz de süreci daha hafif belirtilerle atlatma şansı yakalıyoruz. Yukarıda da bahsettiğim FYB207 isimli ilacın da marifeti zaten bu. Yiyeceklerimizde bulunan kuversetinin de ilaca benzer işler yapıyor. Kuversetin bir flavonoid ve doğadaki 4 bin flavonoidden sadece biri. Ama sağlığımız üzerinde muazzam etkileri var. Elmada, kırmızı soğanda, turpta, kapari, lahana, suteresi ve daha pek çok bitkide bulunan doğal bir mucize. Muazzam bir antioksidan. Anlaşılan o ki kuversetin COVID-19’dan korunmada da işe yarayabilecek. Peki nasıl? Yanıtı aşağıda bulacaksınız.

AKLINIZDA OLSUN
KUVERSETİN NE YAPIYOR

Onaylanmış pek çok bilimsel çalışmada net ve açık olarak gösterildi ki kuversetin güçlü bir antiviral. Etkili olduğu virüsler arasında inflüenza virüsü, rinovirüs ve SARS virüsü var. Kuversetin antiviral gücünü yeni koronavirüsün ACE2 reseptörüne tutunmasını engelleyerek de kullanabiliyor. Ayrıca araştırmalara bakılırsa, virüsün oluşturabileceği damar zararlarını engellemek, oluşabilecek ölçüsüz bağışıklık yanıtlarını dengeleyebilmek ve pıhtı oluşumunu zorlaştırmak gibi ek faydaları da söz konusu. Araştırmalar kuversetinin destek olarak da kullanılabileceğini düşündürüyor ama gelin siz çözümü burada da doğada ve doğalda arayın, bugünlerde biraz daha elma, lahana, kırmızı soğan, turp tüketmeye çalışın.

FYB207 NE YAPIYOR?

FYB207 adı verilen bu ACE2 antikor füzyon proteini, virüsün hasta ettiği hücrelere bulaşırken kullandığı ACE2 reseptörünü bloke ediyor. Bilindiği gibi, koronavirüs hücrelere girmek için hücrenin duvarında yer alan ACE2 reseptörünü kullanıyor. Virüs hücreye bir kez girdikten sonra da süreç artık durdurulamaz hale geliyor. RNA içeriğini hücre içerisinde tekrarlama imkânı bulan virüs hızla çoğalarak onu ele geçiriyor. Zamanla o kadar yüksek sayılara ulaşıyor ki artık hücreye sığamıyor, onu patlatıp diğer hücrelere yayılarak doku ve organlara yayılma fırsatı buluyor. İşin kötüsü, ACE2 reseptörleri sadece ağız ve burnumuzdaki yüzey hücrelerinde bulunmuyor. Örneğin akciğerler bu reseptörün en yoğun olduğu organlardan biri. Ve zaten bu nedenle de virüse paçasını kaptıranların bir kısmında -Allah korusun- hayatı sonlandırabilecek düzeyde ağır zatürreler gelişebiliyor. Lütfen affedin, üzülerek biraz daha detaya girelim: Virüs ACE2 reseptörü bulunan her doku ve organda hasar yapma potansiyeline sahip. Zaten bu nedenle de virüs beyin iltihabı (ansefalit), böbrek iltihabı (nefrit), karaciğer iltihabı (hepatit) da yapabiliyor. Kısacası eğer COVID-19’dan hastalanmış birini tedavi etmek istiyorsak, hedefimiz virüsün ACE2 reseptörlerine tutunmasını engellemek olmalıdır. “FYB207” kod adlı “ACE2 antikor füzyon proteini” de işte bu işi başarıyor.

CORONA VİRÜSTE MUTASYON İHTİMALİ GRİPTEN 30 KAT DAHA DÜŞÜK

Haber Rusya’dan geliyor. Rusya Bilimler Akademisi üyesi virüs hastalıkları uzmanı Vitaly Zverev, koronavirüsteki mutasyon eğiliminin grip virüsü inflüenzanınkinden 30 kat daha düşük olduğunu iddia ediyor. Dr. Zverev’e göre yeni koronavirüsün protein yapılanmalarında bugüne kadar ciddi bir yapısal değişiklik oluşmadı. Bu ilaç ve aşı geliştirme yönünde önemli bir avantaj olabilir. Bu habere sevinmemek mümkün mü?

BİR ÖNERİ
BİSİKLETE BİN, SAĞLIĞINI KORU

Cadde ve sokaklarda bisikletle dolaşanların çoğaldığını gördükçe acayip keyifleniyorum. Hele bir de onları sabahın erken veya akşamüzerinin dingin saatlerinde Boğaz’da gruplar halinde turlarken görmek beni acayip mutlu ediyor. Nedeni şu: İtiraf edelim ki biz milletçe bisiklet ayıplısıyız! Ciddi bir bisiklet kullanma eksikliğimiz var. Ve bilelim ki bisiklet keyfinden uzak kalmak bizim en büyük yanlışlarımızdan biri. Bunda belediyelerimiz, şehir planlayıcılarımız, eğitimcilerimiz ile birlikte biz doktorların da payının olduğu kesin. Oysa bisiklete binmek sadece aerobik bir egzersizden, yalnızca dengeyi güçlendiren bir aktiviteden ibaret değildir. Bisiklet pandemide de en güvenilir ulaşım şeklidir. Toplu ulaşımın son derece riskli sayıldığı pandemi günlerinde ulaşımda bisikleti tercih etmek en akılcı kararlardan biridir. Mesela bisiklet kullanıyorken maske takmak zorunda değilsiniz. Ayrıca başkalarından virüs kapmak gibi bir güvenlik endişeniz de sıfıra yakın gibidir.

HATIRLATMA
PİLATES Mİ YOGA MI

Pilates de yoga da son yılların sevilen ve hayranlarının sayısı hızla büyüyen aktivite trendleri. İkisini de beğeniyorum. İkisi için de tavsiye edici yazılar yazdım. Tavsiyeme gelince: Bedensel ve ruhsal egzersizleri aynı anda yapmak istiyorsanız yogayı tercih edin. Hedefiniz daha fit, daha bir “sırım gibi görünmek” ise pilatese yönelin. Vaktiniz ve aklınız varsa ikisini de birlikte yürütün. Ama bir şartla! Yürümeyi ihmal etmeden!

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER