Pes etmek yok

Zekâmızı kullanıp korunarak, aklımızı kullanıp yeni çözümler bularak bu savaşı biz kazanacağız...

ntv.com.tr 13.04.2020 - 07:15 |

Tamam, cuma gecesi müthiş bir kaza idi.

Tamam, üstümüzden silindir gibi geçti.

Kabul ediyorum...

Onca emeğin önemli bir kısmı, o gece çöpe gitti...

Ama yolumuz uzun...

Ve avantaj hâlâ bizde.

Zekâmızı kullanıp korunarak, aklımızı kullanıp yeni çözümler bularak bu savaşı biz kazanacağız...

Yeter ki yılmayalım...

Yeter ki önerilere harfiyen uyup, tedbiri elden bırakmayalım...

Ve yeter ki...

Yaşamsal bir ihtiyaç yoksa, evden asla çıkmayalım...

BANA GÖRE  / DİSİPLİNE İHTİYACIMIZ VAR 

Evet, güçlü ve büyük bir milletiz. Evet, ciddi bir tehdit aldığımızda taş kadar güçlenir, birbirimize sımsıkı kenetleniriz. Evet, sevginin, yardımın, şefkatin, ilginin, zor günlerde “Ben buradayım!” demenin en kralını biz biliriz. Bunların hepsine eyvallah ama bu salgın belası bize gösterdi ki önemli bir eksiğimiz var: Disiplinsiziz!

Önemli, altını tekrar tekrar çizmemiz gereken bir ayrıntı bu. Öyle ki koronavirüs kadar zararlı ve bulaşıcı. Bir hoca olarak şunu belirteyim: Zor ve önemli bir viraja girdik. Öncekinden çok daha dikkatli ve disiplinli olmak zorundayız.

Devletten, bilim insanlarından, sağlık otoriteleri ve doktorlardan gelen tavsiyelere sıkıca ve harfiyen sarılmalıyız. Sorumluluk ve disiplin seviyemizi bu savaş bitene kadar maksimuma çıkaralım, maksimumda tutalım. Sadece disiplin de yetmez bu savaşta. Uyumlu, dikkatli, bilgili ve ilgili de olmamız şart. Bilelim ki önümüze konulan her kısıtlama geçicidir, bizim içindir. Hepimiz ve geleceğimiz içindir. Sabırlı, sakin ve disiplinli olursak savaşı biz kazanacağız,

ZAFER BİZİMDİR!

3 İYİ HABER

İLAÇLAR DA ANTİKORLAR DA KÖK HÜCRE DE İŞE YARIYOR

1. İLAÇ TEDAVİSİ BAŞARILI 

Sahada hizmet veren, yani koronavirüsle göğüs göğüse savaşan doktor arkadaşlarımın ortak görüşleri şu: İlaçlar işe yarıyor! Hâlâ hastalığı iyileştirdiği kanıtlanan bir ilaç yok elimizde ama kullandıklarımızla da iyi sonuçlar alıyoruz. Yeter ki hastalığı erken teşhis edebilelim, yeter ki sağlık ordumuzu güçlü tutalım.

2. PLAZMA/ANTİKOR TEDAVİSİ

Hastalıktan iyileşenlerin kanlarındaki bağışıklık gücü antikorları özellikle ağır durumdaki hastalara verdiğimizde eğer işlem usulüne uygun yapılmış ise beklenenden de iyi bir iyileşme süreci devreye giriyor. Bu tedavi, görünen o ki devreye daha fazla sokulması halinde yüzümüzü daha çok güldürecek.

3. KÖK HÜCRE BAŞARILI 

Kök hücre nakli de öncelikle genel durumu bozuk ve bu nedenle yoğun bakım süreci içinde olanlara uygulanmaya başlandı. Mesela doktor Ercüment Ovalı ve ekibi bu konuda ciddi mesafeler aldı. Ankara, İstanbul, Malatya, Gaziantep, Adıyaman... Diğer merkezlerin de başarılı çalışmaları var.

İKİ KÖTÜ HABER

Koronavirüs savaşında kaybettiğimiz sağlıkçılara 38 yaşında genç bir eczacı kardeşimiz de eklendi. İsmail Durmuş kardeşimizi rahmetle anıyor ve ailesine sabırlar diliyoruz.

İtalya'da koronavirüsten ölen doktor sayısı dün itibarıyla 100’ü geçti. Şükürler olsun ki kaybettiğimiz sağlıkçı sayısı bizde şimdilik sınırlı ama yine de tedbiri elden bırakmamamız şart.

OKUR SORULARI 

NE KADAR SU İÇMELİYİM? 

Başlıktaki soruyu soran sadece ‘bir okurumuz’ değil. Sağlığa meraklı Genel Yayın Yönetmenimiz Ahmet Hakan. Ertuğrul Özkök’le sürdürdükleri “50 yaş üstü mü, 70 yaş üstü mü daha güçlüdür” yarışında susuz kalma riskini bertaraf etmek isteyen Ahmet kardeşim, Hürriyet Bilim Kurulu’ndaki hocalarımıza “Ne kadar su içmeliyim?” diye soruyor. Sabredip bekleyemedim, yanıtı ben vereyim dedim.

Sorunun yanıtı şu: Yaşınız ne olursa olsun su içmek için susamayı beklemeyin. Düzenli ama gün içine yayarak, sık sık su yudumlamayı ihmal etmeyin. Mümkünse sert suları, yani mineral zengini olanları tercih edin. Çok soğuk veya sıcak içmeyin. Ayakta değil de oturarak içmeye gayret edin. Yeteri kadar su içip içmediğinizden emin olmak istiyorsanız idrarınızın rengini izleyin. Eğer o renk su gibiyse yeteri kadar su içtiğinizden emin olabilirsiniz.

VİRÜS NELERİ SEVİYOR NELERİ SEVMİYOR? 

Koronavirüs pürüzlü yüzeyleri seviyor, pürüzsüzleri sevmiyor. Plastik ve çelik yüzeyleri seviyor, karton ve bakır yüzeylerden nefret ediyor. Kapı tokmaklarına bayılıyor, kumaş gibi gözenekli yüzeylerden uzak duruyor. Soğuğa ve neme bayılıyor, sıcaktan ve rüzgârdan nefret ediyor.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER