Trump çabuk mu iyileşti

Trump, COVID-19 teşhisinden sonra gelişebilecek muhtemel bazı sorunlara karşı önlem olarak Walter Reed Hastanesi’ne yatırılarak tedavi edildi.

ntv.com.tr 08.10.2020 - 08:55 |

Başlangıçta başkanın sağlık durumunun ciddi olduğu söylense de tedavi kısa sürdü, Trump birkaç günde taburcu oldu. Ne var ki uygulanan tedaviler hakkında ABD’li uzmanlar arasında hâlâ ciddi görüş ayrılıkları var. Çoğu uzman ortada bir “VIP sendromu” durumu olduğunu ve başkana gereksiz yere çok ağır tedaviler uygulandığını ileri sürüyor. Bazı uzmanlar da tam tersine ortada ciddi bir durumun olmadığı, sürecin siyasi nedenlerle bilerek büyütüldüğü düşüncesindeler. Peki kim haklı? Yapılan tedavilerde gerçekten bir aşırılık (over terapi) söz konusu olabilir mi? Bana göre, hayır! Zira başkan Trump ,“70’i geçen yaşı, kilo fazlalığı, ılımlı düzeyde de olsa yaşadığı hipertansiyon ve şeker hastalığı gibi sorunlar” nedeniyle otomatik olarak risk grubuna alınabilir. Ve doğal olarak da risk grubundaki hastalara neler yapılıyorsa ona da aynı tedaviler uygulanabilir.

KISA BİLGİ
TRUMP’A HANGİ İLAÇLAR VERİLDİ

“İstirahat” tedavinin ayrılmaz bir parçası ama yatak istirahati yanında “oksijen desteği”nin de verildiği anlaşılıyor. Ayrıca henüz deneme aşamasında olsa da ABD’li bir firmanın geliştirdiği (Regeneron) yeni bir yapay “antikor kokteyli” de tedavi sürecine eklenmiş. Antiviral ilaç olarak ise yine ABD’li bir ilaç firmasının geliştirdiği (Gilead) “Remdesivir” isimli antiviral kullanılmış. Bununla da yetinilmemiş, daha sürecin en başında tedavi planına “Deksametazon” isimli kortizon grubu bir ilaç da eklenmiş. Tartışma da zaten tam da buradan, “Deksametazon”dan çıkıyor. Çoğu uzman Deksametazon’un bu kadar erken kullanımını gereksiz ve aşırı buluyor. Peki haklılar mı?

İYİ BİLGİ
DEKSAMETAZON ÇOKTAN ONAYLANDI

Bugüne kadar pek çok araştırmada net ve açık gösterildi ve onaylandı ki Deksametazon özellikle klinik tablonun ağırlaşmasını önlemede mükemmel bir seçenektir. Deksametazon kullanan hastalarda hastalığın belirtileri hafiflemekte, iyileşme hızlanmakta, yoğun bakımda kalma süreci kısalmaktadır. Ama yine de şu bilginin altını çizmek isterim: Tedavi gibi konularda “uzaktan kaval çalmak” asla doğru olmaz. Ben kendi adıma uygulanan tedaviyi doğru, yerinde ve başarılı buluyorum. Ayrıca başkana bir ayrıcalık yapılıp “VIP sendromu” sürecinin yaşatıldığını da pek düşünmüyorum.

AKLINIZDA OLSUN
NEDİR O VIP SENDROMU 

Eğer önemli (VIP) sayılan insanlardan biriyseniz pek çok konuda ayrıcalıklarınız olacaktır. Ama bu ayrıcalıklar konu “hastalık/sağlık” süreçleri olduğunda her zaman avantajınıza çalışmayabiliyor. Bazı durumlarda tedavi uygulayan ekip, çıkması muhtemel sorunları daha başından önlemek ve tedavinin sonucunu garantiye almak için gereğinden daha çok sayıda ilaca, daha yüksek ilaç dozlarına, daha uzun hastane yatışlarına, daha yoğun hasta bakım süreçlerine başvurabiliyor. Çoğu zaman gereksiz olan bu tür girişimler o “önemli”, yani “VIP” kişiye pahalıya patlayabiliyor. Örneğin ilaç reaksiyonları, hastane enfeksiyonları yani komplikasyonlar ortaya çıkabiliyor. Ayrıca bu durumun tam tersi de mümkün. Bazen de “önemli kişi”lere yatırıldıkları “hastane/sağlık servisi” gelişebilecek muhtemel problemler ve olumsuz sonuçları dikkate alarak o çok önemli hastayı “daha güvenli” olacağı bahanesiyle başka hastanelere sevk edebiliyor. Kısacası VIP biri olmak her zaman için faydalı bir ayrıcalık, harika bir avantaj olmayabilir.

UNUTMAYIN
UYKU KAYBI SALGININA DİKKAT

Sessiz ve derinden giden önemli bir problemimiz var: Uyku kaybı salgını. Salgın özellikle pandemi sürecinde daha da hız kazandı, yaygınlaştı. Oluştuğu her 3 kişiden en az birinde uyku problemi var. Kimi uykuya dalamamaktan, kimi sık sık yaşadığı uyku bölünmelerinden, kimi de sabahın çok erken saatlerinde uykusunun onu terk etmesinden yakınıyor. Oysa çok açık ve net olarak biliyoruz ki uyku kaybı kalp ve damar sağlığımızı, kilo dengemizi, enerji seviyemizi, bağışıklık gücümüzü, belleğimizi derinden etkileyen bir problem. Uyku sorunu olanların yaşam sürelerinin kısaldığı, cinsel güçlerinin azaldığı, üretkenlik ve güvenlik meselelerinin çoğaldığı net ve açık olarak gösterildi. Daha önce de yazdım ama uykusuzluk meselesinin üzerinde biraz daha hassasiyetle durmamızda yarar var.

OSMAN HOCA UYARIYOR
UYKUSUZLUK SAĞLIĞIN DÜŞMANIDIR

* Uykunun süresi kısalıp kalitesi düştükçe ortalama yaşam süresi de kısalıyor.

* Gecede 6 saatten az uyuyan yetişkinlerde kalp krizi ve felç geçirme olasılığı 2 kat artıyor.

* Günde 6 saatten daha az uyumak kansere yakalanma riskinde en az yüzde 40 artış anlamına gelebiliyor.

* Tekrarlayan uyku kayıplarının bağışıklık sisteminin görevlerini de aksatabileceği net ve açık olarak gösterildi.

* Uykusuzluk Alzheimer hastalığına ve diğer sebeplere bağlı bellek sorunlarının da kilit belirleyicilerinden biri.

* Uykusuzlarda kaygı bozukluğu, ruhsal gerginlik ve diğer psikolojik sorunlara da beklenenden daha sık rastlanıyor.

SAĞLIK NOTU 1
UYKUSUZLUĞUN İLK 5 SEBEBİ

- Kaygı bozukluğu, endişe ve stres.

- Kronikleşmiş ağrılar.

- Aşırı kafein yükü.

- Düzensiz uyku saatleri.

- Uzamış gündüz uykuları.

SAĞLIK NOTU 2
UYKU KAÇIRAN HATALAR


- Aşırı sıcak ortam.

- Gürültü kirliliği.

- Kalitesiz yataklar.

- Uyku kaçıran ilaç kullanımı.

- Işık kirliliği.

SAĞLIK NOTU 3
UYKU KAÇIRAN SAĞLIK SORUNLARI

- Huysuz bacak sendromu.

- Gece hipoglisemileri.

- Kramplar.

- Reflü atakları.

- Uyku apnesi.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER