Yaşlanmaya hazır mıyız?

Yaşlılık yolculuğuna çıkanların -ki hepimiz zamanı gelince çıkıyoruz, çıkacağız- yapabileceği en iyi şey, “yaşlanmanın kaçınılmazlığını, önlenemezliğini, tersine çevrilemezliğini” daha yolun başında kabul edip sürece uyum sağlamak ama bu arada bazı püf noktalarını bilip onları mümkün olduğunca erken yaşlarda hayata geçirmektir.

ntv.com.tr 06.03.2021 - 07:49 |

Amerika’nın önemli iyi hayat uzmanlarından Dr. A. Weil, “Yapabileceğiniz en iyi şey her yaş için en güçlü sağlığa sahip olmayı hedeflemektir” diyor ve ekliyor: “İyi yaşlanmak bir ayrıcalıktır!”

Eğer sizde iyi yaşlanma ayrıcalığını yakalamak istiyorsanız, aşağıdaki 3 ayrıntıya da dikkat etmek zorundasınız. İşte o ayrıntılar...

AYRINTI 1: EGZERSİZİ UNUTMAYIN

Araştırmalar, net ve açık olarak egzersizin bir numaralı iyi yaşlanma belirleyicisi olduğunu doğruluyor. Üstelik bize sadece “bedensel egzersizler” de yetmiyor, “duygusal egzersizler”in de çok ama çok önemli oldukları anlaşılıyor. Her gün mutlaka yürümeli, fırsat buldukça da aktif yaşamın her alanıyla bedenlerimizi buluşturmanın bir yolunu bulmalıyız. Ayrıca beynimizin de kaslarımız gibi çalıştıkça güçlendiğini unutmamalı, ona da sık sık “bilişsel ve duygusal antrenmanlar” yaptırmalıyız. Diğer taraftan sadece “hatıralar” biriktirmeyi bir kenara bırakıp, gelecek için “umutlar” da biriktirebilmeliyiz. Yetinmemeli, erdemin hoşgörüyle, güvenin dostluk ve bilgelikle iç içe olduğu sağlıklı bir beyin-kalp ilişkisi de geliştirmeliyiz.

AYRINTI 2: HAYAT MASANIZI BÜYÜTÜN

Yaşlanmayı güzelleştirmenin, “zarif ve bilgece” yaşlılığa daha çok eğlence ve keyif katmanın yollarından biri de hayat masasındaki dostların sayısını çoğaltmaktır. “Tek kişilik masalar”ın sıkıcı olduğunu unutmamak, eski dostlukları sık sık tazelemek, sosyal buluşmalar için yeni fırsatlar üretmek de önemli ayrıntılardır. Bir tavsiye daha: Dost çevrenizi yalnızca insanlarla değil, evcil hayvanlarla da büyütmeyi ihmal etmeyin.

AYRINTI 3: HOŞ BİR SADA BIRAKIN

Yaşlandıkça bilgeleştiğiniz, “tecrübe” kazanıp “hayat biriktirdiğiniz” kesindir. Tecrübe ve birikimlerinizi yeni nesillere aktarmak ise en önemli iyi yaşlanma ve iyi bir yaşlı olma ayrıntılarından biridir. Eğer gökkubbenin altında düşündüğünüzden ve ömrünüzden daha uzun bir süre var olmak istiyorsanız gelecek nesillere de güzel hatıralar, birikimler, eserler bırakın. Kısacası “baki kalan gökkubede hoş bir sada” olmaya bakın. Unutmayın ki bu yaklaşım sizin “anılma ve akılda kalma” yani “hatırlanma yaşınız”ı belirleyecektir. Mevlânâ’nın neredeyse 800 yıldır hem de her yıl biraz daha gençleşerek aramızda olmasının nedeni bu değil mi?

ALZHEIMER’IN 10 İŞARETİ

Bugün“pandemi gündemi”nin dışına çıkıp sağlığın önemli bir başka alanına daha yolculuk yapıyoruz: YAŞLANMA YOLCULUĞU! O yolculuğun özellikle 70’li yaşlar sonrasında en korkutucu sonuçlarından birinin de Alzheimer hastalığı olduğu kesindir. Zaten bu nedenle de yaşı 70’i geçen herkes “Bende de böyle bir tehdit var mı?” sorusuna yanıt arar. Bu nedenle daha önce de Hürriyet’te yayımladığım “Alzheimer’a işaret edebilecek 10 önemli işareti” hepimizin az çok bilmesi gerekir diye düşünüyorum. Zira bellek kaybı çoğu zaman bellek gücü azalanlar tarafından değil, yakın çevredeki kişilerin bilgisi ve dikkati sayesinde anlaşılabiliyor. İşte o 10 işaret...

VARAN 1- Eskileri mi, yenileri mi unutuyorsunuz?

Bellekteki bozulmanın en erken işareti son zamanlarda öğrenilen “yeni bilgilerin unutulması”dır. Randevuların, isimlerin ya da telefon numaralarının zaman zaman unutulması bir ölçüye kadar normaldir. Alzheimer hastaları ise böyle şeyleri daha sık unuturlar ve daha sonra da hatırlamazlar.

VARAN 2- Rutin işlerde bile zorlanıyor musunuz?

Alzheimer hastalığı ile ilişkili bellek kaybı yaşayanlar, normal şartlarda gün içinde nasıl yapılacağını düşünmeden yaptığımız olağan şeyleri -sıradan günlük aktiviteleri- yapmada bile zorluk çekerler. Alzheimer hastası basit bir yemeğin nasıl hazırlanacağını bilemez, zamanla ev işlerini yapamaz hale gelir.

VARAN 3-Konuşmada güçlük çekiyor musunuz?

Bazen herkes doğru sözcüğü bulmakta zorlanabilir. Alzheimer hastası ise en basit sözcükleri bile unutabilir veya o sözcüklerin yerine çok anlamsız olanlarını yerleştirebilir.

Konuşmasını yersiz ve anlamsız zamanda değiştirebilir ya da anlaşılması çok güç şeyler söyleyip yazabilir. Örneğin diş fırçası için “ağzım için kullandığım şey” yakıştırmasını yapabilir.

VARAN 4- Zaman ve yer kavramlarını karıştırıyor musunuz?

Bazen “o gün haftanın hangi günü” olduğunu veya “şimdi nereye gideceğinizi” unutmanız normaldir. Ancak Alzheimer hastaları kendi yaşadıkları sokağı, nerede olduklarını ve oraya nasıl geldiklerini de unutabilirler, evlerine nasıl döneceklerini hatırlamazlar.

VARAN 5- Kararlarınız genelde doğru mu?

Hiç kimse her zaman mükemmel karar verici veya yargılayıcı değildir. Alzheimer hastalarında kararlar ve yargılar dramatik bir hale gelebilir. Hastalar ılık bir günde birkaç tane hırka ya da kazağı giyebilirler. Çok soğuk bir havada sadece tek bir tişörtle sokağa çıkabilirler. Para harcarken doğru kararlar veremezler. Marketlere, evlerine gelen tamircilere veya ürünlere gereğinden fazla veya az para verebilirler.

VARAN 6- Düşünce sisteminizde sorunlar var mı?

İşler çok yoğun olduğunda notlarınızı hatırlamak ve dengelemek sizin için de oldukça zorlaşabilir. Ancak Alzheimer hastaları bu notların neler olduğunu değil, ne işe yaradıklarını da unutabilirler.

VARAN 7- Eşya kayıplarınız sıklaştı mı?

Anahtar ya da cüzdanımızı hepimiz zaman zaman yanlış yerlere koyup unutabiliriz. Ancak Alzheimer hastaları eşyalarını oldukça farklı ve anlamsız yerlere koyabilirler: Buzdolabına ütüyü, şekerliğin içine kol saatini koyup unutabilirler.

VARAN 8- Davranışlarınız farklılaştı mı?

İnsanlar zaman zaman üzgün ya da mutsuz olabilirler. Ancak bir Alzheimer hastası, hiçbir neden yokken aniden ruh dalgalanmaları gösterebilir. Sakinken birden sinirlenip sonra da gözyaşları dökebilirler.

VARAN 9- Kişiliğiniz değişmiş olabilir mi?

İnsanların yaşla birlikte bazı kişilik değişimleri yaşamaları normaldir. Ancak bir Alzheimer hastasının kişiliği çok hızlı ve çok fazla değişebilir. Oldukça karmaşık, şüpheci, korkak ya da aile üyelerinin yardımına muhtaç olabilirler.

VARAN 10- Pasifleşme eğiliminde misiniz?

Ev işlerinden, iş aktivitelerinden ya da sosyal zorunluluklardan bazen kaçmak doğaldır. Ancak Alzheimer hastası çok pasif hale gelip, saatlerce televizyon karşısında oturabilir, normalden fazla uyuyabilir ya da günlük aktiviteleri yapmak istemeyebilir.

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER