Aklım kesmedi!

İbn-i Sina…

Namıdiğer ‘Avicenna’…

Batı medeniyeti böyle der…

‘Hâkim-i Tıb’, yani ‘Hekimlerin Piri’ olarak nitelendirilir.

İbn-i Sina’nın yazdığı kitapların sayısı 400’ü bulur.

200’ü günümüze ulaşır…

Geometri, cebir, dil bilim, tıp, astronomi ve doğabilim üzerine çalışmaları var...

Çok yönlü bir filozof…

10 yaşında kuranı ezberler, 19 yaşına geldiğinde tıp doktoru olur. Küçük ve büyük kan dolaşımını birbirinden ayıran alim olarak bilinir.

Doğu ve batı hekimliğine 700 yıl hükmeder...

Tüm gününü okumakla geçirir, mum ışığında saatlerce, çoğu zaman sabahlara kadar çalışır. Pek az uyur...

***

İbn-i Sina, ilk derslerini babasından, sonraki dersleri devrin tanınmış bilginlerinden alır…

İbn-i Sina küçük…

Babası elinden tutar, devrin ileri gelen alimlerine teslim eder. ‘İlim irfan sahibi yapın’ der…

Dersler başlar, İbni Sina’da ‘tık’ yok; geometri ve cebir derslerine aklı kesmez!

Kıvranır, ama nafile...

Kaçacak, babasından korkar…

Kaçacak, başarızlığı kabullenemez…

Sonunda kaçar!

Eve değil, başka yere…

Bir kervana katılır. Kervan, su başında mola verir. Kervanbaşı, İbni Sinaya ‘Git, kuyudan su çek’ der…

 İbn-i Sina, kovayı kuyuya salar, tam çekerken kalır…

Kuyunun ağzındaki mermer bilezik, kovayı çeken ipin sürekli sürtünmesinden dolayı aşınmıştır.

İp, taşı kesmiştir!

***

İp gibi yumuşak bir cisim, nasıl olur da mermer gibi çok sert bir taşı böylesine keser?

İbn-i Sina, “İp bile taşı kesmiş, benim aklım taştan daha mı sertki, bu dersleri kesmiyor” der…

Sabır ve sebat..

Azim ve gayret…

Kaçmaktan vazgeçip, okula geri döner.

Alimler şaşırır, ‘bir günde ne değişti’ derler…

‘Göreceksiniz’ der…

Dersler devam eder, yine aynı kıvranmalar…

Zorlandığı her derste mermeri aşındıran ipi düşünür.

İşte, olayın ‘püf’ noktası burası!

Buradan geri döner, devam eder…

Sonunda başarır…

Tarihin en büyük İslam alimlerinden biri olur.

***

Zorlandığımız anlarda söylediğimiz ‘Aklım kesmedi!’ deyimi, dilimize İbni Sina’dan gelmiştir.

Onun gibi olamasak da, onun gibi davranabiliriz!

Matematik için ‘zor’ deriz…

Geometri için, ‘kafamız basmıyor’ deriz…

Çözüm olarak bırakmayı seçeriz!

Böyle davrananlara da, benim ‘aklım kesmez!’

ETİKETLER