Anaokullarına da merkezi sınav koysak!

Eğitim şakaya gelmez, bunda hemfikiriz…

Bu konuda açık kapı bırakmamak gerekir…

3-4 yaş nüfusunda bir eğitim kurumuna kayıtlı nüfus oranı Türkiye’de yüzde 12, Rusya’da yüzde 73, OECD ülkelerinde yüzde 74, AB’de ise yüzde 81.

Maça baştan mağlup başlıyoruz...

Naçizane bir önerim olacak…

Bu kadar değişim arasında, gözden kaçan bir husus var!

Müfredatı değiştirdik, TEOG ve YGS-LYS’yi kaldırdık…

Lakin…

Bu hengamede anaokullarını atladık!

Onlara da merkezi bir sınav koysak…

Anaokuluna alacağımız bebeleri tam gün sınava tabii tutsak…

Ebeveynler sabah işe giderken çocuklarını sınava bıraksa…

Öğlen arası, anneleri altlarını değiştirse…

Akşam iş çıkışı çocuklarını sınavdan alsalar…


Nasıl olur, iyi olmaz mı?

Bence mükemmel olur!

Bebeleri şimdiden YKS’ye hazırlamış oluruz…


Böylelikle Yekta Bey’e daha bilinçli öğrenciler göndeririz…

***


Türkiye’nin ortalama okullaşma süresi 6,5 yıl...

Bu ortalamanın altında kalan 45 il var!

Okullaşma oranının en yüksek olduğu il Ankara…

Ankara’da bile bu süre 7,6 yıl.

Yani Türkiye ortaokul sondan terk!

Şırnak 3,9 yıl ile listenin en alt sırasında...

Şırnak, ilkokul terk!

İstanbul 14’üncü sırada…

İstanbul, YKS’ye girse 200 puanı aşar, bu puanı iki yıl kullanır!

Şırnak, 180 puanı aşıp, öğleden sonraki sınavlara katılamaz!

Belki 150 puanı bile alamaz…

***
‘Dünya Kütüphane Haritası’na göre, 2016 itibarıyla AB ülkelerinde yaklaşık 6 bin 300 kişiye, Türkiye'de ise 70 bin kişiye bir halk kütüphanesi düşüyor.

Bunu gören YÖK, ‘Temel Yeterlik Testi’nde Türkçe’yi temel iki testten biri olarak belirledi…

Böylelikle okuyan ve kütüphane sayısı artan Türkiye yolunda önemli bir adım atılmış oldu!

***

OECD Eğitim Direktörü Andreas Schleicher, okullara teknoloji için yapılan milyarlarca dolarlık yatırımın ‘sahte umutlar’ yarattığını, okullarda bilgisayar kullanımı arttıkça başarı oranının düştüğünü belirtti.

Anlaşılan okullarda dağıtılan tabletler güme gitti!

20 milyona yakın genç nüfusumuz var…

Yeraltı zengini değiliz, en büyük zenginliğimiz genç nüfusumuz…

‘Genç’ bakımından zengin, fakat ‘eğitim’ bakımından yoksuluz!

Birçok genç için umut kaynağı olan üniversite eğitimi, aslında hiçbir şeyin garantisi değil!

Her yıl 500 yüz bin mezun veren sistemin neredeyse altıda biri işsiz.

Sık değişen sınav sistemleri, ne kalitenin artmasına, ne de işsizliğe derman oluyor!
Sonuca odaklı değişimler, süreci göz ardı ediyor.

Oysa ‘sonuç’ kısa vadedeli, ‘süreç’ uzun vadeli mutluluğun teminatı…

***

PISA’da ilk 50’ye giremeyen Türkiye, bireysel silahlanmada 178 ülke arasında 14’üncü sırada.

Eğitimi bırakmış, öğretimden vazgeçmiş, sınavlarla avunan, silahlarla oynayan bir toplum haline gelmişiz!

ETİKETLER