Anlamlı bir ‘vefa’ borcu…

Dört çocuklu fakir bir Safarat Yahudi ailesinin 1855 yılında üçüncü çocuğu olarak dünyaya gelen Morris Schinasi Eskanazi, dokuz yaşında kuşpalazı hastalığına yakalanır. Şinasi isimli bir doktorun tedavisi sonucunda iyileşen Morris'e ailesi Şinasi ismini verir. Bu bir vefa borcudur…

ntv.com.tr 06.04.2020 - 09:29 |

Morris, on beş yaşına gelince…
Ailesine yardım etmek için…
Yahudi mezarlığında bekçi olarak işe başlar…
Dışarıdan gelen bir Yahudi ailesi…
Mezarlıktaki yakınlarının mezarını görmek ister…
Okuma bilmeyen Morris…
Mezarın yerini gösteremez…
Şikayet üzerine…
Morris’i işten atılır…
*
Yahudi bir tütün tüccarının yanında işe girer...
Kısa sürede patronunun gözüne giren Morris…
Gösterdiği başarıdan dolayı…
Patronu tarafından Mısır’a götürülür...
Gösterdiği çalışkanlıktan dolayı…
Artık patronuyla dost olur…
*
Morris, 1890 yılında Amerika’ya gitmeye karar verir...
Patronundan aldığı 25 bin dolar ile yeni dünyaya gider…
Tütün işiyle ilgilenmeye devam eder…
Şikago Fuarı’nda kendi icadı olan…
Patentini aldığı…
Sigara sarma makinesini sergiler…
Makine oldukça ilgi görür…
Buradan kazandığı para ile…
Hem patronuna olan borcunu öder…
Hem de işi büyütür...
Kardeşi Salamon ile birlikte…
‘Schinasi Brothers Company’ adlı şirketi kurar…
*
ABD, Akdeniz’de ticaret yapabilmek…
Gemilerini geçirebilmek için Sultan Abdülhamit’e başvurur...
Abdülhamit, bu teklifi…
ABD’nin Osmanlıya haraç vermesi karşılığımda kabul eder...
Bir de şart koşar...
‘Bizden tütün almak koşuluyla’ der!
ABD, tarihinde ilk ve tek olarak…
Osmanlıya vergi verir...
*
Tütün anlaşması…
Morris’in yolunu açar!
İşçilerin birçoğunu Manisa’dan getiren Morris…
Osmanlı’dan tütün ithal ederek…
Sigara üretimine başlar…
Osmanlı’dan ABD’ye Türk tütünü ithal ettiği için…
Sultan Abdülhamit…
Morris’i, ‘Kılıçlı Mecidi Nişanı’ ile ödüllendirir...
*
Türkiye’den getirdiği tütünleri kullanan Morris…
Kısa sürede Türk tipi sigaralarla üne kavuşur…
Yunanlı iş arkadaşınn kızı Laurette ile tanışıp evlenir…
Üç kızı, bir erkek çocuğu olur…
Kısa bir süre içinde milyoner olan Morris…
1916 yılına şirketi 3.5 milyon dolara satar...
Bu satıştan sonra iş hayatından çekilen Morris…
1928 yılında hayata gözlerini yumar...
*
Morris, doğduğu ve şifa bulduğu Manisa’yı hiç unutmaz…
1929 yılında vefat ettiğinde…
Vevasiyetnamesinde…
“Manisa’ya en modern tıbbi donanımlara sahip 40 yataklı bir hastane inşa edilmesini, artan paranın yıllık geliri ile hastane giderlerinin karşılanmasını, ayrıca fakir hastalardan ücret alınmamasını” isteyen bir madde çıkar…
*
Moris, servetinin büyük bir bölümünü…
Kendi adıyla anılacak hastaneye vakfederek…
Büyük bir vefa örneği gösterir!
Eşi Lauretta, 1930 yılında önce İstanbul’a oradan Ankara’ya geçerek…
Devrin Sağlık Bakanı Dr. Refik Saydam’la ayrıntılı görüşmeler yapar…
Daha sonra trenle Manisa’ya gelerek…
Sağlık Bakanlığının tahsis ettiği…
Bugün ‘Moris Şinasi Çocuk Hastanesi’nin bulunduğu arsada…
Hastanenin temelini atar...
*
İlk kurulduğunda genel hastane statüsünde olan bu hastane…
Daha sonra “Morris Şinasi Milletlerarası Çocuk Hastanesi” adı ile…
Çocuk hastanesine çevrilir...
180 bin dolara mal olan…
40 yataklı ‘Moris Şinasi Çocuk Hastanesi’…
1933 yılında hizmete açılır…
Son model tıbbi teçhizat ile donatılan hastanede…
Her yıl 500 hasta yatarak…
7 bin hasta ayakta tedavi görür...
*
Hastane için vakfedilen 1 milyon doların…
Kalan 820 bin doları…
Hastanenin ihtiyaçlarını karşılaması için…
ABD’deki bir bankanın fon hesabına yatırılır...
Fon hesabı…
Morris’in kurduğu hastaneye…
Yıllık 174 bin dolar getiri sağlıyor…
Hastane…
Başlangıçta Amerikalı müdür, Amerikalı başhemşire ve bir banka temsilcisi tarafından idare edilir…
*
Morris Şinasi’nin kurduğu hastane…
1933 yılından bugüne…
Yüz binlerce Egeli ve Manisalı’ya şifa kaynağı olur...
*
Yazıyı…
Morris’e atfedilen bir anektodla noktalayalım…
Yunanistan’da düzenlediği bir basın toplantısında…
Bir gazeteci kağıda bir soru yazar ve Morris’e uzatır...
Morris kağıdı yanındakine verir…
“Ben okuma bilmem, sen oku” der...
Gazeteci, “Okuma bilmeden bu kadar zengin oldunuz, bir de tahsilli olsanız kim bilir ne olurdunuz?” dediğinde…
Morris, “Mezarlıkta bekçi olurdum herhalde” der...

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER