Atatürk'ün senaryo yazdığını biliyor muydunuz?

“Sinema gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit bir eğlence gibi gelen radyo ve sinema, bir çeyrek asra kalmadan yeryüzünün çehresini değiştirecektir. Japonya’daki kadın Amerikan artistine benzeyecek, Afrika’nın göbeğindeki siyah adam Eskimo’nun dediğini anlayacaktır. Tek ve birleşmiş bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika’nın keşfi gibi hadiseler birer oyuncak mesabesinde kalacaktır.”

ntv.com.tr 20.04.2020 - 07:40 |

Bu sözler…

Ulu Önder Atatürk’e ait…

İlginç değil mi?

Atatürk’ün bu sözleri çok bilinmez!

Çok az kişi bunu duymuştur…

Şimdi daha ilginç bir şey diyeceğim…

Atatürk’ün senaryo yazdığını daha önce hiç duydunuz mu?

Eminim…

Bunu da çok az kişi biliyordur!

***

Atatürk’ün 1936’da yazdığı bir senaryo var...

Bazı kaynaklarda ise…

Bu senaryonun 1937’de yazıldığı iddia ediliyor…

Sözünü ettiğimiz bu senaryo…

Şimdilerde kayıp…

Orjinaline ne Milli Kütüphane’de, ne Çankaya Köşkü’nde…

Ne de Anıtkabir’de rastlanmadı!

Lakin…

Atatürk’ün senaryo ile ilgili bir vasiyeti var…

Bu mevcut!

Yazının sonuna bu vasiyete değindik…

***

Münir Hayri Egeli…

‘Atatürk’ün Bilinmeyen Hatıraları’ adlı eserinde…

Atatürk ile ilgili bir anısını dile getirir…

“Bir gün: beni Çankaya’dan çağırdılar. Çankaya’ya gittiğimde, Atatürk kütüphanedeydi. Atatürk: ‘… şirketinden bir mektup aldım. Bizim ınkilabımıza dair bir film yapmak istiyorlar. Çok güzel, ancak ınkilabımıza dair film yapmak bizim işimiz olmalıdır. Bir senaryo düşün. Bu senaryo: benim hayatımla, mesela bir öğretmenin hayatını göstermelidir’ dedi...”

***

Peki…

Yukarıda sözü edilen Münir Hayri Egeli kimdir?

Yazımıza…

Egeli’yi tanıtarak başlayalım…

Atatürk’ün isteği üzerine sinema öğrenimi görmüş…

Atatürk’ü anlatan bir film çevirmiş…

Atatürk’ün isteği ile roman, piyes yazmış…

Zaman zaman Atatürk'ün sofrasına kabul gören…

Çok yönlü bir sanatçı...

***

Sorbonne Üniversitesi Psikoloji Enstitüsü mezunu...

Öğrenciliği sırasında…

Atatürk’ün emriyle Paris Türk Haberler Bürosu'nu kurmuş…

Sinema konusunda ihtisas yapmak üzere…

Atatürk tarafından Almanya, İtalya ve Rusya’ya gönderilmiş…

***

Atatürk…

“Film yapmak, teyyare uçurmak gibi teknik bir olaydır. Sanat ateşi lazımdır ama yetmez, teknik gerekir. Münir Hayri’yi Almanya, İtalya ve Rusya’ya göndereceğiz, rejisörlük öğrenecek, parasını tahsisatınız yoksa ben veririm” demiş...

Egeli…

Nihayetinde gittiği ülkelerden…

‘Rejisörlük yapabilir’ şeklinde belge alır…

1930 yılında Atatürk’ün seyahatini kameraya çekerek sinemaya başlar…

***

Münir Hayri Egeli…

Atatürk’ün Nutuk’unu düzenlemekle görevlendirildiği gibi…

“Ben Bir İnkılap Çocuğuyum” adlı bir sinema filmi de çekti…

Bu filmi…

Atatürk’le birlikte hazırladı, senaryosunu birlikte kaleme aldılar…

Atatürk’ün rahatsızlığı nedeniyle film tamamlanamadı…

***

Atatürk, kendi hayatını film haline getirmek için…

Münir Hayri Egeli’ye bir senaryo imzalamıştı...

‘Ben Bir İnkılap Çocuğuyum’ adını verdiği bu senaryonun…

Büyük bölümünü kendisi dikte etti…

İki kez kendi el yazısıyla üzerinde düzeltmeler yaptı...

***

Muharrir, Egeli’ye sorar:

“Bu filmin mevzuu var mıdır, mahiyeti nedir?” diye…

Egeli “Film bildiğiniz gibi mevzulu bir filmdir. ‘Ben Bir İnkılap Çocuğuyum’ isimli senaryoda vak'anın asıl kahramanı bir öğretmendir. Benim yazdığım müsveddede, kahraman bir generaldi. Bu şahsiyeti öğretmen haline bizzat Atatürk yaptığı tashihlerde şu cümlelerle tahvil etti: 'İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım öğretmenlerden fırlayacaktır. Tarık’ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli” der…

Egeli, bu düzeltmeleri yaptıktan sonra…

Atatürk’ün sadece kendisine ait olan sahneleri ve sözleri tashih ettiğini…

“Düzeltmelerden sonra güzel bir film olur" notuyla…

Kendisine geri gönderdiğini söylüyor…

***

Atatürk…

Senaryosu daha çok askeri film niteliğinde yazılan bu film ile ilgili…

“İnkılabı gelecek nesillere götürecek kıvılcım, öğretmenlerden fırlayacaktır. Tarık’ın bir öğretmen olması daha uygundur. Ona göre düzeltmeli” diyerek…

Eğitime verdiği değeri…

Bir kez daha gözler önüne sermiş oluyor…

***

Başkahramanının niteliği değiştirilen filmle ilgili…

Atatürk “Senaryoya başka neler eklemeliyiz?” diye sorar…

Egeli, şu yanıtı verir:

“Bir filmde kadın ve aşk unsuru da aranır. Ama bilmem nasıl emrederdiniz?”

Bu soru üzerine Ata’nın verdiği cevap…

“Benim de başımdan aşk hikayeleri geçti” olur…

***

Senaryo son şeklini aldıktan sonra…

Atatürk altına şu notu düşer:

“Düzeltmelerden sonra iyi bir film olur ve bu senaryonun ruhuna sadık kalınması elzemdir.”

Ardından…

137 sayfalık bu senaryo…

Atatürk’ün kendi hayatını anlattığı…

Bir senaryo olması açısından önemlidir…

Senaryoda…

Atatürk’ün 1927-1938 yılları arasındaki politik kişiliğinden çok…

İnsani yönü anlatılmaktadır…

 

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER