Başarının sırrı!

Başarının sırrı!
Yolum ne zaman bir iskeleye düşse…
Gözlerim hep iskele babalarını arar…
Neden mi?
Açıklayayım…
***
35 yıl önce…
Üniversite 3’üncü sınıftayken…
Profesör…
Dersin bir anında…
Konuyla alakası olmayan bir örnek verdi…
Aynen şöyle dedi…
“Seneye mezun olacaksınız. Hepiniz bir işin ucundan tutacaksınız; ne iş yapacağınızı bilemem, ama ne iş yaparsanız yapın, şimdi vereceğim örneği sakın unutmayın, onun gibi davranın!”
***
Aşağıdaki fotoğraf…

Kadıköy’deki Eminönü iskelesinin fotoğrafı…
Şehir Hatları Vapurları…
Yaz kış…
Sabah akşam…
Bayram seyran…
Haftaiçi hafta sonu…
Her 15 dakikada bir…
Bu iskele babasına bağlanır…
Bu işlem…
Bıkmadan…
Usanmadan tekrar eder…
Sürekli tekrarlanır!

***
İskele babası…
Demir dökümden yapılmıştır…
Bir üstü…
Çeliktir!
Ona bağlanan halat…
‘İp’in kalınıdır…
Yani kalın ip…
Yani urgan!

***
Şimdi size desem ki…
İp demiri keser!
Dersiniz ki…
“Hadi canım sende, get işine!”
Biri demir…
Diğeri kalın ip!
Pek anlamlı bir eşleşme değil…
Öyle gözüküyor!

***

Şimdi…
İkinci fotoğrafa bakın!

Bu fotoğrafta…
Photoshop yok!
Ekleme çıkarma yok…
Fotoğrafa elim değmedi…
Ama bu fotoğrafta bir şey var!
Bir hikaye var!
İp…
Demiri kesmiş!

***
Hani bir söz vardır…
‘Taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir’ diye…
İşte…
Bu örnek…
O sözün başka bir varyasyonu…
Her 15 dakikada bir…
Demire bağlanan kalın ip…
Sürekli…
Bağlanıp çözülerek…
Demiri oymuş!

***
“Hocam, üniversitede ne öğrendin?” diye sorarsanız…
İşte…
Bunu öğrendim!
Mücadele etme gücünü öğrendim…
Vazgeçmemeyi…
Yenilip yenilip…
Kazanmayı öğrendim!
Naçizane…
Aldığım dersi…
Sizinle paylaşayım dedim…

ETİKETLER