Eğitim aforizmaları...

- ‘Z Kuşağı’nı notla değerlendirmek çok anlamlı değil…

- Vakıf üniversiteleri ‘En fazla bursu biz veriyoruz’ diyor. Başka söyleyecek sözleri yok mu?

- Anaokulları, ilkokul birinci sınıfa dönüşmemeli…

- Hiçbir akademik ünvan, bilim insanlığı için yeterli değildir…

- Eğitim hayatı, ‘Anaokulu-İlkokul-Ortaokul-Lise-Yüksek Lise’ kademeleri şeklinde devam ediyor. Peki, üniversite nerede?

- Üstün yetenekli çocuk sayısını bilen var mı, acaba olmadığı için mi bilemiyoruz!

- Üniversiteler sadece üç görev üstlendi; öğrenci almak, mezun vermek ve meslek uzmanı yetiştirmek. Sahi, ‘araştırma görevi’ n’oldu?

- Okullar dershaneye, dershaneler okula dönüştü. Şairin dediği gibi ‘Baki kalan bu kubbede bir hoş seda imiş’...

- Devamsızlık en büyük sorun, 10 öğrenciden 3’ü okula devam etmiyor. Çocukları hem okula getiremiyoruz, getirdiklerimize de sahip çıkamıyoruz...

- Açıköğretimin çeşitli kademelerinde toplam 2 milyon 750 bin kayıtlı öğrenci bulunuyor. Öğrenci nüfusumuzun 10’da biri açık tribünden maçı seyrediyor…

- Eğitime hep bir görev biçtik, hep bir rol belirledik. Eğitim hep bir ideolojiye hizmet etti. İdeoloji değişince eğitim değişti, ama kalitesizlik değişmedi...

- ‘Üniversite mezunu oldum, eğitimim bitti' diye düşünen insanların yeniden eğitilmesi gerekiyor...

- lkokula başladıklarında çocukların hepsinde empati de, duygusal zeka da takım çalışmasına yatkınlık var. Bunlar yavaş yavaş köreltiliyor. Herkesin kendi başına mücadele ettiği yeni bir dünya tanımlanıyor çocuğa ve bu dünyada da en iyi yarış atı olması gerektiği anlatılıyor. Bunun için çok fazla sayıda soru çözmesi, özel ders alması gerektiği söyleniyor.

- Sağlık Bakanlığı verilerine göre 10-14 yaş grubunda erkeklerin yüzde 20’si, kız öğrencilerin ise yüzde 19’u fazla kilolu. Bedenlerimiz kilo aldı, beyinlerimiz zayıfladı...

- Çin ve Güney Asya ülkelerindeki başarının sırrı; çok çalışmaya, disiplini eğitime, tam gün okul olmasına ve çok az televizyon izlenmesine bağlı…

- Bizde eğitim ailelere yüklenmiş. Tek hedef var, o da sınavı kazanmak…

- Matematiği tekniğe dönüştüremiyoruz. Bilimin ve bilginin grafiğe dökülmesi, grafiğin formül olarak yasalaşması ve onun da bilgisayar üzerinden teknolojiye dönüştürmesi konusunu maalesef beceremedik. Bilgisayar yalnızca tuşlara basmak değil, veriyi teknolojiye matematik dili üzerinden dönüştürebilmektir…

- İnsan gibi robotların yapıldığı dönemde, robot gibi insanlar yetiştirilmemeli...

- Öğrenciye müfredata bağlı içerik nakli çalışmak yerine, öğrencinin kendi kendine öğrenebileceği ortamlar kurgulamamız gerekiyor. İçerik nakliyle eğitim vermeye çalışıyoruz. Vaaz veriyoruz sınıfta. Öğrenciyi daha rahat bırakmamız lazım. Öğrencinin kendi seçebileceği alanlarda, kendi ilgilendiği problemleri çözebileceği ortamlar tasarlamamız gerekiyor…

- Okullaşma oranının 80'den 90'a çıkması o kadar da önemli değil. İçeride çocuğa dokunamıyoruz, ciddi bir katkımız olmuyor. Çocukları, hala teknoloji yoğun ortamlarda akıllı yaratıcı, akıllı tasarlayıcı olma yoluna sokamadık. Hala çocuğa bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz. Çocuğun teknolojide pasif kullanıcı olduğunu görüyoruz. Aktif kullanıcı olması için gereken değişimi sağlayamıyoruz…

ETİKETLER