Eğitimdeki sorunların ilacı: STEM

TÜSİAD’ın önceki Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran-Symes, “Bilgi temelli ekonomide, bilgiyi üretecek ve kullanacak bireylerin gerekli becerilere sahip olması büyük önem taşıyor. Bu becerilerin başında, STEM geliyor. Dünya Ekonomik Forumu’nun Küresel Rekabetçilik Endeksi’ne baktığımızda ülkemizin 144 ülke içinde 45’inci sırada yer aldığını görüyoruz. Yine Dünya Ekonomik Forumu’nun yayımladığı ‘Beşeri Sermaye’ raporunda, Türkiye 124 ülke arasında maalesef 68’inci sırada yer alıyor. Hem eğitimin niteliğini yükseltmek hem de ülkemizi küresel rekabette üst sıralara taşımak için eğitimde erken yaşlardan başlayarak STEM konusuna daha fazla yatırım yapmaktan başka çıkar yolumuz yok” diyor…

STEM’in ne olduğunu açıklamadan önce, TÜSİAD’ın bu olayla neden ilgilendiğini açıklayalım…

Örneğin ABD’de STEM eğitimi almış insan gücüne ihtiyaç duyan işlerin payı, tüm işlerin yüzde 20’sini oluşturuyor ve bu payın önümüzdeki yıllarda çok daha artması bekleniyor.

Başkan Obama önderliğinde geliştirilen ‘Bütçe Program Teklifi’nde iddialı hedefler konmuş:

- 10 yıl içerisinde 100 bin mükemmel STEM öğretmeni yetiştirilmesi ve istihdam edilmesi hedeflenmiş.

- 10 yıl içerisinde üniversitelerin, mevcuda ek olarak, 1 milyon STEM mezunu vermeleri hedeflenmiş.

- Kızların STEM alanlarına katılımını destekleyici aksiyonlar öngörülmüş.

TÜSİAD, ‘nitelikli insan gücünün önemini’ sürekli vurguluyor. Bugünün öğrencileri, yarının çalışan nüfusu olacak. Ekonominin bilgiye giderek daha çok dayanması, ekonomiyi büyütecek işlerin bilgi temelli işler olması, bilgiyi üretecek ve kullanacak bireylerin gerekli donanıma sahip olmasını gerektiriyor. Yeni kuşaklara katma değeri yüksek beceriler kazandırılması kritik önem taşıyor. Bu becerilerin başında, bugünün ve geleceğin bilimsel ve teknolojik gelişmelerinin temelini oluşturan STEM (Science, Technology, Engineering, Mathematics), yani bilim, teknoloji, mühendislik, matematik geliyor.

Türkiye’nin yalnızca teknolojiyi ithal eden ve kullanan değil, üreten ve bu alanda dünya çapında rekabet gücüne sahip bir ülke konumuna gelebilmesi için STEM alanında iyi yetişmiş insan gücüne ihtiyacı var. Genç nüfusun STEM alanlarında başarı düzeyini yükselterek, analitik ve eleştirel düşünme yeteneğini kazandırarak, problem çözme becerilerini geliştirerek, bilim ve teknolojide ilerlememiz mümkün olacak.

STEM becerilerine yapılacak yatırım, bir yandan bireyin kişisel gelişimini, daha iyi işlere ulaşmasını ve daha iyi bir yaşam sürmesini sağlarken, ülkemizi de küresel rekabet ortamında bir adım öne çıkaracak. Bu nedenle, okul öncesi eğitiminden başlayarak, eğitim sisteminin her kademesinde STEM çalışmalarının ön plana çıkarılması gerekiyor. TÜSİAD, STEM konusunu önceliklerinden biri olarak belirledi.

STEM eğitimi, üretim, buluş yapma bilgi ve becerilerini kazandırmayı hedefliyor. STEM eğitimi almış bireylerin, iş dünyasına girdiklerinde de bu becerileri sayesinde iş hayatının istediği niteliklere kolayca uyum sağlayabilmesi ve ülkenin ekonomik kalkınmasına katkı vermesi bekleniyor. STEM eğitimi dünyada okul öncesi eğitimden yükseköğretime kadar tüm eğitim sürecini kapsayan disiplinlerarası bir yaklaşım olarak kabul ediliyor.

STEM: Science (Fen), Technology (Teknoloji), Engineering (Mühendislik) ve Mathematics (Matematik) kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. İngilizce’de bir bitkinin gövdesi anlamına geliyor. Gövde gelişir yaprakları, dalları, çiçekleri, meyveleri taşır…

STEM, aslında küçük yaşlarda sahip olduğumuz ‘yaratıcılığı’ kullanarak, destekleyerek, tetikleyerek problem odaklı çalışmaya, çocuklardaki merak duygusundan yola çıkarak çözümler bulmaya odaklı bir sistem. Matematik veya feni ders olarak değil, edindiği bilgileri hayatında uygulamasına olanak sağlayacak bir proje. Bunun için belki de en önemli adım disiplinlerarası işbirliği.

Fen öğretimini kapsayan alanların ilk ve ortaöğretimde bir bütün olarak değil de, birbirinden ayrı olarak öğretilmesinin sakıncalarını bertaraf etme fikrine dayanıyor ve dünyada giderek daha fazla önem kazanıyor. STEM eğitimi projeye dayalı, uygulamaya dönük, disiplinlerarası bir eğitim yaklaşımı öneriyor. Böylece düşündüğünü hayata geçirebilen, yenilikçi, yaratıcı, üretken bireyler yetiştirmek hedefleniyor. 21’inci yüzyılın bireylerden beklediği; birlikte çalışma ve uyum, inovasyon, üretkenlik, zaman yönetimi gibi yetenekler de ancak bu süreçte kazandırılabilir.

STEM eğitimi, bugün artık ülkelerin dünyada ekonomik olarak rekabet edebilmesinin bir ön şartı olarak görülüyor. Yani şimdiye kadar gördüğümüz matematik sınavlarından, kağıt üzerindeki deney çizimlerinden, ÖSYM ve MEB sınavlarından farklı bir mantık...

STEM, aslında küçük yaşlarda sahip olduğumuz yaratıcılığı kullanarak, destekleyerek, tetikleyerek, problem odaklı çalışmaya, çocuklardaki merak duygusundan yola çıkarak çözümler bulmaya odaklı bir sistem. STEM, edinilen bilgilerin hayata adapte edilmesini sağlayan bir proje.

Derse entegre edilmiş bir STEM projesi, genel kapsamda bir problemin tesbiti ile birlikte proje ve tasarım bazlı olarak öğrenciye gerçek yaşam durumlarını yansıtan bir süreç sunar.

Türkiye’de bu konuda ilk adımları atan Kayseri İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nü de ayrıca tebrik etmek gerekir. STEM Projesi’ni 4 okul ile başlattılar, şimdi 36 okulda bu projeyi uyguluyorlar ve aldıkları sonuçlara kendileri bile hayret ediyor, tekrar tebrikler…

ETİKETLER