Holdingleşen vakıf üniversiteleri...

Sayın Cumhurbaşkanı ODTÜ’de yaptığı konuşmada, halihazırda çok ideal bir yükseköğretim sistemine sahip olmadığımızı vurguladı…

Ayrıca, vakıf üniversitelerine yönelik birtakım eleştirilerde bulundu…

İstisnalar hariç…

Bazı vakıf üniversitelerinin kazanç odaklı çalıştığını...

Kendilerine sağlanan onca ayrıcalığa rağmen...

Akademik kaliteye katkıda bulunmadıklarını belirtti…

 

Çok doğru ve yerinde bir tespit!

 

Ne yazık ki...

‘Bazı’ vakıf üniversiteleri...

Vakıf mantığıyla uyuşmayacak şekilde…

Kazanç odaklı faaliyet göstermeye başladı…

Kaliteye odaklanması gereken üniversiteler…

Öğrenci sayısına odaklandı!

Akademiyi…

‘Yüksek lise’ olarak algıladı...

Akademik gelişmeyi…

Fiziksel ve sayısal büyüme olarak gördü...

 

Süreç içerisinde...

Akademik çalışmaların yerini…

Yolsuzlukların aldığı üniversiteler oldu...

Altı ay gibi kısa bir süre içinde…

Üç kez mütevelli heyeti değişen üniversitelere şahit olduk...

Kafasına göre el değiştiren…

Yabancı ortak alan üniversitelerle karşılaştık...

YÖK’ün faaliyet iznini iptal ettiği üniversiteler gördük…

Bu arada mezun olan öğrenciler de oldu!

 

Bu arada...

Adı ‘vakıf’ olmasına rağmen…

‘Anonim şirket’ gibi çalışan birtakım üniversiteler türedi…

Baba, mütevelli heyeti başkanı…

Oğul, genel sekreter…

Kardeş çocuğu, halkla ilişkiler sorumlusu…

Yeğen, muhasebeden sorumlu…

‘23 Nisan Kompozisyonu’ bile yazamayacaklar öğretim görevlisi oldu...

Mütevelli heyeti, aile meclisine döndü...

‘Para’ tatlı geldiğinden…

‘Saadet Zinciri’ kuranlar bile oldu...

Olmaması gereken şeyler oldu!

 

“Beşeri sermayemiz bizim en büyük gücümüzdür” dedik…

Onlar…

“İnsan beşer, kuldur şaşar” dediler…

“Yükseköğretim sistemimizi daha ileriye taşımamız şarttır” dedik...

Onlar…

Bildiklerini okudular…

“Bu meselenin üzerinde hassasiyetle durulması gerekir” dedik…

Onlar…

“Unutlur geçer” dediler...

 

Vakıf mantığıyla uyuşmayacak olaylar yaşadık…

Öyle ki...

YÖK bile bu konuda ‘ters pers’ oldu!

Kanundaki açığı bulan bazı üniversiteler…

‘Hukuk’u nitelikli kandırdı!

Vakfı ele geçerimeyeceğini anlayanlar…

Mütevelli heyetini ele geçirdi…

Biri yabancı ortak aldı…

Diğeri üç üniversite aldı...

 

Baktılar...

Öğrenci sayısı giderlerini karşılamıyor…

Dükkan zararda...

YÖK’e danışmadan...

‘Garantör üniversite’yi takmadan...

Kendi aralarında işi bitirdiler!

Zarar eden sattı…

Kar peşinde koşan aldı...

 

Bazı vakıf üniversiteleri…

Birtakım usullerle el değiştiriyor, alınıp satılıyor...

Oysa…

Anayasa’ya göre yükseköğretim alanında kazanç amacı güden girişimlere izin verilmiyor…

Yasak!

 

Vakıf üniversiteleri...

Bakkal dükkanının el değiştirmesinden daha kolay el değiştirmeye başladı...

Bu ticari ilişki…

Yasal dayanak olmadığı için takip edilemiyor...

Yüksek Denetleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Cahit Güran…

“Devlet tarafından kuruluş izni verilen bu kurumların el değiştirmesinden birtakım kişilerin yüksek miktarda kişisel kazanç elde ettiği söylentileri ve şikayetleri artarak devam ediyor” diyor...

 

YÖK’ün gücü bir yere kadar...

Bunu bildiklerinden…

Boşluğu bir güzel değerlendirdiler...

Kimse bize dokunamaz sandılar!

 

Naçizane önerim…

Manevi değeri yüksek olan bu kurumları…

Bu arızalı zihniyete sahip olanlara teslim etmeyelim!

ETİKETLER