İğne Hikayesi…

“Ortadoğu'da önemli bir yemeğe davetli olduğunuzda, listede adınızı bulamıyorsanız, bir de mönüye bakın, adınız orada olabilir…” Bu güzel ve anlamlı söz, Türk politika ve diplomasi tarihinin unutulmaz isimlerinden İhsan Sabri Çağlayangil’e ait…

ntv.com.tr 30.03.2020 - 12:16 |

Üstü kapalı ifade etme sanatına...

Tariz, iğneleme veya dokundurma denir…

Tarizin güzel olması…

Söyleyişteki inceliğe bağlıdır…

Çağlayangil…

Bu söyleyişte…

Söz ve siyaset sanatlarını ustaca birleştirmiş…

Âdeta…

Söz sanatı ile siyaset dersi vermiş!

***

İğneleme olayının…

Çağlayangil’in hayatında önemli yeri var…

Bu alandaki ustalığını…

Belki de yaşadığı olaya borçludur!

***

1925 yılında…

İstanbul Erkek Lisesi’nde müdür Lütfi Bey’in yerine…

Almanca öğretmenlerinden Besim Bey tayin olur…

Besim Bey’in müdürlüğü zamanında…

İlginç bir olay vuku bulur...

10’uncu sınıf öğrencilerinden biri…

Öğretmen sandalyesine bir iğne yerleştirir…

Ders zili çalınca…

O sınıfta dersi olan Salih Bey…

Sınıfa girer...

Sandalyeye oturacağı an…

Cübbesini iki eliyle düzeltirken eli iğneye değer...

Ustaca bir hamleyle kenara kaçar, sandalyeye oturmaz…

Deftere imzasını attıktan sonra…

“Ben bu muameleye layık değilim, sizlere çok teessüf ederim” diyerek…

Sınıfı terk eder…

***

Olayı Besim Bey’e bildirir ve istifa eder…

Derhal soruşturma açılır…

O sınıfın dersleri durdurulur…

Tahkikata geçilir...

Fakat işin faili bir türlü bulunamaz…

Hiçbir öğrenci itirafta bulunmaz…

Faili bir türlü bulamayan idareciler…

Müşkül duruma düşer…

***

Öğretmenler toplantısı düzenlendiği gün…

Öğretmenler odasında çaylar içilirken…

Odaya birden müdür ile okulun güvenliği girer…

Müdür Besim Bey, müjdeyi verir…

“Muhterem öğretmenimiz Salih Bey’e iğneyi koyan sınıfın tamamen ihracına karar verdik, çünkü failini ele vermiyorlar” der…

***

Öğretmenler odasında soğuk bir hava eser…

Bazı öğretmenler…

Cezayı münasip görür...

Bazı öğretmenler görüş bildirmez…

Lehde veya aleyhde bir şey demezler...

Genç öğretmenlerden biri…

“Bu korkunç kararı onaylamıyorum. Koskoca bir sınıf nasıl ihraç edilir. Bir katilin bile kanun karşısında avukatı vardır. Eğer delil bulunmuyorsa, suçlu olan idaredir; idarenin bulması lazım. Bulamazsa, bu öğrencilere ihraç cezası veremez. Hem de bütün bir sınıf, öyle bir sınıf ki, lisemizin en değerlileri ile dolu. Düşünelim ki, yarın Salih Bey’den ve bizlerden daha üstün hizmetler görecek şahsiyetler. Onlar bu sınıftan yetişecekler” der...

***

Genç öğretmenin cesurane çıkışına…

Müdür ve diğer öğretmenler kayıtsız kalır…

Çaylar içilemeden toplantı sona erer…

‘İğneci’ sınıf tamamen ihraç edilir…

***

Sonrasında…

O sınıfta bulunan 43 öğrenci…

Bursa Erkek Lisesi’ne sürgüne gönderilir…

***

Olaydan yıllar sonra…

Salih Bey’e iğneyi koyan öğrencinin…

Başka sınıftan olduğu anlaşılır!

Ancak…

‘İğneciler’ olarak adlandırılan…

Bursa’ya sürgüne gönderilen sınıf…

Çoktan mezun olmuştur!

***

Peki…

1925 yılında İstanbul Erkek Lisesi’nin 10’uncu sınıfında…

‘İğneciler’ sınıfında kimler vardı?

  • Ünlü hikayeci Sait Faik Abasıyanık…
  • Ünlü hekim Dr. Rahmi Duman…
  • Ünlü hukukçu Saffet Nezihi Bölükbaşı…
  • Ünlü gazeteci Hikmet Feridun Es…
  • Ünlü siyasetçi İhsan Sabri Çağlayangil ve daha niceleri…

İşte…

Alanlarında meşhur olan bu şahsiyetler…

‘İğneci’ sınıfın öğnecileri arasından çıktı!

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER