Niçin okula gitmedim?

Besteci, yazar, beş dil bilen özgür bir eğitim uzmanı… André Stern… Bu sıfatları… Bir gün bile okula gitmeden edinmiş!

ntv.com.tr 29.01.2020 - 07:23 |

Besteci, yazar, beş dil bilen özgür bir eğitim uzmanı…

André Stern…

Bu sıfatları…

Bir gün bile okula gitmeden edinmiş!

***

Kendisi ile yapılan bir röportaj…

Eğitim hakkında doğru kabul ettiklerimizi…

Tekrar sorgulamamız için bir fırsat olabilir!

***

Anne ve babam…

Kız kardeşimi, beni ve diğer çocukları gözlemlemişler...

Sonunda…

Her çocuğun…

Dünyaya gelirken ihtiyaç duyduğu her şeyi…

Beraberinde getirdiğine karar vermişler...

***

40 yıl önce…

Beyinle ilgili bilimsel çalışmalar bu kadar ilerlememişti…

Ancak…

Bugün yapılan çalışmalar gösteriyor ki…

Çocuklar…

Doğarken oyun oynama içgüdülerini ve yaratıcılıklarını yanlarında getiriyorlar!

Yani…

Oyun oynamak…

Aslında öğrenmekle eşdeğer!

***

Ailemin…

Hayata ve bize olan güveni tamdı!

Benimle ve kardeşimle ilgili…

Geleceğe yönelik kaygıları yoktu!

Dolayısıyla…

Bilgi ve meslek sahibi olabilmek için…

Okula gitmenin tek yol olmadığını biliyorlardı!

Her ikisi de…

Çok mutlu ve başarılı öğrencilik yılları geçirmiş olmalarına rağmen…

Kız kardeşim ve benim için…

Okulsuz eğitimi uygun gördüler!

Andre Stern (49) Andre Stern (49)

***

Başta Fransa olmak üzere…

Birçok Avrupa ülkesinde okula gitme zorunluluğu yok!

ABD gibi bazı ülkelerde ise…

Okula gitmek istemeyenler için…

Evde öğrenim zorunluluğu var...

Yani…

Yine ne öğreneceğinize…

Nasıl öğreneceğinize…

Ne kadar zamanda öğreneceğinize…

Başkaları karar veriyor!

Fransa bu konuda tamamen özgür…

Ama…

Birçok Fransız ailenin…

Bundan henüz haberi yok!

***

Babam pedagog…

Paris’te bir resim atölyesi var...

Küçük çocuklarla çalışıyor…

Annem ise ilkokul öğretmeniydi…

Mesleğini yaparken…

Çocukların okulda doğallıklarını kaybettiklerini…

Yeteneklerinin sınırlar içinde kaldığını görmüş!

Bu nedenle…

Aslında çok sevmesine rağmen…

Mesleğini bırakmış!

Benim ve kardeşimin gelişimini takip etmek…

Bizimle bolca vakit geçirme için…

Bu kararı almış!

***

Üç yaşımda…

Harfleri ve sesleri birleştirmeye başladım…

Gazeteler ilgimi çekiyordu…

Bu sayede…

Sesleri birleştirerek hecelemeyi öğrendim…

Ailem…

Sadece sorduğum sorulara cevap veriyordu…

Tam anlamıyla okuma yazmaya…

Dokuz yaşımda başlayabildim!

***

Yedi yaşındaki çocuğu…

Okumayı sökemedi diye…

Paniğe kapılan birçok insan tanıyorum!

Benim ailem için…

Bu durum…

Çok doğal bir süreçti!

Bir gün kendiliğinden olacağını biliyorlardı…

Bu nedenle üzerimde zaman baskısı yoktu…

***

Zaten…

Bütün çocukların yedi yaşında okuma yazma öğreneceğine…

Kim karar veriyor?

Doğal olması gereken bir süreci…

Kimse hızlandıramaz!

Bir tırtılı eline alıp çekersen…

Daha çabuk büyümez…

Ölür!

***

Gerçek anlamda mutlu bir çocukluk geçirdim!

Oyun oynayarak ve neye ilgi duyuyorsam…

Beni ne heyecanlandırıyorsa…

Onunla meşgul olarak büyüdüm…

***

Dört yaşımda…

Gitarla oynamaya başladım…

Sonrasında gitar dersleri aldım…

En sevdiğim şey…

Legolarla oynamaktı…

Haftada bir gün…

Babamın resim atölyesinde resim yapardım…

Amcamdan bilgisayar öğrendim…

İngiliz bir arkadaşımdan ise cebir…

***

Kuzenimle beraber…

Dans dersleri aldım…

Stressiz…

Zaman ve öğrenme baskısı olmadan…

İyi notlar almak için…

Savaşmak zorunda kalmadan!

Öğrendiğimin farkına varmadan…

Yaşayarak…

Tutkuyla öğreniyordum!

***

Bakır işçiliğine merak saldığımda…

Bakır ve seramik tutkunu olan ailem…

Bir ustayla temasa geçti...

Kaybolmaya yüz tutmuş bir el sanatıydı bu!

11 yaşımda…

Guy isimli ustamın atölyesinde…

Kurs almaya başladım…

Coşkuyla…

Heyecanla…

Çekicin çıkardığı sesi dinleyerek öğrendim…

Bakır konusundaki eğitimim…

Üç yıl sürdü…

***

18 yaşımda…

Babamın anadili olan…

Almancayı öğrenmeye başladım…

Babamın hediye ettiği Almanca bilgisayar programıyla…

Günde altı saat çalışarak…

Altı ayda bu dili söktüm!

Bunu yaparken…

Kimse yanıma gelip…

“Almanca bitti, şimdi matematik zamanı” demiyordu!

Fotoğrafçılığı…

Kitaplardan ve kursa giderek öğrendim…

***

Zengin değildik...

Sadece önceliklerimiz farklıydı!

Örneğin…

Simco marka arabamızı…

Parçaları birbirinden ayrılıncaya kadar kullandık…

Hayatımızı…

Okul zamanı, tatil zamanı…

İş hayatı, özel hayat…

Hafta içi hafta sonu gibi parçalara ayırmadığımızdan…

Dinlenmek için…

Pahalı seyahatlere hiç ihtiyaç duymadık!

***

Örneğin…

Hiçbir zaman televizyonumuz olmadığı için…

Yeni modeli çıktığında değiştirmek zorunda kalmıyorduk!

Giyim modası da…

Takip ettiğimiz bir şey değildi!

***

Bunca eğitime rağmen…

Hiç diplomam olmadı!

Bugüne kadar yaptığım işler için de…

Diploma göstermem gerekmedi!

Diplomam olmadığı için…

Askerlik de yapmadım!

***

Askerlik için form doldurmam gerektiğinde…

Önümdeki kâğıtta…

Beş kutucukla karşılaştım...

Yanlarında yüksekokul, lise, meslek okulu gibi sınıflandırmalar vardı...

En alttaki kutucukta ise…

‘Okuryazar değil’ ibaresi vardı...

Bunların hiçbirine uymadığımı söylediğimde…

Beni bir sınava tâbi tuttular…

Üstün başarı ile geçmeme inanamadılar!

Çünkü onlara göre…

Bir insan okula gitmediyse…

Bu kadar çok şey bilemezdi!

Eğer biliyorsa…

Akıl dengesi yerinde olamazdı!

Sonunda…

Psikolojik bir rahatsızlığım olduğuna karar verdiler...

Böylelikle…

Askerlik yapmak zorunda kalmadım!

***

22 yaşımdayken…

Şimdiki ortağım ve en iyi dostum…

Werner’i buldum…

Gitar yapmak istiyordum…

“Bu işi bana öğretebilir misin” diye sorduğumda…

Bana şu cevabı verdi: “Sana sadece ne yaptığımı gösterebilirim, ama öğretemem!”

Ustamı bulmuştum!

20 yıldır Werner ile beraberiz...

***

Bir konunun altını çizmeliyim!

Ben okul düşmanı…

Sistem karşıtı bir insan değilim!

Tam tersine…

Eğitimcilerle çalışmak işimin bir parçası!

Birlikte seminerler veriyoruz…

İkincisi…

Benim hikâyem bir ‘metot’ da değil!

Sadece şunu söylemek istiyorum…

Ben…

Alışılagelen bir yolun dışında yürüdüm ve mutluyum!

***

Birçok insan…

Başarıyla mutluluğu…

Aynı kefeye koyuyor!

Başarıya ulaşmak için de zorlanmamız…

Mücadele etmemiz…

Bunun için…

Birçok ciddi ve önemli sınavdan geçmemiz…

Yarışmamız…

Kıyaslanmamız gerektiğini düşünüyorlar!

***

Benim hayatım…

Bunların tam tersini anlatıyor!

Hiçbir şeyi elde etmek için…

Mücadele etmem gerekmedi…

Hayata güvenip…

Korkularımızdan kurtulduğumuzda…

Mutlu olacağımızı düşünüyorum!

***

‘Bir çocuğu gerçek hayata hazırlamak’ diye bir kavram var...

Benim ailemin…

Beni hayata hazırlaması gerekmedi…

Çünkü hayatın tam içinde yaşıyordum!

Üstün yetenekli bir çocuk değildim…

Gerçekten…

Çok normal, diğerleri gibi bir çocuktum…

Sadece bana güvenen…

Beni yönlendirmeden…

Destek veren bir ailem vardı!

Yanlış anlaşılmasın diye belirteyim!

Bizim evimizde de…

Kurallarımız ve ritüellerimiz vardı!

Ama…

Özgürlük de vardı!

***

Bilimsel araştırmalar…

Aynı yaş grubundalar diye…

Çocukları bir sınıfta toplamanın doğru olmadığını ispatladı!

Çocukların gelişimleri…

İlgi alanları, yetenekleri, heyecanları aynı değil çünkü…

Ama kimileri için…

Bunu düşünebilmek bile imkânsız…

Eski alışkanlıklarına o kadar tutkuyla bağlılar ki!

***

Gençlere…

Hayatta onları heyecanlandıran konuları bulmalarını öneririm!

“Hangi konuda kötüyüm, nasıl daha iyi olabilirim” yerine…

“Hangi konuda iyiyim, nasıl daha da iyi olabilirim” sorularının cevaplarını araştırsınlar…

Aynı alanlarda birbirleriyle yarışmaktansa…

Farklı alanlardaki becerilerini ortaya çıkarmaya çalışsınlar!

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER