Şahsi fikrimi söyleyeyim…

Sağlıkta olduğu gibi, eğitim alanında da bir hayli sıkıntılı günler yaşıyoruz. Birçok bilinmez ile karşılaşıyor, kimilerini isabetli kararlarla, kimilerini el yordamıyla aşmaya çalışıyoruz. Biz de kendi aramızda fikir teatisinde bulunuyoruz, bilgimizi tamamlamaya çalışıyoruz…

ntv.com.tr 19.04.2020 - 12:07 |

Yazıda, son günlerde gündemi meşgul eden, kısmen kafa karışıklığına neden olan, kısmen de anlaşılamayan  konulara değindim. Dilim döndüğünce, fikrim yettiğince fikir önerileri sundum…

Katkı ve görüşlerinizi beklerim…

  • Ataması yapılan yaklaşık 20 bin öğretmenin görevlendirilmesi eylül ayına kalır. Bu, kesinlikle bir algı yönetimi değil! Öğretmenlerin bu konudaki sıkıntısını ve hassasiyetini anlıyorum, ancak şu anda okullar kapalı ve dersler uzaktan öğretim biçiminde yapılıyor. Şu anda öncelik, bu hassas dönemi en az zayiatla atlatmak!

  • Mayıs ayında yüzyüze eğitimin başlayacağını sanmıyorum. Bu eğitim öğretim dönemini uzaktan öğretim yöntemi ile tamamlayacağız gibi gözüküyor…

  • Okullar 19 Haziran’da kapanıyor. Telafi eğitimi, okulların kapanmasına müteakiben yapılabilir. Haziran ayının sonu ile temmuz ayının ilk haftasında eksik konular telefi edilebilir…

  • LGS için 7 Haziran tarihi biraz alengirli! Sınava katılma hakkı olan 1.7 milyon öğrenciden, yaklaşık 1.2 milyonu sınava girse, ebeveynleriyle birlikte, bu sayı 2,5-3 milyona tekabül eder. Pandemi ortamında, bu büyük yer değiştirme anlamına gelir. Bu da pek iyi olmaz! Sınav için temmuz ayının ilk haftasına hazırlıklı olmakta yarar var!

  • Uzmanlar, ‘maske olayı bir yıl, sosyal mesafe kuralı iki yıl daha sürer’ diyor. Peki, eylül ayında okullar açılınca, çocukları sıralarda yan yana mı oturtacağız? Hadi bunu geçtim, teneffüste çocukları nasıl kontrol edeceğiz, birlikte oynamalarının önüne nasıl geçeceğiz? Çözüm önerim: Ders ve teneffüs süreleri kısaltılsın ve sınıf mevcutları azaltılsın. Gerekirse ikili eğitime geçilsin, öğrencilerin birbiriyle teması en alt seviyeye indirgensin…

  • Şu anda can derdindeyiz, ancak bir müddet sonra mal derdinde olacağız. Pandemi musubetinden kurtulduktan sonra ekonomik mücade başlayacak. Dünya genelinde ekonomik sıkıntı söz konusu. Özel okullar bu durumdan çok etkilenecek. Daha önce uygulandığı gibi, devlet özel okulda okuyan çocuklara teşvik sağlasın. Bu uygulama elimizi biraz olsun rahatlatır…

  • Şu anda özel okullardan devlet okullarına geçmeye çalışan bir hayli veli var. Okullar kapalı olduğu için bu şimdilik pek mümkün gözükmüyor, ama nereye kadar? Haziran ayında bu iş ayyuka çıkabilir. Üst maddede dile getirdiğim gibi, en iyisi devlet teşviki!

  • Telafi eğitimini illa da yaz aylarına sıkıştırmaya çalışmayalım. Okullar eylül ayının ortasında açılacağına, eylül ayının başında açılsın, bitti gitti! Hem çocukların tatiline dokunmamış oluruz, hem de eksik konuları telafi etmiş oluruz…

  • LGS ve YKS’de bir soru benden size hediye olsun. Bu yıl sınavlarda kesin Corona virüs ile ilgili soru gelir. Biyoloji dersinden mi, yoksa sosyolojiden mi, orasını bilemem, ama konudan bir soru kesin gelir!

  • Bundan sonra uzaktan öğretimden dönenin kaşığı kırılsın, artık bunun geri dönüşü yok! YÖK’e tavsiyem: Eğitim fakültelerini yeniden şekillendirin; MEB’e önerim: Öğretmen alımlarında bilişim teknoloji kabiliyetini sorgulayın!

  • MEB’in ‘eba TV’si, akşamları dükkanı kapatıyor! Ekranda sürekli ders saatlerini gösteren çizelge yayınlanıyor. Ekrana ‘necefli maşrapa’ koyun demiyorum, ancak çocukların ilgisini çekecek bir belgesel filan koyarsanız, fena olmaz hani…

  • Bu yıl bitti biter, ancak MEB’den hala karne notlarının nasıl hesaplanacağı ile ilgili bir açıklama gelmedi! Evet, şu anda başka öncelikler var, farkındayım, ama bir yandan da geriye sarıyoruz. En azından bir önümüzü görsek! Kanaatim odur kİ, ilk dönem notları ile öğretmenlerin kanaatları, karne notlarının hesaplanmasında önemli rol oynayacak. İçimden bir ses, ‘sadece bu yıla özgü, bütün öğrencileri sevindirecek bir uygulama olabilir mi acaba’ diyor…

  • Açıköğretim Fakültesi, işletme ve iktisat bölümlerinin sınavlarını online yapıyor. Bu sınavlara toplamda 1 milyon öğrenci katılacak. ÖSYM ve MEB’den ricam, YKS ve LGS’de, eski usul tedrisatı bir kenara bırakın, ‘eğitimi uzaktan sınavı yakından’ yapma alışkanlığını terk edin, siz de bir zahmet online sınavlara geçin!

  • Vakıf üniversiteleri bu yıl büyük ekonomik sıkıntı yaşar. Sadece bu yıla özgü, bazı bölümlere girişteki ‘başarı sıralaması’ uygulamasının kaldırılmasında yarar görüyorum. Kontenjanların da bir miktar artırılması, hem vakıf üniversiteleri hem de adaylar açısından motive edici olur!

  • “LGS'de konular azaldı diye soruların zor olma ihtimali var mı?” sorusu, akılları bir hayli kurcalıyor. Bakan Selçuk, “Sorular çok zorlaşacak ya da sorular çok kolaylaşacak gibi bir durumdan söz etmek mümkün değil. Bir sorunun zorluğunu, güçlüğünü, güçlük derecesini istatistiksel hesaplarla hayata geçiriyoruz. Birinci dönemin konularından olacak, konular belli, kazanımlar, ders kitapları belli. Bu kazanımların, konuların dışında soru sorulabilir mi, Kesinlikle sorulamaz” diyor. Şunu bilmekte yarar var: Konular azalsa da, çoğalsa da, bu bir eleme ve sıralama sınavı! Sınava katılacak aday sayısı 1.7 milyon, kontenjan ise 213 bin; yani her 8 adaydan biri kazanacak. Derslerini iyi çalışan, sorumluluğunu bilen, iyi motive olan, en az hatayı yapan kazanacak; bunun soruların kolaylığı veya zorluğuyla bir alakası yok. Neticede herkes aynı sınava girecek!

YAZARA AİT DİĞER MAKALELER